Kürt Sorununda Oyalanmaktan Vaz Geçilmeli, Demokratik Çözüm İçin Bir An Önce Adım Atılmalıdır!

Cumartesi, 08 Ağustos 2009 11:05
Yazdır PDF

Cumhuriyet tarihi boyunca yok sayılan Kürt halkını, artık görmezden gelmenin mümkünü kalmamıştır. Kürt halkının mücadelesi, inkârcı ve asimilasyoncu zihniyeti mahkûm etmiş, gelinen yerde, bir halkı yok saymanın askeri, siyasi ve diğer tüm argümanları iflas etmiştir.

Ne yazık ki, inkâr ve asimilasyona endekslenmiş burjuva gerici yaklaşım, 25 yıldan bu yana süren çatışma sürecinin yarattığı büyük maddi ve manevi kayıplardan sonra, gerçeğin bir bölümünü itiraf etmiş bulunuyor.

Ancak sorunun çözümü için hala adım atılmamakta, “açılım”, “çalıştay” gibi oyalama ve gerçekten uzaklaşma taktiklerinden medet umulduğu görülmektedir. “Kürt sorunu, bir halkın eşit haklar ve özgürlükler sorunudur” gerçeği açık ve net olarak dile getirilmemekte ve demokratik adımlar atılmamaktadır.

AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan hala sorunun adını koyarak ve başbakan olarak sürece müdahale etme cesareti göstermemektedir. MHP ve CHP ise ırkçı ve şoven söylemde birleşmekte, daha çok kan akmasında bir beis görmemektedirler. Akan onca kan, yitirilen on binlerce insan, harcanan yüz milyarlarca dolar, çekilen büyük acılar bile Baykal ve Bahçeli’yi insanca düşünme noktasına yaklaştıramamış bulunuyor.

Kürt sorunu bir halkın eşitlik ve özgürlük sorunudur

Son haftalarda yaşanan gelişmeler gerçeğin görülmesine işaret etmekle birlikte, Türkiye’yi yönetenler, Kürt sorununu bir halkın eşitlik ve özgürlük sorunu olarak görmek yerine, “terör”, “bölücülük” ya da bireysel hak ve özgürlükler olarak değerlendirmekten vazgeçmiş değiller. Türkiye halklarının barış ve kardeşlik özlemlerine uygun bir adım atılmış değil.

Zira, Türkiye’de yaşayan her ulustan, her inançtan ve her kültürden halkımız barış istemektedir. Ateşkes karanının yanıt bulmasını, operasyonların durmasını, çatışmaların dinmesini, akan kanın durmasını, diyalog yolunun açılmasını, muhatapların masaya oturmasını,  barış ve kardeşlik için hızla adımların atılmasını istemektedir.  

Güven yaratan bir ortamın sağlanması için hızla atılması gereken adımlar olmalıdır.

Bunun için öncelikle;

·         Kürt sorununun çözümünde Kürt halkının yasal ve fiili temsilcileri muhatap kabul edilmeli, diyalog yolu açılmalı, eşit koşullara dayalı barış ve kardeşliğin temelleri atılmalıdır.

·         Operasyonlar durmalı, silahlar susmalı, JİTEM, Özel Harekat, Koruculuk gibi kurumlar dağıtılmalı, şiddette maruz kalanların zararlarının tazmini gerçekleşmelidir.

·         12 Eylül Anayasası tamamen değişmeli, diller, inançlar, kültürler üzerindeki baskılar kalkmalı, basın, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü sağlanmalıdır.

·         Kürtler bir halk olarak tanımlanmalı, eşit yurttaşlık hakkı için anayasal düzenleme yapılmalıdır.

·         Kürtçe eğitim ve öğretim dili olarak kabul edilmeli, Kürtçe’nin kamu yönetiminde kullanımı için adımlar atılmalıdır.

·         Kürt halkının iradesi tanınmalı, Yerel ve Bölgesel Özerklik için politik düzenlemeler yapılmalıdır.

·         Koşulsuz bir genel af ilan edilmelidir.

Her dilden ve her inançtan işçi ve emekçilerin partisi olarak, atılacak bu yönlü adımların destekçisi ve mücadelecisi olacağız.     

LEVENT TÜZEL

GENEL BAŞKAN