Barış Ve Kardeşlik İçin Eşit Haklara Dayalı Demokratik Çözüm!

Pazartesi, 31 Ağustos 2009 08:54
Yazdır PDF

1 Eylül Dünya barış Günü'nü Kürt sorununun çözümü konusunda yeşeren umutların gerici şoven güç odakları tarafından karartılmaya çalışıldığı bir süreçte kutlayacağız. Sorunun çözümüne uygun ortam yaratmak amacıyla PKK’nin ilan ettiği çatışmasızlık süreci aynı tarihte sona erecek. Ülkeyi yönetenler gerçekten çözüm istiyorlarsa yapılması gereken ilk şey, çatışmasızlık sürecinin devamını sağlamak üzere operasyonların durdurulmasıdır. Ama Kürt sorununun “açılım” politikasıyla çözeceğini söyleyen AKP Hükümetinin, kırmızı çizgilerin arkasında olduğu mesajını veren Genelkurmay’ın “Tek dil, tek millet, tek devlet, tek bayrak” açıklamasına sahip çıkması, egemenler cephesinde sorunun çözümü yönünde bir irade oluşmadığını göstermektedir. “Açılım” ile amaçlanan tasfiye planlarına bağlı bir çözümse, bu hesapları yapanlar sadece 2009 Newroz’u ve yerel seçimlerdeki sonuçlara bakarak hesaplarının tutmayacağını görebilirler. 1 Eylül’de Diyarbakır’da yapılacak Barış mitingi, MHP ve CHP gibi ırkçı şoven çevrelerden Genelkurmay ve AKP Hükümetine kadar sorunun eşit haklar temelinde demokratik çözümü karşısında çözümsüzlüğü ve tasfiye planlarını dayatanlara karşı halkımızın yanıt verme günü olacaktır.

İktidarı ve muhalefetiyle seksen yıldır ülke yönetiminde söz sahibi olanlar Kürt sorunu konusunda her ağızlarını açtıklarında “Kürtler kardeşlerimizdir” demektedirler. Ama iş Kürt halkının taleplerine gelince “Kürtlerin talepleri kabul edilirse ülke bölünür” diyerek yaygara koparmaktadırlar. Oysa ülkenin bölünme noktasına gelmesinin nedeni, seksen yıldır Kürtlerin varlığının ve haklarının yok sayılmasıdır. Kürtler, yıllardır “Biz eşit haklar temelinde Türk halkıyla birlikte yaşamak istiyoruz” derken “Biz, sizi tanımıyoruz” derseniz, işte o zaman yaptığınız şeyin adı “bölücülük”tür! Eğer “Kürtler kardeşimizdir” diyorsanız, kardeşliğin yolu eşit haklardan geçer. Kürt halkı, kardeşlik temelinde eşit haklara dayalı birlikte yaşam için taleplerini açıklamıştır:

Kürt halkının silahların susması ve sorunun çözümüne uygun ortam yaratılması temelinde öncelikli talebi, dağdaki PKK’lilerin ve hapishanelerdeki siyasi tutsakların siyasal yaşama katılımını sağlayacak bir genel siyasi affın gerçekleştirilmesidir. Kürt halkı; varlığını inkâr eden milliyetçi yasalardan arındırılmış demokratik bir anayasanın yapılması ve bu temelde anadilde eğitimin bir anayasal hak olarak kabul edilmesini istemektedir. Halkımız, yerellerde uygulanacak politikalarda söz sahibi olabilmek için yerel ve bölgesel özerklik yönünde düzenlemeler yapılmasını talep etmektedir. Halkımızın bir diğer talebi de koruculuk, JİTEM gibi ‘özel savaş’ aygıtlarının tasfiye edilerek başta köylerini zorla terk etmek zorunda kalan vatandaşlar olmak üzere, çatışmalı ortam nedeniyle zarar gören bütün vatandaşların zararlarının karşılanmasına yönelik ekonomik ve sosyal tedbirler alınmasıdır. Kürt sorununun çözümü ve kardeşlik isteniyorsa yapılması gereken şey bu taleplerin karşılanmasıdır.

Emek Partisi Bölge Örgütü olarak, Kürt sorununda çözümsüzlüğü dayatan baskı ve inkar politikalarına karşı Diyarbakır’da yapılacak “Onurlu Bir Barışa Evet” mitingini destekliyor; barış ve kardeşlikten yana bütün güçleri bu mitinge katılmaya çağırıyoruz.

Artık Yeter! Akan kanın son bulması için PKK’nin ateşkes kararına yanıt verilerek operasyonlar son bulmalı, demokratik çözümün yolu açılmalıdır. Nasıl ki çatışmalarda çocuklarını yitiren Kürt ve Türk anaları akan kanın durması için kucaklaşıyorsa; 1 Eylül, Türk halkı ve diğer milliyetlerden emekçilerin Kürt halkının eşit haklar temelinde birlikte yaşama mücadelesine güç vererek halkların kucaklaştığı bir gün olarak kutlanmalıdır.

EMEK PARTİSİ

BÖLGE ÖRGÜTÜ