Bölge Konferansı Sonuç Bildirgesi!
Emek Partisi Bölge Örgütü 21–22 Kasım tarihlerinde, 12 ilden 80 delegenin katılımıyla Bölge Konferansı’nı gerçekleştirmiştir. Bölge Konferansı aynı zamanda, 86 yıl sonra ilk defa “Demokratik Açılım” adı altında, TBMM’de (10 Kasım günü) yapılan Kürt sorunu başlıklı oturumda CHP milletvekili Onur Öymen’in, “Dersim’de analar ağlamadı mı?” diyerek, ‘38 katliamını referans gösterdiği Dersim’de toplanmıştır. ‘Bölge’deki siyasal gelişmeler ve Bölge örgüt çalışması’ konularını ele alarak tartışan konferansımız bir dizi değerlendirmede bulunmuş, görevler çıkarmıştır.
Ulusal tam hak eşitliği, barış ve insanca yaşam;
Kürt sorununda yaşanan siyasi gelişmelerin, ‘açılım’ tartışmalarının ve barış mücadelesinin değerlendirildiği konferansta, Kürt sorununun ulusal tam hak eşitliği kapsamında çözülmesine, Kürt halkının kendi geleceği üzerinde söz ve karar sahibi olmasına bir kez daha vurgu yapılmıştır. Barışın sağlanması ve insanca yaşam taleplerine dayalı demokratik halkçı çözüm için adım atılması istenirken, saldırıların püskürtülmesi için kitlesel halk hareketinin yükseltilmesine dikkat çekilmiştir.
Kürt işçi sınıfının örgütü olarak, işçi sınıfı içinde örgütlenmek
Bölge işçi sınıfı içindeki çalışmanın ele alınıp tartışıldığı konferansta, aynı zamanda Kürt işçi sınıfının durumu ve mücadelesi, partinin sınıf içindeki etkisi, sendikal hareket, günlük işçi gazetesi, halk televizyonu, Tîroj dergisi ve diğer kültürel, teorik-siyasi yayınların, Bölge’nin özgünlüğüne uygun olarak etkili bir biçimde kullanımı tartışılarak görevler belirlenmiştir.
Kürt işçi sınıfının örgütü olarak, başta Bölge’deki sanayi merkezleri olmak üzere, örgütlerimizin dikkatini, olanak ve enerjisini esas olarak sınıfa, sınıfın taleplerine ve örgütlenmesine çevirmesi gerektiği belirtilmiştir. Fabrikalara, işyerlerine, gençlik ve kadın çalışmasına, tarım işçileri ve yoksul köylüler içinde örgütlenmenin hiçbir koşulda ertelenemeyeceği ve bu mücadelenin aynı zamanda Kürt halkının ulusal tam hak eşitliği ve özgürlüğü mücadelesini ilerletmek olacağı belirtilmiştir.
AKP hükümeti mücadeleyi bastırma ve örgütlenmeyi tasfiye etme peşindedir
AKP Hükümeti’nin Kürt sorununda başta Kürt halkının mücadelesi olmak üzere, içeriden ve dışarıdan artan baskıların zorlamasıyla inisiyatifi ele geçirmeye yönelik olarak geliştirdiği önce “Kürt Açılımı”, ardından “Demokratik Açılım” ve son olarak “Milli Birlik Projesi” olarak adlandırdığı politikanın ele alınıp değerlendirildiği Konferansta, bu politikaların esas olarak Kürtlerin ulusal inkârına dayalı olduğu belirtilmiştir. Bir devlet projesi olarak gelişen, yerel yönetimlere ve demokratik siyasal örgütlenmeye yönelik operasyonları ve tutuklamaların da gösterdiği gibi, Kürt ulusal mücadelesini ve örgütlenmesini bastırmaya ve tasfiyeye yönelik, bireysel ve kültürel bazı hakların tanımlanmasıyla sınırlı olan “açılım”ın kabul edilemeyeceği ve inkara, şiddete, asimilasyona karşı mücadele edileceği belirtmiştir.
AKP hükümeti Kürt sorununda, bir yandan ABD emperyalizmine ve işbirlikçi egemenlerin Bölge’de üstlendikleri ‘yeni rol’lere, öte yandan işbirlikçi Kürt burjuva çevrelerine hizmet edecek şekilde bir ‘çözüm’ peşindedir. Ancak mücadelenin ortaya çıkardığı olanaklar sürecin egemenlerin hesaplarından bağımsız olarak demokratik halkçı çözüm yönünde ilerleyeceğini göstermektedir.
‘Açılım’ın Kürt halkının “kolektif hakları”nı yok sayan ve birey hakları kapsamında bazı kültürel haklardan öteye geçmeyeceği giderek netlik kazanmaktadır. Gelişmelerin seyrine bağlı olarak Kürtçe özel televizyonlara bazı olanaklar, ‘taş atan’ tutuklu çocuklar için ceza yasasındaki bazı düzenlemeler, yer adlarının geri verilmesine dönük kısmı düzenlemeler ve üniversitelerde Kürt Dili ya da “Yaşayan Diller Enstitüsü” gibi bölümlerin açılması gibi kırıntılarla halkı aldatmak mümkün olmayacaktır.
Demokratik Anayasa, Demokratik Bölgesel Özerklik, Eşit, özgür, gönüllü birlik!
Bölge Örgütümüz, ulusal tam hak eşitliğini temel alarak Kürt sorunun çözümünde somut adımların atılması için aşağıdaki talepler için mücadeleyi yükseltecektir.
1- Operasyon ve çatışmalar son bulmalı, çatışmasızlık sağlanmalı, ayrımsız siyasi genel af ilan edilmelidir.
2- 12 Eylül Anayasası kaldırılmalı, halkların eşitliğini temel alan, demokratik anayasa hazırlanmalıdır.
3- Anadilde eğitim sağlanmalı, Üniversitelerde Kürt dili ve Edebiyatı bölümleri açılmalı, eğitim ve sağlık parasız olmalıdır.
4- Bölgesel Özerklik sağlanmalıdır.
5- Kürtçe, Bölge’de kamuda kullanılan dil olarak kabul edilmelidir.
6- Yerel yönetimlerde halk inisiyatifini arttıran düzenlemeler yapılmalıdır.
7- Koruculuk sistemi kaldırılmalı, özel kuvvetler Bölge’den çekilmeli, suç işleyenler cezalandırılmalı, hayatın normalleştirilmesi için önlemler alınmalıdır.
İşçi sınıfının örgütü, Bölge işçi sınıfın içinde örgütlenerek güçlenebilir;
Bölge Örgütümüz, halkımızın ulusal demokratik taleplerini kararlıca sahiplenmek, ulusal hareketle ittifak ve dayanışma içinde bulunmakla birlikte; işçi sınıfının iktidarı için mücadele etmektedir. İşçilerin, işsizlerin, gençlerin, kadınların, topraksız köylülerin, tarım işçilerinin ve her kesimden emekçilerin kapitalizme, feodal gericiliğe ve ülke egemenlerine karşı örgütlenmesi partimizin esas görevidir. İş, toprak, barınma ve insanca yaşam talepli mücadelenin örgütlenmesi aynı zamanda, Kürt sorununda demokratik halkçı çözümün ve ulusal özgürlük mücadelesinin güçlendirilmesidir. Bölge işçi ve emekçilerinin sınıf partisi olmanın olmazsa olmaz koşulu, Kürt işçi sınıfının kapitalist sömürüye karşı örgütlenmesidir.
Bölge’deki örgütlerimiz işçiler ve emekçiler içinde küçümsenmeyecek bir etkiye ve saygınlığa sahiptir. Sınıfın öne çıkan talepleri, mücadelenin her aşaması parti örgütlerimizin çabasıyla birleşmektedir. Ortaya çıkan önemli bir bölümünde partimiz sınıfın yol göstericisi halindedir. Örgütlerimizin içinde yer almadığı gelişmeler ise, kısa sürede sınıfın araç ve olanaklarıyla, günlük işçi gazetesi ve halk televizyonunun etkisiyle birleşmekte, partimizin etkisini arttırmaktadır. Ancak mevcutla yetinilemez. Hala il örgütü düzeyinde de olsa örgütlenemediğimiz iller bulunmaktadır. Bölge işçi sınıfının içinde, fabrikalarda, iş yerlerinde, atölyelerde örgütlenmek, günlük çalışmayı, propaganda ve ajitasyonu sekteye uğratmadan sürdürmek, hareketi sınıf örgütleriyle ilerlemek, mevcutları koruyarak yeni işçi örgütleriyle gelişip güçlenmek, sınıf ve partisi için hayati önemdedir.
Sınıfın hemen her alanda arayış ve mücadele çabası içinde olduğu gerçeğinden hareketle, propaganda ve ajitasyon araçlarımızı yaygın, etkili ve güçlü bir biçimde kullanmayı gerçekleştirerek, günlük gazetenin başta büyük fabrikalar olmak üzere, Organize Sanayi Bölgeleri’nde yaygın dağıtımının sağlanması, işçi röportajları, işçilerin yaşamını konu alan haberler, makaleler, işçilerin yazdığı yazıların, mektupların yaygınlaştırılması bu gün daha da önem kazanmıştır.
Emperyalist kapitalist sistemin yaşadığı büyük krizin Bölge’ye etkilerini ve emek mücadelesi bakımından ortaya çıkardığı sonuçları değerlendiren konferansımız; bölgesel eşitsizlik ve süren savaş koşulları nedeniyle sürekli ‘kriz’ halinde olan Bölge’de, yaşanan kapitalist krizle birlikte sınırlı sayıda olan fabrika ve işletmelerin kapanmasının işsizlik ve yoksulluğu daha da derinleştirdiğini tespit etmiştir. Bölge’de işsizliğin yüzde 50 düzeyinde yaşandığı iller bulunmaktadır. AKP Hükümetinin krizi fırsat bilerek gündeme getirdiği ‘bölgesel teşvik’ sistemiyle, işsizliği ortadan kaldırmak adına Bölge’deki işçilerin daha düşük ücretlerle çalıştırılması ve ‘bölgesel asgari ücret’in önünün açılmasını amaçladığı da görülmüştür.
GAP kapsamında gündeme getirilen destekleme paketlerinin, ülke gericiliğinin Bölge’deki dayanakları olan şeyh, ağa, tarikat, korucu ve sanayicileri desteklemenin ötesinde bir anlam taşımadığı, seçimler ve sonrasında çarpıcı bir biçimde açığa çıkmıştır.
KİT’lerin özelleştirilmesi, tarım ve hayvancılığın bitirilmiş olması, tütün, şeker pancarı gibi ürünlere kota konması, yayla yasakları gibi uygulamalar, taban fiyatı uygulamasından vazgeçilmesi, tarım ürünlerinin tefeci ve tüccarın insafına terk edilmiş olması ve süren çatışma ortamı işsizliği, açlık ve sefaleti daha da artmıştır
İşsizlerin, gençlerin, ev kadınlarının ve topraksız köylülerin ulusal köleliğe karşı mücadeleyi, kapitalist köleliğe karşı mücadeleyle birleştirerek yaygınlaştırması, iş, eğitim, toprak, barınma, sağlık gibi insanca yaşam talepleri temelinde örgütlenme ve mücadelesinin geliştirilmesi sınıf partisi için ertelenemezdir. Bu kapsamda iş, ekmek ve toprak mücadelesi yükseltilecektir;
1- Özelleştirmeler durdurulmalı, yeni iş olanakları yaratılmalıdır. Özelleştirilmiş, kapatılmış işletmeler yeniden üretime açılmalıdır.
2- Asgari ücret 4 kişilik ailenin ihtiyaçları gözetilerek tespit edilmeli, işsizlere işsizlik yardımı verilmelidir.
3- Yardıma muhtaç aileler tarikatların, ianeciliğin insafına terk edilemez. Yoksul ailelere barınma, ulaşım ve gıda yardımı yapılmalıdır.
4- Bölge’de toprak reformu gerçekleştirilmelidir. İşletme desteği de sağlanarak, topraklar Bölge halkının ihtiyacına sunulmalıdır. Mayınlı alanlar temizlenmeli, yoksul ve topraksız köylülerin işletmesine verilmelidir.
5- Tarım ve hayvancılık desteklenmeli, pancar, tütün gibi ürünlere getirilen kota kaldırılmalı, üretici köylüler desteklenmelidir.
6- Doğanın, tarihin ve kültürün yağmalanmasına son verilmeli, Munzur, Hasankeyf gibi tahribatı onarılamaz projelerden vazgeçilmelidir.
Partimizin Bölge’de etkin bir politik güç, bir akım haline gelebilmesinin örgütsel platformumuzun bu politik gelişmeler üzerinden yenilenmesinden geçmektedir. Partimiz çalışmasını, başta üretim ve hizmet alanlarında yoğunlaşarak Kürt işçi ve emekçilerinin sınıf taleplerini temel alan ve ulusal tam hak eşitliği mücadelesini birleştirecek bir hatta ilerleyecektir. Konferansımız, başta günlük işçi gazetesi ve halk televizyonu olmak üzere parti yayınlarının ve araçlarının bu çalışmanın temel araçları olarak kullanılmasını ve bu çalışmada her partilinin somut görevler üstlenecek şekilde yer almasının sağlanmasını, örgütsel yenilenmenin temel dayanakları olarak tespit etmiştir.
Konferansımız, Kürt sorununu Türkiye’nin ve Bölge’nin en önemli politik gündemi haline getiren gelişmelerin Bölge örgütlerimize yüklediği görevlere bir kez daha dikkat çekerken, Kürt işçi ve emekçilerine dayanarak sürece müdahaleyi temel görev olarak belirlemiştir. Kürt halkının ulusal zorbalığa ve sömürüye karşı mücadele örgütü olan partimiz; halkımızı ve Bölge’nin her milliyetten işçi-emekçilerini halkların eşitliği ve kardeşliğine dayalı demokratik bir ülke ve insanca yaşam mücadelesinde birleşmeye çağırmaktadır.
Bölge işçi sınıfı içinde örgütlenmiş, ulusal ve sınıfsal kurtuluşun güçlü partisi için mücadeleye!
EMEK PARTİSİ BÖLGE KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ


