
“İş ve Eğitim Hakkı, Barış ve Özgürlük için Birleşelim” şiarıyla gerçekleşen Emek Gençliği 6. Genel Konferansı yurt çapında yapılan ilçe ve il konferanslarıyla devam ediyor. Emek Gençliği, bu konferanslarla bir yandan mücadele platformunu yenilerken, öte yandan da çeşitli alanlara ilişkin çalışma kararları alıyor. Konferans sürecinde, her alanda yönetimlerini aşağıdan yukarıya demokratik seçimlerle belirleyen Emek Gençliği, il ve merkez delegelerini de seçiyor. İstanbul’da toplam 65 birim ve 18 ilçede yapılan konferanslarda bine yakın gençle bir araya gelen Emek Gençliği, il konferansını 130 delegenin katılımıyla geçtiğimiz pazar günü, Su Gösteri Merkezi’nde yaptı.
Kısa bir sinevizyon gösteriminin ardından kürsüye çıkan Emek Partisi İstanbul İl Başkanı Güven Gerçek, kapitalist sömürü düzeninin, tüm ezilen kesimlerin üzerindeki baskısına karşı gençliğe büyük bir görev düştüğünü belirtti. Son yıllarda dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmelere dikkat çeken Gerçek, “Emperyalist güç odakları dünyayı yeniden şekillendirmeye, yeniden hizaya sokmaya çalışıyor. Bugün dünyada yaşanan savaşların nedeni bu emperyalist çıkar kavgalarıdır. Özellikle Ortadoğu üzerinde Amerikan emperyalizminin oyunları devam ediyor” diye konuştu.
İŞÇİ GENÇLİK ENGELLERİ AŞACAKTIR
Genç işçi delegeler, hem sayıca hem de yaptıkları konuşmalarla, geçmiş konferanslara göre daha güçlenmiş bir görüntü sergilediler.
İnşaat sektöründe çalıştığını aktaran Bekir Kılıç, “Burada işçi haklarının yenilmediğini duyduk ve Adana’dan buraya geldik. Ama sonradan öğrendik ki işler böyle değilmiş. İşçiler bir saatlik molalarının 45 dakikasını yemek sıralarında harcıyorlar” diye konuştu. Kılıç çoğunluğu genç 4000 inşaat işçisinin çalıştığı dev firmalardan birinde çalışıyor. Konferansa gelirken de bir grup genç işçiyle konferans tartışmaları yaparak delege olarak seçilmiş. Ve bugün Emek Gençliği binlerce inşaat işçisinin çalıştığı dev kulelerin içinde örgütleniyor.
İstanbul’daki örgütlenme çalışmasının son aylarda en çok yoğunlaştığı alanların başında İMES geliyor. Genç metal işçileri sorunlarını konuşmaktan öteye geçerek, taleplerini formüle emiş ve çalışmaya koyulmuşlar. İMES delegesi bunu şöyle formüle diyor: “Çalışma alanımızda en düşük işçi ücreti 1500 TL olsun, ücretsiz servis olsun, kültürel faaliyet alanları açılsın, sendika hakkı olsun, günlük çalışma saati 7.5 saat olsun.”
Bağcılar Güneşli bölgesinden konferansa katılan tekstil işçisi Masum Baş örnek bir genç işçi. Çünkü O, yoğun, yorucu ve uykusuz geçen çalışma saatlerinin ardından soluğu hemen direnişteki Hey Tekstil işçilerinin yanında alıyor. İşten çıktıktan sonra zamanını direnişte olan Hey Tekstil işçileri ile geçirdiğini belirtiyor. Havzada yerel işçi kurultayı yapmanın coşkusuyla diğer arkadaşlarına güven aşılıyor. Masum’un konuşmasını, Çağlayan işçi kurultayından gelen Leyla, Esenyurt’tan Engin ve diğer genç işçi delegelerin benzer konuşmaları takip ediyor.
BİLİMİ SAVUNMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
15 Üniversite biriminde konferanslar gerçekleştiren İstanbul Emek Gençliği, yükseköğrenim gençlik mücadelesinin güncel sorunları üzerine etkili bir tartışma yürüttü. Yerellerdeki bu tartışmaları il konferansına getiren delegeler üniversite gençlik mücadelesi ve örgütlenmesinin çeşitli yönlerine değindiler.
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Hüseyin Göksel, üniversitelerde hükümet baskısı ve faşist saldırılardan dolayı siyaset yapmanın zorluğuna dikkat çekiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizler afiş astığımız için soruşturmalarla, tacizlerle, saldırılarla karşılaşıyoruz. İşçi sınıfının gündemini okulumuza taşımaya çalışıyoruz. Bizler her milliyetten halkların tam hak eşitliği içinde yaşamasını savunuyoruz ve bunlar için mücadelemize devam edeceğiz.” Tutuklu öğrencilerin TMK kapsamında yargılandığını söyleyen Göksel, “TMK’nın kaldırılmasını istiyoruz.” diyor. Hukukun sermayenin baskı ve sömürü arzusunun bir aracı haline getirildiğini söyleyen Göksel, Hukuk Fakültelerinde bunu teşhir etmek ve öğrencileri aydınlatmak için çalışacaklarını dile getiriyor.
Marmara Üniversitesi öğrencisi Taylan Emre Gülmez, banka anlaşmalı öğrenci kimlik kartlarına vurgu yaparak; “Denizbank ortaklığıyla öğrenci kimlikleri üzerinden yemek alabiliyoruz. Denizbank bundan rant sağlıyor. Kişisel bilgilerimiz de Denizbank’la paylaşılıyor. Suç duyurusunda bulunacağız” diyor.
Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Fatma Güven üniversitede gelenekselleşen adalet ve barış haftası kapsamında düzenledikleri etkinliklere çağrı yapıyor. Üniversitelerde, piyasacılıkla gerici muhafazakarlığın kol kola yürüdüğü bu dönemde öğrenci gençliğin nasıl bir kıskaca alındıklarını anlamak bakımından konferans son derece önemli ipuçları veriyor. Düşüncelerinden dolayı 600 öğrenci tutuklu bulunurken, yüzlercesi hakkında da soruşturmalar gündemde. Bilimi, özgür düşünceyi ve üniversiteyi savunmanın bedeli 80’leri ya da 90’lı yılları aratmıyor. Tabi bu saldırı dalgası AKP’nin “değişim ve demokratikleşme” cilasıyla sunuluyor.
İDEOLOJİK MÜCADELE GÜÇLENECEK
Üniversitelerde talepleri için en geniş öğrenci kesimlerini birleştirmek, yanı sıra uyanış içerisindeki tüm muhalif kesimler arasında bir güç birliği sağlamak konferansın öne çıkan başlıklarından biri oluyor. ÖTK’lar, kol, kulüp ve topluluklar, Öğrenci Bültenleri, HDK ve diğer araçlar bu açıdan yeniden tartışılarak yeni kararlar alınıyor. Öte yandan liberalizme, küçük-burjuva ya da burjuva sosyalizminin kalıntılarına ve neo-muhafazakarlığa karşı ideolojik mücadelenin güçlendirilmesi de bir başka öne çıkan başlık olmayı hak ediyor. İkinci elden bilgilerle Marksizm’in tahrif edilmesine karşı; uluslararası Marksizm’in tarihinden ve birikiminden öğrenmek konferansta öne çıkan sonuçlardan biri oluyor. İşçi sınıfı ve bilimsel sosyalizmin tüm birikimine yaslanarak ancak bu gerici saldırı cephesinin püskürtülebileceğine değinen delegeler, bu yönde kararlar alıyorlar.
LİSELİ GENÇLİK KABUĞUNU KIRIYOR
Liselerden ve dershanelerden konferansa katılan delegeler, “4+4+4 yasa tasarısı”ndan, staj sömürüsüne, okullarda yayılmaya çalışan ırkçılık ve cemaatçilikten eşitsiz sınav sistemine karşı mücadeleye kadar bir dizi sorunu tartıştılar. “4+4+4 yasa tasarının” gençlik içinde yeterince anlaşılmadığına dikkat çeken delegeler, daha kapsamlı bir propaganda kararı aldılar. Tasarıyla gençlerin sermayenin insafına terk edildiğine, genç kadınların ise çocuk yaşta evlenmeye zorlanacağına dikkat çeken delegeler, hükümetin asıl amacının gerici eğitim anlayışını hakim kılmak ve eğitimi sermayenin ihtiyaçlarına göre dizayn etmek olduğunu ifade ettiler.
Ezbere dayalı eğitim sisteminin öğrencileri sosyal hayattan kopardığını ve bireyselciliğe ittiğini ifade eden bir lise öğrencisi, lise son sınıf öğrencilerinin arkadaşlarının sınav kitapları olduğunu dile getirdi. Liseliler, “Bireyselcilik o kadar empoze edilmiş ki artık öğrenciler soru çözümlerinde bile birbirlerine yardımcı olmuyor” diyerek sorunlarını dile getirdiler.
Okulların alt yapısının öğrencilerin sosyal, kültürel ve sportif açıdan yetersiz olduğuna da değinen delegeler, bunların yapılması için mücadele edeceklerini söylediler. Sınav kağıtlarından, tebeşirlere kadar her şeyin parasının öğrencilerden alındığını söyleyen liseli delegeler, bu uygulamalara karşı tüm liselileri mücadeleye katma kararı aldılar.
IRKÇILIĞA KARŞI MÜCADELE
Irkçılığın liselerde yayılmaya çalışıldığına ve cemaatçilerin liselere yoğunlaştığına dikkat çeken dershane öğrencisi İmran Kurt, “Irkçılık, lise öğrencilerine sempatik gösterilmeye çalışılıyor. AKP Hükümetinin istediği dindar gençlik, cemaatçiler tarafından liselerde yaratılmaya çalışılıyor. Bizler liselerde ırkçılığa karşı, hükümetin dindar ve kindar gençlik talebine karşı barış ve kardeşlik mücadelesini örebilmeliyiz” diyerek şu örneği veriyor: “Kurtuluş Lisesinde, bölgedeki operasyon ve çatışmalardan dolayı meydana gelen genç ölümlerini yakamıza kokart takarak protesto ettik. Bu eylemimize 300 öğrenci ve 15 öğretmen katıldı.”
Mehmetçik Lisesi öğrencisi Hazal Çelebi, Kürt ve Alevi öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ve liselerdeki polis baskısını aktararak, “Daha önce lisemizde Newroz’u kutlarken, bu sene polis bakısından dolayı zorluk çektik. 8 Martta 3 kadın arkadaşımızın eyleminden dolayı 100 sivil polis okulu abluka altına aldı. Ama biz yine de yaptık” diye konuştu. İbrahim Turhan Lisesi öğrencisi Berkan Kara da öğrencilere yönelik polis baskısına rağmen 21 Martta Newrozu kutladıklarını anlattı.
Pendik Endüstri Meslek Lisesi ÖTK Başkanı Mert Bitkay, ÖTK seçimlerini kazandıktan sonra okul yönetiminin seçimi iptal etmeye çalıştığını anlattı. Mert, meslek lisesi öğrencilerinin ucuz emek olarak görüldüğünü şu sözlerle anlattı: “Okul müdürleriyle MÜSİAD ve TÜSİAD’a üye olan patronlar arasında görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmelerdeki asıl amaç patronların fabrikalarına işçi yetiştirme sözleşmesinin yapılmasıdır.” Mert, meslek liseleri üzerinden geleceğin işçilerine daha iyi seslenmek gerektiğinin altını çizdi. Staj sömürüsüne de değinen lise öğrencileri işçi-öğrenci birlikteliğinin önemine dikkat çektiler. (İstanbul/EVRENSEL)
DİRENİŞTEN ÖĞRENİYORLAR
Hey Tekstil işçisi Kader ise adeta final konuşmasını yapıyor.
Direnişin içindeki en genç işçi olarak konferansa katıldığını söyleyen Kader, 40 günlük direnişin 40 günlük okul olduğunu ifade ederek dostu da düşmanı da bu direnişte tanıdıklarını anlatıyor.
Evrensel Gazetesi ve Hayat TV’nin direnişteki rolünü de değinen Kader, “Daha önce Evrensel’i bilmezdim ama şimdi onun için haber yapıyorum. Geçen gün ilk haberim çıktı çok mutluyum” diyerek herkesi haber yapmaya ve Evrensel’i dağıtmaya çağırıyor.
Newroz’da Diyarbakır halkının barikatları aşarak bayramını kutlamasını örnek gösteren Kader, “Bu nasıl devlet ki buradaki tüm gençlerin taleplerine engel oluyor? Biz de tüm Türkiye’de, gençler olarak birleşmeli ve barikatları aşmalıyız, bunu yapabiliriz” diye sözlerine son veriyor.
GENÇLİĞİN MÜCADELESİ BÜYÜMELİ
Konferansa katılan HDK İstanbul Milletvekili Levent Tüzel konferansta gençlere şöyle seslendi: “Hükümetin saldırıları karşısında her yerde yaşanan sorunları ve yapılması gerekenleri konuşmamız ve bunlara karşı eylemler örgütlememiz gerekir. İşsizlik çözülecek gibi değil. Aksine daha fazla artacak. Peş peşe gelen zamlar, işten atmalar yoksulluğu daha fazla derinleştirecek. Bunlara karşı bizim çalışmalarımız gençliğe ve emekçilere gerçek anlamıyla bir mücadele platformu olacak. Tam da 1 Mayıs’a doğru topladığınız konferans ve alacağınız kararlar bizler için de önemli. Gençliğe düşen en önemli görev gençlik mücadelesinin boy vermesini, filizlenmesini sağlamak. Bu anlamda bütün genç yoldaşlarıma, mücadele arkadaşlarıma başarılar diliyorum.”
ALINAN KARARLAR
1- Hey Tekstil işçileriyle tüm alanlarda dayanışmanın örgütlenmesi
2- “4+4+4” uygulamasına karşı aydınlatma faaliyetinin örgütlenmesi
3- Çıraklık Eğitim Merkezlerine yönelik çalışmanın arttırılması ve temel öneme sahip meslek liselerine yönelik çalışmaların planlanması, genç işçiler içinde işçi sağlığı ve iş güvenliği üzerine aydınlatma çalışmalarının yoğunlaştırılması,
4- Kentsel Dönüşüm saldırısına karşı gençliğin barınma ve yaşam alanlarını talep eden bir mücadele hattının izlenmesi
5- Anadolu liselerine dönük çalışmanın güçlendirilmesi
6- Tutuklu öğrencilerle dayanışmanın örgütlenmesi, Müge Tuzcuoğlu ile dayanışma içinde olunması ve davanın sahiplenilmesi, Pozantı cezaevi başta olmak üzere tutuklu çocuklar üzerindeki baskılara karşı eylem ve etkinliklerin yapılması
7- Yeni dönem ÖTK seçimlerine şimdiden hazırlık yapılması, TÖK ve oda gençlik komisyonları içindeki çalışmanın güçlendirilmesi,
8- 1 Mayıs çalışmalarına her alanda etkin hazırlık yapılması ve 1 Mayıs hazırlık komitelerinin kurulması
9- Kadın sorununun gençlik içinde daha etkin ele alınması
10- Bologna planına karşı birleşik ve etkin bir mücadelenin örgütlenmesi
11- HDK Gençlik çalışmalarının her alanda örgütlenmesi için aktif bir çalışma yürütülmesi
12- Bilimsel sosyalizmin kaynaklarının, daha etkin kullanılması, aydın ve akademi birikiminden daha etkin yararlanılması
13- Semtlerde uyuşturucunun gençler içerisinde yayılmasına karşı mücadelenin örgütlenmesi ve daha fazla kültürel sosyal faaliyetlerin örgütlenmesi, bu tür alanların talep edilmesi için kampanyaların örgütlenmesi
14- 6 Mayıs’ın 40. yılını en kitlesel etkinliklerle anmak ve bugünün işçi sınıfı ve gençlik mücadelesi perspektifi ile ele almak
15- Venezuela'da yapılacak Uluslararası Antifaşist Antiemperyalist Gençlik Kampına katılımın örgütlenmesi
16- İnternetin mücadelede daha etkin kullanılması için çalışmaların yapılması
İLETİŞİM