“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, ‘Faşizme Geçit Yok’ bildirgesi kapsamında Diyarbakır’da basın emekçileriyle bir araya geldi, Amedspor, Genel-İş ve Diyarbakır Barosunu ziyaret etti.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, partisinin eylül ayında açıkladığı “Faşizme Geçit Yok, Saray Rejimine Karşı Ekmek, Barış ve Özgürlük İçin Birleşmeye ve Mücadeleye Çağrı” bildirgesi kapsamında Diyarbakır’da çeşitli temaslarda bulundu. Programın ilk gününde basın emekçileriyle bir araya gelen Aslan, Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Lokalinde düzenlenen kahvaltılı toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Türkiye derin bir yoksullaşma ve siyasal tıkanma yaşıyor”

Aslan, 27 Eylül’de kamuoyuna duyurdukları bildirgede Türkiye’nin ekonomik ve siyasal gidişatına, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere ve dünyadaki dönüşümlere dair kapsamlı bir değerlendirme yaptıklarını belirtti. Türkiye’nin uzun süredir derin bir yoksullaşma ve siyasal tıkanma yaşadığını ifade eden Aslan, AKP iktidarı döneminde yolsuzlukların, gelir adaletsizliğinin ve toplumsal kutuplaşmanın arttığını vurguladı.

Asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, milyonlarca emeklinin ise açlık sınırının yarısı bir gelirle yaşamaya zorlandığını söyleyen Aslan, işçi sınıfının milli gelirden aldığı payın her yıl gerilediğini ifade etti.

“İşçi cinayetleri cezasız kalıyor, demokratik haklar baskı altında”

Türkiye’de işçi cinayetlerinin ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayan Aslan, 23 yılda 35 bin işçinin hayatını kaybettiğini, çocuk işçi ölümlerinin ise endişe verici düzeyde olduğunu belirtti. Soma ve Hendek gibi davalarda sorumluların cezasız kaldığını dile getiren Aslan, grev ve eylem yasaklarının, basın üzerindeki baskıların ve özelleştirmelerin devam ettiğini söyledi.

Tele1’e yönelik casusluk suçlaması ve gazetecilere yönelik davaları hatırlatan Aslan, medya özgürlüğüne yönelik uygulamaların “antidemokratik bir tabloyu pekiştirdiğini” ifade etti.

“Belediyelere kayyımlar ve siyasetçilere yönelik davalar demokrasiye darbedir”

Seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması, kayyım atamaları ve HDP’nin kapatılma davasını değerlendiren Aslan, bu adımların halk iradesine müdahale niteliği taşıdığını dile getirdi. Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve bazı belediye başkanları hakkında yürütülen süreçlerin de demokrasi açısından ciddi sorunlara işaret ettiğini kaydetti.

“Kürt meselesinde artık adım atması gereken devlettir”

Kürt siyasi hareketinin son dönemde attığı çeşitli adımlara rağmen hükümetin çözüm konusunda geri durduğunu ifade eden Aslan, siyasi tutukluların serbest bırakılması, ifade koşullarının iyileştirilmesi ve Kürt halkına dönük tehdit dilinin son bulması gerektiğini vurguladı.

Kobanê davası tutsaklarının ve Gezi tutuklularının serbest bırakılmasının önündeki engellerin kaldırılmasını isteyen Aslan, Kürt halkının ana dilde eğitim de dahil olmak üzere ulusal taleplerinin anayasal güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

“Birlik olmadan demokrasi mücadelesi başarıya ulaşamaz”

Konuşmasında demokrasi güçlerine ortak mücadele çağrısı yapan Aslan, bildirgede yer alan ekonomik, sosyal, demokratik ve ulusal taleplerin tüm toplum kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeyi kullandı: “Bugün meydanlarda atılan ‘Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz’ sloganının içini doldurmamız gerekir.”

Aslan, Türkiye’de demokratik bir anayasa ve eşit yurttaşlık temelinde barışın ancak halkların ortak mücadelesiyle mümkün olabileceğini ifade ederek sözlerini tamamladı.

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”
Fotoğraf:Evrensel

Amedspor ziyareti: Baskılara karşı yanınızdayız

Seyit Aslan ve beraberindeki heyet basın toplantısı sonrası Amedspor Kulübü’nü ziyaret etti. Amedspor Başkanı Nahit Eren ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Aslan, kulübün maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek dayanışma mesajı verdi. Amedspor Başkanı Eren, Aslan’a isminin yazılı olduğu bir forma hediye etti.

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”
Fotoğraf:Evrensel

“Amedspor halkların kardeşliğinin simgesidir”

Ziyaret sırasında konuşan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Amedspor’a yönelik baskıları eleştirdi. Sporun dostluk ve kardeşlik aracı olması gerektiğini vurgulayan Aslan, şu ifadeleri kullandı: “Spor, halkların kardeşliğinin ve bir arada yaşamının en önemli araçlarından biridir. Ancak ne yazık ki Türkiye’de siyasi iktidar, sporu da kutuplaştırma aracı haline getirmiştir. Amedspor, gittiği deplasmanlarda ırkçı tezahüratlara, saldırılara ve haksız yasaklara maruz kalıyor. Biz, Amedspor’un yalnız olmadığını, bu ırkçı ve ayrımcı politikalara karşı her zaman yanlarında olduğumuzu belirtmek için buradayız.”

Aslan, Amedspor’un sadece bir futbol kulübü olmadığını, aynı zamanda bir halkın taleplerini ve kimliğini temsil ettiğini belirterek, kulübün başarısının demokrasi mücadelesine de katkı sunacağını ifade etti.

Eren: “Bu ziyaretler bize güç veriyor”

Amedspor Başkanı Nahit Eren ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek EMEP heyetine teşekkür etti. Amedspor’un sportif başarısının ötesinde sosyolojik bir önemi olduğunu belirten Eren, şunları söyledi: “Amedspor, bu coğrafyada yaşayan insanların duygularını, heyecanını ve kimliğini yansıtan bir kurumdur. Yaşadığımız zorluklar ortada; ancak bu tür dayanışma ziyaretleri bize moral ve güç veriyor. Biz sporun birleştirici gücüne inanıyoruz ve sahada kalmaya, başarı için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”
Fotoğraf:Evrensel

Aslan sendikacılarla bir araya geldi: 2025 bütçesinde işçi yok, yük emekçinin sırtında

Amedspor ziyaretinin ardından temaslarını sürdüren EMEP Genel Başkanı Aslan, DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Diyarbakır 2 No’lu Şubesini ziyaret etti. Sendika yöneticileri ve işçilerle bir araya gelen Aslan, hükümetin ekonomi politikalarını ve 2025 bütçesini sert bir dille eleştirdi.

“Bıçak kemiğe dayandı”

Ziyarette, Türkiye’deki mevcut ekonomik tablonun işçi sınıfı üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Seyit Aslan, sürecin artık sürdürülemez olduğunu vurguladı. Aslan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’de işçi sınıfı ve emekçiler açısından bıçağın kemiğe dayandığı bir dönemden geçiyoruz. Sadece ücretlerin düşüklüğü değil, çalışma koşullarının ağırlığı ve sendikal haklara yönelik baskılar da had safhada. Bugün iktidar, krizin tüm faturasını emekçilere kesmeye çalışıyor.”

“Sermayeye kaynak, emekçiye vergi”

Mecliste görüşülen 2025 bütçesine ve Orta Vadeli Program’a (OVP) dair değerlendirmelerde bulunan Aslan, bütçenin tercihini sermayeden yana kullandığını belirtti: “Önümüze getirilen 2025 bütçesinde işçi yok, emekçi yok, köylü yok. Bu bütçe; faiz bütçesidir, güvenlik harcamaları adı altında savaşa ayrılan bütçedir ve sermayeye aktarılan teşvik bütçesidir. Dolaylı vergiler ve ücretlerden kesilen vergilerle emekçinin sırtındaki yük artıyor, buna karşın sermaye gruplarına vergi afları getiriliyor. Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz.”

“Birleşik mücadele şart”

Genel-İş yöneticilerinin de belediyelerdeki çalışma koşulları ve yaşanan sıkıntıları aktardığı görüşmede Aslan, çözümün birleşik mücadeleden geçtiğini ifade etti. Sendikaların, meslek örgütlerinin ve siyasi partilerin, bu ekonomik yıkım programına karşı ortak bir hat örmesi gerektiğinin altını çizdi.

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”
Fotoğraf:Evrensel

“Kayyum rejimi hukuksuzluğun simgesidir”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ve beraberindeki heyet daha sonra Diyarbakır Barosunu ziyaret etti. Baro Başkanı Abdulkadir Güleç ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Aslan, Türkiye’deki adalet sisteminin durumuna ve seçme-seçilme hakkına yönelik müdahalelere dikkat çekti.

“Hukukun askıya alındığı bir dönem”

Ziyarette konuşan Seyit Aslan, Türkiye’nin bir hukuk devleti olmaktan giderek uzaklaştığını belirterek, özellikle bölgedeki belediyelere atanan kayyumları eleştirdi. Aslan, bu uygulamaların sadece yerel bir sorun olmadığını, tüm Türkiye’nin demokrasi sorunu olduğunu vurguladı: “Bugün ülkede anayasanın ve yasaların fiilen askıya alındığı, kanun hükmünde kararnamelerle ve keyfi uygulamalarla yönetilen bir süreç yaşıyoruz. Halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması, seçme ve seçilme hakkının gaspıdır. Bu hukuksuzluk, sadece Diyarbakır’ın, Mardin’in değil; İstanbul’un da, tüm Türkiye’nin de meselesidir.”

Güleç: Yargı, siyasetin aracı haline geldi

Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, yargı bağımsızlığının aldığı yaralara değindi. Baroların ve hukuk örgütlerinin üzerindeki baskılara dikkat çeken Güleç, şunları söyledi: “Maalesef yargının, siyasi iktidarın bir sopası, bir dizayn aracı haline getirildiği zorlu bir dönemden geçiyoruz. Savunma makamı olarak bizler, yurttaşın hakkını, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak için varız. Ancak karşılaştığımız tablo, hukukun evrensel ilkelerinin yok sayıldığı bir tablodur. Bu karanlık tabloyu dağıtmak için demokrasi güçlerinin dayanışması hayati önem taşıyor.”

Görüşmede ayrıca, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve “etki ajanlığı” gibi yeni yasal düzenlemelerin sivil toplum üzerindeki olası etkileri de değerlendirildi.

“Faşizme geçit yok, eşitlik ve demokrasi için birleşmeliyiz”
Fotoğraf:Evrensel

Helin Hasret Şen’in ailesine ziyaret: Adalet yerini bulsun, başka canlar yanmasın

EMEP heyeti son olarak Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 12 Ekim 2015 tarihindeki sokağa çıkma yasakları sırasında, annesiyle fırına ekmek almaya giderken zırhlı araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybeden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen’in ailesiyle bir araya gelindi.

Ziyarette konuşan anne Nazmiye Şen, yaşadıkları acının ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek adalet talebini yineledi. Kızının suçsuz olduğunu ve sadece ekmek almak için sokağa çıktıklarını hatırlatan anne Şen, “Benim çocuğumun ne günahı vardı? Yıllardır mahkeme kapılarındayız. Tek isteğimiz faillerin hak ettiği cezayı alması, adaletin yerini bulmasıdır. Başka anneler ağlamasın, başka çocuklar ölmesin istiyoruz” diyerek davanın sürüncemede bırakılmasına tepki gösterdi.

“Çürük bir barış değil gerçek bir barış”

Süreçle alakalı da konuşan anne Şen, barışın istediğini ancak umudunun olmadığını dile getirdi. “Ancak çürük bir barış değil gerçek bir barış olmasını istiyorum” diyen Şen, devletin faili olduğu bu gibi cinayetlerin aydınlatılarak ancak gerçek bir barışın sağlanabileceğini vurguladı.

“Helin’in davası halkın davasıdır”

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan ise ailenin acısını paylaştıklarını belirterek, bu davanın sadece ailenin değil, tüm Türkiye’nin vicdan davası olduğunu vurguladı. Aslan, “Helin, devletin zırhlı aracından açılan ateşle katledildi. Ancak faillerin yargılanması süreci, Türkiye’deki cezasızlık politikasının bir özetidir. Faillerin korunduğu, yargılamanın uzatıldığı bu sisteme karşı Helin’in davasının takipçisi olacağız. Bu karanlık dağılana kadar, sorumlular hesap verene kadar ailenin yanındayız” ifadelerini kullandı.

Paylaş: