Sevda Karaca’dan IŞİD operasyonu tepkisi: “Bu bir güvenlik zafiyeti değil, siyasi tercihin ürünü”
EMEP’li Sevda Karaca, Yalova’daki IŞİD operasyonunda yaşananların “ani ya da beklenmedik” olmadığını belirterek, örgütün Türkiye’de yıllardır cezasızlık ve siyasi tercihlerle varlığını sürdürdüğünü söyledi.
Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, Yalova’da IŞİD’e yönelik operasyonda çıkan çatışmaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Karaca, yaşananların “ani ya da beklenmedik” olmadığını belirterek, IŞİD’in Türkiye’de yıllardır göz göre göre varlığını sürdürdüğünü, bunun da siyasi tercihlerin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu ifade etti.
Karaca yazılı yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Yılbaşı öncesi gerçekleştirilen IŞİD operasyonları ve Yalova’da yapılan baskında polislerin hayatını kaybetmesi, yıllardır söylediğimiz gerçeği bir kez daha ortaya koydu: IŞİD bu ülkede bitmedi. Tasfiye edilmedi. Dağıtılmadı.
HEM DE BİLE BİLE!
Bu yapı, uygun görüldüğünde “bitti” denilerek yok sayılan; gerektiğinde yeniden ortaya çıkarılan, geçişken, canlı ve örgütlü bir ağ olarak varlığını bizzat iktidarın gözetiminde sürdürdü. Bugün yaşananlar, bir “ani çatışma” ya da “beklenmeyen saldırı” değil; yıllardır sürdürülen politik tercihlerin, teşvik ve cezasızlığın sonucu.
Yargı süreçlerinde “eylem yapmıyor” denilerek serbest bırakılanlar,
İstihbarat raporlarında adı geçmesine rağmen takip edilmeyenler,
Örgüt üyeliği açıkken dosyaları daraltılanlar bugün karşımıza silahlı çatışmalar, ölümler ve yeni tehditler olarak çıkıyor.
Bu tablo bir siyasi tercihin ürünü!”
“İktidar sahte şovlar yerine soruları yanıtlamalı”
“IŞİD’in ideolojik, örgütsel ve lojistik olarak Türkiye’de tutunmasına göz yuman anlayış; bugün halkın güvenliğini ve yaşamını riske atıyor. İktidar sahte şovlar yapmak yerine şu soruların yanıtlarını vermek zorunda” diyen Karaca şunları sordu:
⚫IŞİD’in Türkiye’deki yapılanmasına ilişkin yıllardır biriken istihbarat raporları neden etkili biçimde soruşturulmadı?
⚫Bu raporlar kimlerin talimatıyla rafa kaldırıldı?
⚫Örgüt üyeliği açık olmasına rağmen “eylem yok” gerekçesiyle serbest bırakılanlar kimlerdir?
⚫Bu kararlara imza atan savcılar ve hâkimler hakkında neden tek bir işlem yapılmadı?
⚫IŞİD dosyaları neden sürekli parçalı ele alındı, neden ağ yapısı bilinçli biçimde ortaya çıkarılmadı?
⚫Bu örgütün finans, lojistik ve insan kaynağı hatlarının üzerine neden sistematik olarak gidilmedi?
⚫Suriye hattından Türkiye’ye uzanan geçişler, hücre yapılanmaları ve ideolojik beslenme kanalları Diyarbakır, Suruç, ve Ankara Gar Katliamı sürecinden beri bilindiği hâlde neden uzun süre görmezden gelindi?
⚫Bu “görmeme” hâlinin siyasi sorumluluğu kimdedir?
⚫Yıllardır kamuoyuna “IŞİD bitti” denilirken, bugün güvenlik güçlerinin can verdiği operasyonlara neden gelindi?
⚫Eğer örgüt bitmişse, bu silahlar, bu hücreler, bu çatışma nereden çıktı?
⚫IŞİD tehdidi bu kadar açıkken, neden gerçek bir toplumsal ve hukuki yüzleşme yerine göstermelik operasyonlarla kamuoyu idare edilmeye çalışılıyor?
“IŞİD’e karşı gerçek mücadele, siyasi sorumluluğu da kapsayan yüzleşmeyle mümkün”
10 Ekim Katliamı faillerine dikkat çeken Karaca, “Yeniden hatırlatıyoruz: 10 Ekim Katliam faillerinden Ahmet Güneş ve Mustafa Delibaşlar, IŞİD içinde faaliyet yürüttükleri bilindiği halde MİT tarafından “örgütle ilişkisi yoktur” yazısıyla aklandı ve bu “temiz kağıdı” sayesinde 2014 yılında serbest bırakılarak örgütsel faaliyetlerine devam ettiler!
Katliamın sorumlularından İlhami Balı’nın, hakkında arama kararı varken ve dava sürerken, MİT yetkilileri ile Ankara Söğütözü’ndeki Anadolu Otel’de görüştüğüne dair resmi belgeler ortaya çıktı, ancak bu vahim iddia hakkında hiçbir yargı işlemi yapılmadı!
Katliamın planlayıcılarından IŞİD yöneticisi Yunus Durmaz’ın dijital materyalleri savcılıktan önce MİT’e gönderildi ve MİT personeli “bilirkişi” gibi gösterilerek rapor düzenledi, bu belgelerin tahrif edilip edilmediğine dair sorular yanıtsız kaldı!
Durum böyleyken en temel soru şudur:
Bu ülkede IŞİD’in varlığını örten, geçişkenliğine göz yuman, katliamlarını aklayan siyasi akıl bu operasyonlarla göz boyayabilir mi?
Neden gerçek ve bütünlüklü bir hesaplaşmadan özellikle kaçınılıyor?
IŞİD’e karşı gerçek mücadele; göstermelik operasyonlarla değil, bu örgütün Türkiye’deki tüm bağlantılarını açığa çıkaran, siyasi sorumluluğu da kapsayan bir yüzleşmeyle mümkün.
Aksi halde bugün Yalova’da yaşananlar, yarın başka bir şehirde, başka canlarla karşımıza çıkacaktır” ifadelerini kullandı.
