Karaca: Halep’teki saldırılar halkların bir arada yaşama iradesine topyekûn saldırıdır

Karaca: Halep’teki saldırılar halkların bir arada yaşama iradesine topyekûn saldırıdır

Karaca: Halep’teki saldırılar halkların bir arada yaşama iradesine topyekûn saldırıdır

EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Kürt sorununa ilişkin “süreç” tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Halep’te Kürtlere silah doğrultulmasının barış umutlarını boğduğunu söyledi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, HTŞ’nin Suriye’nin Halep kentinde Kürt mahalleleri Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerine yönelik saldırılarına sert tepki gösterdi. Mecliste basın toplantısı düzenleyen Karaca, saldırıların yalnızca Kürtleri değil, Suriye’de halkların birlikte yaşama iradesini hedef aldığını söyledi.

Karaca, Halep’teki saldırılarda aralarında çocukların da bulunduğu sivillerin yaşamını yitirdiğini, on binlerce kişinin yerinden edildiğini belirterek, “Sivil yerleşimler bombalanıyor, mahalleler kuşatma altına alınıyor. Bu tablo, HTŞ’nin Suriye’deki farklı ulusal, etnik ve inanç gruplarına yönelik katliamcı siyasetinin devamıdır” dedi.

“Siyasi zemin Ankara’da açılıyor”

HTŞ’nin sahadaki saldırılarına Ankara’nın siyasi zemin hazırladığını belirten Karaca, iktidarın SDG’yi hedef alan açıklamaları, askeri sevkiyatlar ve HTŞ yönetimine verilen desteğin, Halep’te yaşananların Türkiye’nin de dahil olduğu planlı bir siyasetin sonucu olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Karaca, “HTŞ sahada saldırıyor; bu saldırılara siyasi zemin ve hareket alanı ise Ankara’da açılıyor. Günlerdir saray iktidarının ve cumhur ittifakının sözcülerinden gelen, SDG’yi hedef alan açıklamalar, askeri sevkiyatlar ve HTŞ yönetimine dönük açık destek, Halep’te yaşananların Türkiye’nin de dahil olduğu planlı bir siyasetle yürütüldüğünü ortaya koyuyor. Kürt halkının Suriye’de kazandığı siyasal ve toplumsal iradeyi tasfiye etmeye dönük açık bir saldırganlık olduğunu bir kere daha söylemek istiyoruz” dedi.

Türkiye’de Kürt sorununa ilişkin bir “süreç” tartışmasının yürütüldüğü bir dönemde Halep’te Kürtlere silah doğrultulmasının barış umutlarını boğduğunu dile getiren Karaca, bu durumun açık bir çelişki yarattığını söyledi.

“Bu saldırı saray rejiminin bölge planlarından bağımsız değil”

Karaca açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’nin bölgedeki askeri pozisyonu, Milli Savunma Bakanlığı’nın HTŞ yönetimi talep ederse destek verileceğine dair açıklamaları, hatta Hakan Fidan’ın tuzlukla koşup “gerektiğinde direkt müdahil olmaktan çekinmiyoruz” itirafı bölgede Türkiye’nin rolünün ne olduğunu açıkça gösteriyor. Bu saldırının saray rejiminin bölge planlarından bağımsız olmadığını görüyoruz. Üstelik Türkiye’de Kürt sorununa yönelik bir “süreç” yürütüldüğünün söylendiği bir dönemde Halep’te Kürtlere silah doğrultulması, barışa dair beklenti ve umutları doğrudan boğuyor. İçeride çözüm söylemi kurulurken dışarıda savaş siyaseti işletilmesinin çelişkisini halkın görmediğini sanıyorlar.”

“Amaç Kürtlerin iradesini dağıtmak”

Saldırıların Halep’le sınırlı olmadığını vurgulayan Karaca, daha önce Alevilere ve Dürzilere yönelen saldırıların bugün Kürt mahallelerinde sürdüğünü belirtti. Karaca, “Amaç, Kürt halkının Suriye’de kurduğu siyasal ve toplumsal iradeyi dağıtmak, halkları cihatçı zorbalıkla teslim almaktır” dedi.

Türkiye’nin HTŞ’yi destekleyerek Suriye’deki savaşın doğrudan tarafı haline getirildiğini söyleyen Karaca, iktidarın içeride İsrail karşıtlığı üzerinden söylem üretirken sahada cihatçı gruplara destek verdiğini belirtti.

“Saldırılar derhal durdurulmalı”

Karaca, Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırıların derhal durdurulması, cihatçı güçlerin Şeyh Maksud ve Eşrefiyye’den çekilmesi ve sivillerin can güvenliğinin sağlanması çağrısında bulundu. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını geri çekmesi ve HTŞ üzerinden yürütülen politikalardan vazgeçmesi gerektiğini belirten Karaca, ”ABD emperyalizmi ve İsrail başta olmak üzere tüm bölge gericilikleri ellerini Suriye’den çekmelidir Suriye’nin geleceği cihatçı örgütlerin, saray rejimlerinin ve emperyalist pazarlıkların konusu yapılamaz. Bu toprakların geleceğini halkların ortak mücadelesi, eşitlik ve özgürlük iradesi belirleyecek.” dedi.

EMEP olarak Kürt sorununu “güvenlik” ve “terör ekseninde” ele alan siyaseti reddettiklerini ifade eden Karaca, tüm emek, demokrasi ve barış güçlerini Halep halkıyla, daha önce saldırılara maruz kalan Alevi ve Dürzi topluluklarla dayanışmaya çağırdı.

Paylaş: