Genel Başkan Seyit Aslan Çorlu’da işçilerle buluştu: Birleşirsek her şeyi değiştirebiliriz
Çorlu’da EMEP’in çağrısıyla bir araya gelen işçiler asgari ücret zamları, ocak-şubat zamları ve Metal TİS sürecini tartıştı. Toplantıya katılan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, işçilerin saldırılara karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurguladı
Çorlu Emek Partisinin çağrısı ile bir araya gelen işçiler asgari ücret zamları ve Ocak-Şubat zamlarına yönelik nasıl bir hazırlık yapacaklarını ve Metal TİS süreçlerini tartıştı. Emek Partisi Çorlu ilçe binasında yapılan toplantıya Metal, tekstik, plastik, sağlık sektörlerinde 11 fabrikadan 25 kadar işçi ile birlikte Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan’da katıldı.
“İşçiler işsizlik ile korkutuluyor”
Asgari ücretin işçilerin beklentilerinin altında kaldığını belirten işçiler, bu ücretler ile yıl sonunu getiremeyeceklerini dile getirdi. İşçiler patronların işçileri işsizlik ile terbiye etmeye, verileni kabul etmeye zorlandığını belirtti.
İlk defa bir fabrikada çalıştığını belirten Enka Plastik işçisi “ilk maaşımı aldım, evin faturalarını ödedim birde ilk maaşım olduğu için annemleri yemeğe götürdüm. Elimde hiç para kalmadı. Bu 28 bin lira ile nasıl ev geçindirilir” diye tepkisini dile getirdi.
Pina işçisi ise “asgari ücretin düşük olduğunu herkes biliyor. Ama işten atılma korkusundan dolayı ses çıkaramıyor” derken Dikgör işçisi “patronlar Mısır’a giderim diye işçileri tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.
“Patronlar bedava işçi çalıştırıyor”
İşçiler, patronlar ekonominin kötü olduğunu, kâr etmediklerini söylese de neredeyse işçileri bedava çalıştırdıklarını belirtirken, devletin işçileri değil patronları koruduğunu vurgulayan Eren Tekstil’den işçi “Diğerlerine göre daha yüksek ücret alan işçiler işten çıkarılıp yerine İŞKUR üzerinden işçi alıyor. Bu işçilerin ücretinin asgari ücret kadarını İŞKUR ödüyor. Yani devlet ödüyor. Patron bunu üzerine 4 bin lira ödüyor. Yani patron 4 bin liraya işçi çalıştırıyor” dedi.
Bir kimya işçisi ise “devletin genç işçi projesi ile MESEM ile yine patronlara bedava dinamik işçi buluyor” diyerek var olan uygulamaları eleştirdi.
“Dinlenmeye bile vaktimiz olmuyor”
Patronların sadece ucuz işçi çalıştırmak ile kalmadığını belirten işçiler kendilerinin çalışma ve yaşam koşullarının da kötüleştiğini dile getirti.
Enka Plastik’ten toplantıya katılan genç işçi “sabah 6.5’da kalkıyorum. 12 saat çalışıp akşam 8.9.00 da eve geliyorum. Bazı akşamlar yorgunluktan dolayı yemek yemeden yatıyorum. Bırakın kendimize zaman ayırmayı, dinlenmeye bile vaktimiz olmuyor. Biz böyle nereye kadar çalışacağız” diye tepki gösterdi.
Karper Peynir fabrikasından atılan işçici ise “Sendikal örgütlenme için yıllarca uğraştık. Bir sözleşme yaptıktan sonra sendikanın yetkisi de düştü. Şimdi 2 işçinin yaptığını bir işçi yapıyor” dedi.
Kurdoğlu Alüminyum fabrikasında çalışan bir işçi ise “Patronların işi çok iyi. Kapanan alüminyum fabrikalarının işini de Kurdoğlu aldı. Ama fabrika sekiz saatten 12 saate çıkınca nerede ise işçinin üçte biri işten atıldı. Şimdi Kuroğlu daha az işçi ile daha çok iş yapıyor” diyerek yaşananları anlattı.
Birlemeşkten başka yolumuz kalmadı
Asgari ücrettin belirlenmesinden sonra işçiler dikkatlerini ocak-şubat zamları odaklandı. İşçiler bu konuda birlik meselesi üzerinde tartıştı.
Eren tekstilden toplantıya katılan işçi “işçiler olarak biz güçlüyüz. Birlik olursak patronu da yeneriz, hükümeti de yeneriz. Korkunun ecele faydası yok. Biz temsilci seçimi için imza topladık. Arkadaşların bir kısmı işten atılmaktan korktukları için atmadılar. İşten atılanların çoğu imza vermeyenler. Bir şey yapsak da yapmasak da atılıyoruz. Birleşirsek kazanabiliriz” diye görüşlerini ifade etti.
Bir metal fabrikasında çalışan işçi “Fabrika da önceden işçiler üç grup halindeydi. Kedi köpek gibi hiç geçinemezdik. Ama müdür hiçbir grubu ayırmadan baskı yapmaya başladı. Bu baskılar karşısında birleştik ve sendikada örgütlendik. Şimdi birlik olunca müdür baskı dahi yapamıyor” diyerek birleşmelerinin sonucunu aktardı.
Hastanede çalışan bir işçi ise “Kamu TİS leri istediğimiz gibi imzalamadı. Öz Sağlık İş bize hiç sormadı. Bizde sendika değiştiriyoruz. Bütün işçiler sözleşmeye tepkiliydi. Ama ne yapacağını bilmiyordu. Biz 3-5 işçi bir komite kurarak sendika geçişlerini örgütledik. İşçilerin sorunları ortak. Biraz çaba gösterirsek birleşebiliriz” diye birleşmenin altını çizdi.
Kurtoğlu Alüminyum işçisi de “İşçiler olarak mücadele içinde olan işçilere destek ziyaretleri örgütlersek bir moral sağlayabiliriz” diye belirtti.
Toplantıya MESS sözleşmesi kapsamında olan fabrikalardan katılan işçiler “MESS’in teklifi bizimle alay etmektir. Bunu kabul etmeyiz. Sendikalar grev kararı alarak greve hazırlanmalıyız. Aynı zamanda grev yasağı içinde hazırlık yapmalıyız” diyerek mücadeleye hazır olduklarını vurguladı.
“Taleplerimizi ısrarlı şekilde dillendirmeliyiz”
Toplantıya katılan EMEP GYK Üyesi Tuncay Sağıroğlu tartışmalar üzerine “Yoksulluk sınırının 100 bin, açlık sınırının 30 bin olduğu bu günlerde işçileri en düşük ücrete ikna etmeye çalışıyorlar. Bunun için sisinde anlattığınız baskılar ile birlikte patronlar, sermaye temsilcileri, basın bir propaganda yürütüyor. Biz ise ısrarla yoksuluk sınırının üzerinde bir ücret talebinde ısrar etmeliyiz. İşçilerin taleplerini yükseltmek için propagandamızı sürdürmeliyiz. Bunun için her fabrikada işçilere yoksulluk sınırında ücret talebini dillendirmeli, fabrikalarda toplantılar örgütlemeli, bildiri broşür ve afiş ile işçilere seslenmeliyiz. Bu çalışmayı ısrarlı, istikrarlı bir şekilde sürdürmeliyiz” uyarısında bulundu.
“Birleşirsek her şey değiştirebiliriz”
Yine toplantıya katılan EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan işsizlik propagandası ile işçiler arasında korku yayıldığına dikkat çekerek; “Metalde, bir çok sektörde işçi sayısı artmış. ‘Mısır’a gideriz’ diye korkutuyorlar. Gidenler elbette var ama teşvikler ile yeni yatırımlarda var. Sanayinin toplam vergideki payı yüzde8.5, emekçiler bunu 5-6 katı vergi veriyor. Patronların malı mülkü, serveti işçilerden çaldıklarıdır. Nüfusun en zengin yüzde 1 servetin yüzde 40’nın sahibi. Durumumuz kötü yalanı sadece işçileri andırmak için söyleniyor” dedi.
Asgari ücretin belirlenmesinde işçinin dediğinin olmadığının ifade eden Aslan şunları söyledi; “Çünkü sendikalar masadan kaçtı ve işçilerin örgütsüzlüğünden yararlandılar. 2026 yılı ücret mücadelelerinin yılı olacak. Bunu için ek zam çalışmasını ısrarla sürdürmeliyiz. Sistem bizde umutsuzluk yaratmak istiyor. Bir şeyin değişmeyeceğine inanmamızı istiyor. Her şey değişebilir. Bu iktidar da yoksulluk da ebedi değildir. Yeterki biz birleşelim.”
“ABD’nin Venezüella saldırısını açıkça petrol için yaptım diyor. Meksika’yı, Küba’yı ve bir çok yeri hedefe koydu. Bu gelişmeler içeride silahlanmanın gerekçesi yapmaya çalışıyorlar. Silah tekelleri kazanırken silahlanmaya ayrılan kaynaklar emekçilerin ekmeğinden kesilerek yapılıyor” diyen işçiler olarak silahlanmaya, NATO’ya karşı olunması gerektiğini vurguladı.
