Hastanelerin tehlike statüsünün değiştirilmesi Meclis gündeminde: “İş güvenliği patronların ‘niyetine’ bırakılamaz”
Kamu hastanelerinin “çok tehlikeli” sınıftan çıkarılmasını Meclis gündemine taşıyan EMEP’li Sevda Karaca, düzenlemenin sağlık emekçilerinin güvenliğini tehlikeye atacağını belirtti.
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, kamu hastanelerinin “çok tehlikeli işyeri” statüsünden çıkarılarak “tehlikeli işyeri” sınıfına alınmasına yönelik girişimi Meclis gündemine taşıdı. Karaca, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi.
Basına yansıyan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı, yataklı kamu hastanelerinin tehlike sınıfının düşürülmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Başvuruda, 2024 SGK İş Kazası ve Meslek Hastalığı İstatistikleri’ne atıf yapılarak sağlık sektöründeki iş kazası ve ölüm oranlarının diğer “çok tehlikeli” sektörlere kıyasla daha düşük olduğu savunuldu.
“Uluslararası normlarla çelişiyor”
Karaca ise bu yaklaşımın bilimsel ve uluslararası normlarla çeliştiğini vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık çalışanlarını biyolojik, kimyasal, fiziksel, ergonomik ve psikososyal çoklu risklere maruz kalan bir meslek grubu olarak tanımladığını hatırlatan Karaca, Avrupa Birliği ve ABD’de de sağlık sektörünün yüksek riskli alanlar arasında değerlendirildiğine dikkat çekti.
“Risk yalnızca kaza sıklığıyla ölçülemez” diyen Karaca, sağlık hizmetlerinde kan ve vücut sıvılarıyla temas, hava yoluyla bulaşan patojenler, sitotoksik ilaçlar, radyasyon, ağır iş yükü ve işyeri şiddetinin yapısal riskler olduğunun altını çizdi. Olay sıklığı düşük olsa bile sonuçların ölümcül ya da kalıcı olabildiğini belirten Karaca, tehlike sınıfının işverenin “iyi niyetine” bırakılamayacağını ifade etti.
Özel hastaneler neden kapsam dışı?
Düzenlenemede dikkat çeken başlıklardan biri de düzenlemenin yalnızca kamu hastanelerini kapsaması oldu. Karaca, özel hastanelerin neden kapsam dışında bırakıldığını sorarak, bunun yüksek riskli işyerlerine yönelik teşvik sistemiyle bağlantılı olup olmadığını gündeme getirdi.
Karaca ayrıca son 5 yılda kamu ve özel hastanelerde yaşanan iş kazaları, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarına ilişkin verilerin açıklanmasını; şehir hastaneleri başta olmak üzere yeterli sayıda işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hemşiresi bulunup bulunmadığının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Denetim mekanizmalarını da sorgulayan Karaca, Sağlık Bakanlığı’nın kalite standartları kapsamında yapılan denetimlerin hangi kurumlar tarafından gerçekleştirildiğini ve bağımsız denetim olup olmadığını da Bakan Memişoğlu’na yöneltti.
