‘Bu şehirde iki İstanbul var: Biri korunuyor, diğeri feda ediliyor’

‘Bu şehirde iki İstanbul var: Biri korunuyor, diğeri feda ediliyor’

‘Bu şehirde iki İstanbul var: Biri korunuyor, diğeri feda ediliyor’

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, 6 Şubat’ın üçüncü yılında yayımladığı mesajda İstanbul’da “iktidarın sermaye için önlem aldığını, emekçilerin yaşadığı İstanbul’un ise kaderine terk edildiğini” söyledi.

Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılı dolayısıyla yayımladığı video mesajda, İstanbul’da deprem gerçeği, kent politikaları ve iktidarın sermaye odaklı tercihleri üzerinden kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Bayhan, 6 Şubat’ta yaşanan büyük yıkım ve katliamın üzerinden üç yıl geçtiğini hatırlatarak, “Acılarımız hâlâ çok taze” dedi. İstanbul başta olmak üzere şehirlerin üzerinde yeni ve daha büyük acıların “bir giyotin gibi asılı durduğunu” söyleyen Bayhan, bilim insanlarının yıllardır yaptığı uyarılara dikkat çekti. Bayhan, uzmanların “İstanbul için büyük deprem yaklaşıyor” dediğini hatırlatarak, bu uyarıların iktidar tarafından dikkate alınmadığını ifade etti.

Konuşmasında İstanbul’da “iki ayrı İstanbul” olduğunu vurgulayan Bayhan, birinin saraydan bakılarak kollanan, diğerinin ise enkaz altında ilk kalacak olan İstanbul olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmişte dile getirdiği “İstanbul’a ihanet ettik” sözlerini hatırlatan Bayhan, bu ihanetin sona ermediğini, aksine “dolu dizgin sürdüğünü” ifade etti.

“Sermayenin İstanbul’u, emekçilerin İstanbul’u”

Bayhan, “İki İstanbul var” diyerek, bunlardan birinin sermayenin İstanbul’u olduğunu belirtti. Halkın hiçbir işine yaramayan çılgın projelerin, rant alanlarının, betonun, tarikat ve cemaatlerin, bir avuç azınlığın çıkarlarına göre şekillenen bir İstanbul inşa edildiğini söyleyen Bayhan; Kanal İstanbul, rezerv alanlar ve doğa tahribatına dikkat çekti. Saray iktidarının bu İstanbul için halktan toplanan vergileri harcadığını ve planlarını gözünü kırpmadan uyguladığını dile getirdi.

Diğer İstanbul’un ise işçilerin, emekçilerin, gençlerin ve kadınların İstanbul’u olduğunu belirten Bayhan, sabah karanlığında işe gidip gece karanlığında dönen işçilerin yaşadığı koşulları anlattı. Fabrikalarda makinelerin işçilerin canından daha değerli görüldüğünü söyleyen Bayhan, yeşil alanı olmayan, temiz havadan ve toplanma alanlarından yoksun, çürük binalarda yaşayan “büyük insanlığın İstanbul’u” için hiçbir şey yapılmadığını ifade etti. Bayhan, açık biçimde bir İstanbul’un korunduğunu, diğerinin ise feda edildiğini vurgulayarak bunun bir kader değil, “apaçık bir politik tercih” olduğunu söyledi.

“Büyük insanlığın İstanbul’unu kurtaracağız”

Bayhan, tek adam yönetiminin İstanbul depreminin yıkımını artıran politikalarla yetinmediğini, İstanbul’u depreme hazırlamak isteyenlerin de hedef alındığını belirtti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde bilimsel ve planlı biçimde olası depremin yıkımını azaltmak için çalışan isimlerin —Tayfun Kahraman, Mahir Polat, Buğra Gökçe, Gürkan Akgün ve Özcan Biçer— çalışmalarının operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamalarla engellendiğini ifade etti.

Konuşmasının devamında Bayhan, İstanbul’un büyük insanlığı için önlem olmadığını, buna karşılık sermaye için daha fazla kâr ve rant planlarının sürdüğünü söyledi. Milyonlarca emekçinin ölüme terk edildiğini ifade eden Bayhan, buna karşın organize sanayi bölgeleri için güvenlik önlemleri alındığını, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki OSB’lerin depreme dayanıklı sanayi havzalarına taşınmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi. Bayhan, sermayenin nasıl korunacağının düşünüldüğünü belirterek şu soruları yöneltti:

“O fabrikalarda çalışan işçiler ne olacak? Evleri güvenli mi? Çocukları nerede toplanacak?”

Bu sorulara yanıt verilmediğini söyledi.

Bayhan, bu nedenle bir kez daha “Bu şehirde iki İstanbul var: biri korunuyor, diğeri feda ediliyor” ifadelerini kullandı. İstanbul’un sermayenin, ihalelerin ve rant projelerinin değil; işçi sınıfının ve emeğin şehri olduğunu vurgulayan Bayhan, İstanbul’a yapılan bu ihanetin sorumlusunun tek adam yönetimi olduğunu söyledi. Bayhan, yaşanacak her yıkımın, her kaybın ve her çığlığın sorumluluğunun bu yönetimde olduğunu ifade etti.

Açıklamasını, “Biz ise işçilerin İstanbul’u için örgütlenmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. Büyük insanlığın İstanbul’unu kurtaracağız ve yeniden kuracağız” sözleriyle tamamladı.

Paylaş: