EMEP Zonguldak İl Örgütünden maden ölümlerine tepki: ‘Bu bir kader değil, iş cinayetidir’
EMEP Zonguldak İl Örgütü, Gelik’te iki madencinin yaşamını yitirdiği göçüğün ardından yaptığı açıklamada sorumluların “olası kastla” yargılanması ve tüm ocaklarda ayrım gözetmeksizin sıkı denetim yapılması çağrısında bulundu.
Zonguldak’ta art arda yaşanan maden ölümlerine ilişkin Emek Partisi (EMEP) Zonguldak İl Örgütü yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, son günlerde Gelik beldesinde meydana gelen göçüklerde yaşamını yitiren maden işçileri için sorumluların hesap vermesi istenerek denetim mekanizmalarına ve hükümete tepki gösterildi.

Açıklamada, Zonguldak havzasında bir hafta içinde üç madencinin yaşamını yitirdiği hatırlatılarak şu ifadeler kullanıldı:
“Zonguldak havzası, bir kez daha sermayenin doymak bilmeyen kâr hırsı ve ‘maliyet’ hesapları yüzünden iki maden işçisini daha toprağa vermiştir. Henüz geçtiğimiz hafta Kilimli Gelik’te kaçak bir maden ocağında genç maden işçisi Uğur Eriklioğlu yaşamını yitirmişken, bugün yine Gelik beldesinde Bektaş Madencilik’e ait özel bir ocakta meydana gelen göçükle sarsıldık. Maalesef yer altında mahsur kalan maden işçileri Veysel Oruçoğlu (46) ve Ziya Kiret (60)’in cansız bedenlerine ulaşılmıştır. Bu bir ‘kader’ ya da ‘fıtrat’ değil; işçi sınıfına karşı yürütülen sistemli bir saldırı ve göz göre göre gelen bir iş cinayetidir.”
“Müfettişleriniz nerede?”
Denetim mekanizmalarına tepki gösterilen, kamu ve özel ocaklar arasındaki uygulama farkına dikkat çekilen açıklamada, “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına ve ilgili denetim mekanizmalarına açıkça soruyoruz: Müfettişleriniz nerede? Geçtiğimiz günlerde Türkiye Taşkömürü Kurumuna bağlı kamu ocaklarında en küçük eksiklikte üretimi durduran, ‘iş güvenliği’ kurallarını tavizsiz uygulayan müfettişler; söz konusu özel maden ocakları ve kaçak işletmeler olduğunda neden görünmez olmaktadır? TTK’yi ‘verimsiz’ gösterip özelleştirmeye zemin hazırlamak için titiz davrananlar, özel sektörün vahşi çalışma koşullarına neden göz yummaktadır? Bu çifte standart, devletin denetim aygıtının işçiyi korumak için değil, sermayenin önünü açmak için çalıştığının kanıtıdır” ifadekerine yer verildi.
“Bu bir katliamdır, sorumluları bellidir”
Yaşanan ölümlerin sorumlularının belli olduğu vurgulanan açıklamada, “Uğur Eriklioğlu’nun acısı tazeyken bugün iki eve daha ateş düşmesinin sorumlusu; denetimlerde patronları kayıranlar, işçinin canını bilançolardaki birer rakam olarak görenler ve bu sömürü düzenini besleyen iktidardır. Zonguldak’ta yerin altı işçiye mezar, yerin üstü patrona servet olmaya devam edemez. Ölüm kuyularına dönen özel ocaklardaki bu vahşi sömürü düzeni, rödovans sistemiyle palazlanan taşeronlaşmanın doğrudan sonucudur” denildi.
Talepler sıralandı
EMEP Zonguldak İl Örgütü, taleplerini ise şu sözlerle dile getirdi:
- “Ayrım yapılmaksızın denetim: Müfettişler derhâl tüm özel ocakları, kamu ocaklarındaki ciddiyetle denetlemeli; güvenli olmayan tek bir kazma dahi vurulmamalıdır.
- Sorumlular hesap vermeli: Veysel Oruçoğlu ve Ziya Kiret’in ölümünde ihmali olan işletme sahipleri, ruhsata göz yumanlar ve denetim görevini yapmayan kamu görevlileri ‘olası kastla’ yargılanmalıdır.
- Taşeron ve rödovans sistemi yasaklanmalı: Madenlerdeki ölüm düzeni olan taşeronlaşmaya, esnek çalışmaya ve güvencesizliğe son verilmelidir. Tüm madenler kamu eliyle, işçi denetiminde işletilmelidir.
- İşçi denetimi şart: İş güvenliği kurulları, patronun bordrolu elemanlarından değil; bizzat maden işçilerinin seçtiği temsilcilerden, sendikalardan ve meslek odalarından oluşmalıdır.”
Açıklamada, “İşçilerin yaşamı, patronların kâr hesaplarına teslim edilemez. İş cinayetleri kader değildir; bu düzenin sonucudur” denilerek, yaşamını yitiren işçilerin ailelerine ve Zonguldak halkına başsağlığı dilendi.
