Emek Partisi Bölge Örgütü: ‘Emperyalist-siyonist saldırganlığa hayır’
EMEP Bölge Örgütü, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, saldırıların Orta Doğu’yu kana bulayan emperyalist saldırganlığın yeni bir halkası olduğunu belirterek “Emperyalist-siyonist saldırganlığa hayır” dedi.
Emek Partisi Bölge Örgütü, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ardından yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik hamlesi, İran halkının özgürlük ve demokrasi talebini desteklemek için değil; bu direnişi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek ve yerine kendi işbirlikçisi bir yönetimi ikame etmek içindir. Emperyalist- siyonist saldırganlığa hayır” dedi.
İran ve ABD arasında müzakereler devam ederken sabah saatlerinden itibaren İsrail ve ABD tarafından İran’a yönelik saldırıların ardından Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü yaptığı yazılı açıklamada “Saldırılar Orta Doğu’yu kana bulayan emperyalist saldırganlığın yeni bir halkasıdır” dedi.
Açıklamada, uzun zamandan beridir ayak sesleri gelen bu saldırıların Orta Doğu halklarını yıllardır süren ekonomik ambargolar ve askeri müdahalelerle yoksulluğa ve ölüme sürüklediği ifade edildi. Trump’ın Venezuela müdahalesinin ardından sarf ettiği “Venezuela Petrolü artık bizimdir” sözlerinin ABD emperyalizminin gerçek niyetinin bir itirafı olduğu belirtilerek, bugün İran’a yönelik saldırıların arkasında da bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden dizayn etme hedefinin yattığı kaydedildi.
Gerçekleşen saldırının ‘hem İran’a yönelik bir gözdağı hem İran’ı müzakere masasında sıkıştırma hem de İran’ın karşı saldırı kapasitesini ölçmeyi hedefleyen’ bir hamle olduğu belirtilen açıklamada, günlerce süreceği ve çok kapsamlı olacağı öngörülen asıl büyük saldırının bir provası niteliğinde olduğu ifade edildi. İran’ın da misilleme olarak bölgedeki Amerikan üslerini ve İsrail hedeflerini vurduğu, emperyalist saldırganlığın bölgesel bir yangına dönüşme riskinin arttığı vurgulandı.
Açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik hamlesinin İran halkının özgürlük ve demokrasi talebini desteklemek için değil; bu direnişi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek ve yerine kendi işbirlikçisi bir yönetimi ikame etmek için olduğu kaydedildi. Emperyalist müdahalelerin halkların mücadelesini çalmaya ve onları yeni bağımlılık ilişkilerine mahkûm etmeye yönelik olduğu ifade edildi.
ABD’nin hiçbir zaman halkların dostu olmadığı, gittiği her coğrafyaya demokrasi değil yıkım ve bağımlılık götürdüğü belirtilen açıklamada, “Bunun en somut örneklerinden biri de Kürt halkının Rojava’da yaşadığı deneyimdir.
Geçtiğimiz yılın Haziran ayındaki “12 Gün Savaşı”ndan bu yana tırmanan gerilimde gelinen bu nokta, İran halkını özgürleştirmeyi değil, bölgedeki ABD karşıtı direnç odaklarını kırmayı amaçlamaktadır. Emperyalizm, her zamanki ‘haydut devlet’ yöntemleriyle, kendi siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda bölgeyi yeniden dizayn etme peşindedir.
İran halkı bir yandan bu emperyalist kuşatmayla, diğer yandan sömürücü ve baskıcı molla rejimiyle karşı karşıyadır. Geçtiğimiz Ocak ayında binlerce insanın katledilmesiyle bastırılmaya çalışılan halk hareketi, rejimin halk düşmanı karakterini bir kez daha göstermiştir” denildi.
Açıklamada son olarak şunlar kaydedildi:
“Emek Partisi Bölge Örgütü olarak bir kez daha vurguluyoruz: Yıllardır Kürtleri idam eden, en temel haklarını yok sayan molla rejiminin yıkılması ve demokratik bir İran, bütün halkların yararınadır. Başta Kürt halkı olmak üzere ulusal hakları gasp edilmiş olan diğer milliyetler bugün en temel hak olan kendi dillerinde eğitim görme hakkından bile mahrumlardır. Bu halklar, kendi kaderlerini tayin etmek ve özgür geleceklerini savunmak adına baskıcı rejime karşı kararlı bir direniş sürdürmektedir.
Antidemokratik ve baskıcı rejimlerin devrilmesi, ancak ve ancak halk kitlelerinin örgütlü mücadelesiyle gerçekleştiği takdirde o ülkeye gerçek demokrasiyi getirecektir. Dış müdahaleler sadece yıkım, kan ve bağımlılık üretir. Anti-emperyalist mücadele ile demokratik hak ve özgürlük mücadelesi birbirinden ayrılamaz. Çözüm; seküler, demokratik ve ulusların kendi kaderini tayin hakkının uygulandığı, halkların kardeşçe ve eşit haklara sahip olarak yaşadığı demokratik bir İran’dır!
Emperyalistlere, gerici rejimlere ve onun işbirlikçilerine karşı mücadeleyi büyütelim”
