Soma katliamı davasında istinaf zamanaşımı kararı | EMEP: İş cinayetlerinde cezasızlık sürüyor
İstinaf mahkemesi, Soma maden katliamında yargılanan kamu görevlileri hakkında zamanaşımı kararı verdi. Emek Partisi, “Soma düzeni öldürüyor, ‘cezasızlık düzeni’ failleri koruyor” dedi.
Soma maden katliamına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada istinaf mahkemesi, “görevi kötüye kullanma” suçlamasında zaman aşımı kararı verdi. Emek Partisi karara ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu karar iş cinayetlerindeki cezasızlık pratiğinin son örneği” diye tepki gösterdi.
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan imzasıyla yapılan açıklamada, istinafın zamanaşımı kararıyla kamu görevlilerinin cezalandırılmasının önünün kapatıldığını vurguladı.
Gürkan, “Daha önce Çalışma Bakanlığı, CİMER ve belediyeye yapılan şikayetlere rağmen gerekli denetimler yapılmadığı için 7 işçinin yanarak hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik davasında kamu görevlilerinin failler arasında yer almaması da cezasızlık pratiğinin sürdürüleceğinin göstergesidir. Soma, Amasra, Ermenek… Neredeyse tüm iş cinayeti davalarında sorumlulara caydırıcı cezalar verilmedi. Bu nedenle failler hakkında açıklanan kararlar sık sık ‘ödül gibi ceza’ olarak değerlendirildi. Yıllarca sürüncemede bırakılan pek çok dosyada da yine zamanaşımı kararları ile faillerin cezalandırılması engellendi. Bu cezasızlık pratiği yeni toplu işçi ölümlerinin önünü açıyor” diye ifade etti.
‘Patronlara teşvik, faile cezasızlık, işçiye ölüm’
2003–2023 yılları arasında taş kömürü ve linyit madenlerinde yaklaşık 180 bin iş kazasının meydana geldiğini ve binin üzerinde işçinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Gürkan, “Madenlerde ‘Soma düzeni’ olarak ifade edilen yoğun üretim baskısı sürüyor. Bu düzen değişmediği sürece yeni iş cinayetlerinin yaşanması riski ortadan kalkmayacak. Patronlara teşvik, kamu görevlilerine cezasızlık zırhı, işçilere ölüm… Üretim baskısı, denetimsizlik ve cezasızlık iş cinayetlerinin münferit değil, sistemsel bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi.
Sendikal hak ve özgürlüklerine değinen Gürkan, “İşçilerin yaklaşık yüzde 86’sı sendikasız, yüzde 93’ü toplu iş sözleşmesi kapsamında değil. Bu tablo işçilerin iş güvenliği konusunda söz söyleme gücünü de sınırlıyor. Sendikalaşmak isteyen işçilerin işten atma tehditleriyle karşı karşıya kalması riskli çalışma koşullarının ‘olağanlaşmasına’ yol açıyor” diye belirtti.
İşçi ve emekçileri mücadele çağrısı
Gürkan son olarak şunları kaydetti:
“İşçi sağlığı ve güvenliği kurallarını ihlal eden, işçilerin yaşamını tehlikeye atan, kuralsız ve ağır çalışma koşullarını denetlemeyen sorumlular için caydırıcı cezalar uygulanmalıdır. İşçilerin örgütlenme ve sendikalaşma hakkının önündeki engeller kaldırılmalı, işçi sağlığı ve güvenliği denetimleri güçlü ve etkili bir kamusal sorumluluk haline getirilmelidir. Tüm işçi ve emekçileri, emek örgütlerini işçi sağlığı ve yaşamını koruyan bir çalışma düzeni için mücadeleye çağırıyoruz”
