‘Bahar Taş’ın şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmadaki karanlık aydınlatılsın’

‘Bahar Taş’ın şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmadaki karanlık aydınlatılsın’

‘Bahar Taş’ın şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmadaki karanlık aydınlatılsın’

Muğla’nın Milas ilçesinde teknede yaşamını yitirmiş halde bulunan 35 yaşındaki Bahar Taş’ın şüpheli ölümünün aydınlatılması için ailesi ve avukatları basın toplantısı düzenlendi.

Nevzat Biçer Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, EMEP İzmir İl Yönetimi ve Aydın Yönetimi, Hacı Bektaş Kültür Vakfı, Alevi Kültür Derneği, CHP Efeler İlçe Örgütü, Adnan Menderes Üniversitesi öğrencileri, İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Şimşek, Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Aydın Kadın Efeler Derneği, Efeler Kent Konseyi Başkanı,  CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Efeler Atatürkçü Düşünme Derneği,

Aile adına konuşma yapan Bahar Taş’ın kardeşi Yoldaş Taş, “Bahar hayatını kaybedeli 47 gün oldu. 47 gündür ‘Bahar Taş’a ne oldu’ sorusunu soruyoruz” dedi.

47 gündür aile olarak yas tutamadıklarını belirten Taş, “Olayla ilgili çelişkiler, şüpheler var. Biz aile olarak 47 gündür soruşturmanın peşine düşüyoruz. Şüpheli bir kadın ölümü var. Şüpheli kadın ölümleri ve bunların üstünün kapatılmasının sadece Bahar Taş’ın dosyasından ibaret olduğunu düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

“Aileler gerçeğin peşinden koştuğu için yasını yaşayamıyor”

2026 yılında 18 kadının şüpheli bir şekilde öldüğünü söyleyen Taş, “Aileler gerçeğin peşine düşmek için yasını yaşayamıyor. Adalete hukuka güvenmek istiyoruz. Çelişkilerin en ince ayrıntılarına kadar aydınlatılmasını istiyoruz. Gerçek ne ise onun ortaya çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Şüphelilerin kan örneklerinin hala dosyaya eklenmediğini vurgulayan Taş, “Bunun gibi birçok örnekle birlikte soruşturmanın sürdürülüş biçimiyle ilgili çok soru işaretimiz var. Hem Bahar Taş hem de hayatını kaybeden bütün kadınlar adına bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.  Son olarak Aile Bakanlığı’na seslenen Taş, “Bakanlık olarak dosyaya katılma talebinde bulunmanız yeterli olmaz. Soruşturmanın aydınlatılması için elinden geleni yapmanızı istiyoruz” dedi.

“Dosyanın üstü kapatılmaya çalışılıyor”

Ardından söz alan ailenin avukatı Ilgın Çeribaş, dosyadaki eksikliklere değindi.

Soruşturmanın bir çok eksiklikle birlikte başladığını söyleyen Çeribaş, “Tıpkı diğer şüpheli kadın cinayetlerinde olduğu gibi bu dosyanın da üstü kapatılmaya çalışılıyor. Dosya kapsamında tüm deliller toplanılmamışken, Bahar Taş’ın ölüm sebebi, saati belirlenmemişken dosyada olan iki şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı” diye konuştu.

Bu noktada şüphelilerin tutuklu yargılanmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Çeribaş, şüphelilerin serbest bırakılmasıyla delillerin karartılabileceğini ifade etti. Bahar Taş’ın ölümü, ilk andan itibaren şüpheli nitelik taşımasına rağmen, kamuoyunda bilgi kirliliği yaratıldığını vurgulayan Çeribaş, “Henüz resmi bir adli rapor veya kesin tıbbi değerlendirme bulunmazken, ölüm nedeninin kalp krizi olarak sunulması, adli sürecin tarafsızlığını zedeleyen bir algı oluşturmuştur. Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin kaza veya doğal neden denilerek kapatılmaya çalışılması, cezasızlık kültürünü beslemektedir” dedi.

Bahar Taş’tan haber alınamadığı iddia edilen bu 12 saatlik karanlığın aydınlatılmasını talep eden Çeribaş, “Şüpheli 112’yi aramadan önce çokça kişiyle irtibat kuruyor. Biz bu durumun da çelişkili olduğunu düşünüyoruz. Şüphelilerin daha ilk günden alınan kan testi sonuçları dahi dosyaya girmiş değil. Bu test sonuçları dosyaya girmiş olsaydı bugün şüpheliler belki adli kontrolle bırakılmaz tutuklu yargılanırdı” diye konuştu.

“Şüpheliler soruşturma aşamasında tutuklu yargılanmalı”

Etkin bir soruşturma yürütülmesinin bir zorunluluk olduğunu belirten Çeribaş, “Olayın gerçekleştiği yerin özellikleri ve mevcut şüpheli durumlar dikkate alınarak tüm deliller titizlikle toplanmalı, eksik kamera ve HTS incelemeleri ivedilikle tamamlanmalıdır. Olayla ilgili bilgi sahibi olabilecek tüm tanıklar derhal tespit edilerek ifadeleri alınmalı, karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalıdır. Şüphelilerin beyanlarındaki çelişkiler giderilmeli ve Adli Tıp Kurumu rapor sürecini gecikmeden tamamlamalıdır.

Delil karartma ve kaçma şüphesi göz önünde bulundurularak, şüpheliler hakkında tutuklama dahil gerekli koruma tedbirleri derhal uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Akabinde söz alan İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Şimşek, İzmir Barosu olarak dosyanın avukatları ve ege bölgesindeki barolarla birlikte dosyayı yakından takip ettiklerini belirtti. Acının etkisini azaltacak tek şeyin adalet olduğunu söyleyen Şimşek, “Bu ülkede hukuk, adalet yok kimin nasıl öldüğünün bir önemi yok. Kadın cinayetleri şu an hepimizin kanayan yarası” dedi.

Böyle dosyalarda delillerin çok hızlı toplanması gerektiğini söyleyen Şimşek, “Delil karartılmasının önüne geçilmesi gerekiyor. Tutuklama da böyle durumlar için geçerli olmalıdır ama bizim ülkemizde tutuklamakar farklı kişilere uygulanıyor. Bu dosyalar aydınlatılana kadar mücadelemiz sürecek. Yarın başka bir kadın öldürülmesin diye mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

“Etkin, şeffaf bir soruşturma yürütülmeli”

Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyesi Ebru Kaçan, “Bu dosyada da ilk andan itibaren etkin, şeffaf bir soruşturma yürütülmemesi ve şüphelilerin serbest bırakılması kabul edilemez. Bahar Taş’ın ölümünün hiçbir kuşkuya yer vermeden etkin bir şekilde soruşturulması için Muğla Barosu olarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi.

Aydın Barosu adına konuşma yapan Avukat Didem Özhan, “Dosyanın yaklaşık bir buçuk aydır geldiği nokta ihmalkarlık olarak nitelendirilebilir. Aydın barosu, destekçi ve gözlemci avukatlar olarak ailenin yanında olduğumuzu belirtiyorum” diye konuştu.

“Bu ülkede kadınlar başıma bir şey gelecek mi korkusuyla yaşıyor”

Söz alan EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, “Geçtiğimiz sene bu ülkedeki şüpheli kadın ölümlerinin sayısı kadın cinayetlerinin sayınısı aşmıştı. Her gün bir kadın, çocuk için ne oldu diye sormak zorunda kalıyoruz ve bu soruya cevap bulabilmek için yan yana gelip hesap soruyoruz” dedi.

Şüpheli kadın ölümlerinin üstünün kapatılmasının istendiği bir dönemden geçtiğimizi söyleyen Karaca, “Bahar Taş bu ülkede kadınlara uygulanan baskıyı, şiddeti kendi hayatıyla gündem eden kadınlardan bir tanesi. Bu ülkede her kadın başıma bir şey gelecek mi korkusuyla yaşıyor” dedi.

Yeni hukuksuzluklar olmaması için mücadele edilmesi gerektiğini söyleyen Karaca, “Canımıza ancak mücadele vererek sahip çıkabiliyoruz. Bu soruşturmanın sümen altı edilmesine izin vermeyeceğiz. Bahar’ı mücadelemizde yaşatacağız” ifadelerini kullandı.

CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, “Ülkemiz maalesef bir hukuk devleti değil. Olayın üstünden 47 gün geçmesine rağmen karanlık aydınlatılmadı. CHP olarak sürecin takipçisi olacağız” dedi.

Paylaş: