Sevda Karaca: Okullardaki şiddet münferit değil, politik çürümenin sonucu

Sevda Karaca: Okullardaki şiddet münferit değil, politik çürümenin sonucu

Sevda Karaca: Okullardaki şiddet münferit değil, politik çürümenin sonucu

EMEP Milletvekili Sevda Karaca, Urfa ve Maraş’taki okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada “Bu düzeni yıkmak zorundayız; geleceğimizi kurtarmak, çocukluğu savunmak, gençlere yaşanabilir bir ülke kurmak için…” dedi.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Urfa ve Maraş’taki okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından iktidarı eleştirdi. Şiddetin “münferit” olmadığını vurgulayan Karaca, yaşananları “politik çürümenin bir sonucu” olarak nitelendirdi.

Urfa’nın Siverek ilçesindeki bir liseye düzenlenen silahlı saldırının ardından bugün de Maraş’taki Ayser Çalık Ortaokuluna saldırı düzenlendi. EMEP Milletvekili Sevda Karaca yaşananların münferit olmadığını vurguladı. 

Karaca yaptığı açıklamada, “Çocuklar için en güvenli alanlar olması gereken yerler, bir kere daha şiddet sahnesine dönüştü. Ve iktidar sözcülerinden her seferinde aynı cümleler dökülüyor: ‘bireysel bir olay, suçlu çocuklar, suçlu sosyal medya…’ Hayır. Bu yaşadıklarımız, uzun süredir iktidar politikalarıyla inşa edilen toplumsal ve politik çürümenin sonucu. Bir yanda bireysel silahlanmanın önündeki her türlü engelin kaldırıldığı, suçun kolaylaştırıldığı, şiddetin yüceltildiği, adaletsizliğin derinleştiği bir düzen… Diğer yanda yoksulluğun, güvencesizliğin ve geleceksizliğin kuşattığı bir gençlik… Okulların içi boşaltılmış, eğitim piyasalaştırılmış, kamusal sorumluluk geri çekilmiş durumda. Güvenlik ise yalnızca turnikeye, kameraya, kapıya, çocukları daha fazla cezalandırmaya, hapsetmeye, basını sansürlemeye, sosyal medyayı yasaklamaya indirgeniyor” dedi.

Maraş’ta okula silahlı saldırı: Can kaybı 9’a yükseldi

Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizliğe dikkat çeken Karaca, “İktidar sözcüleri geleceksizliğin içine doğan, her yanından şiddetle kuşatılarak büyüyen kuşakların; ‘torba, torna, takke’ üçgenine sıkıştırılan hayatların sorumluluğunu hiç üstlenmiyor! Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizlikle kuşatılan gençlere mafyatik racon, güç, hızlı para, maço erkeklik ve suçtan başka ‘çıkış yolu’ bırakmadığını kabul etmiyor! Sabunsuz, yemeksiz, kitapsız, bilimsiz, hurafe dolu okullarda, çocuklara takke-torna- torbadan başka bir geleceği hayal bile ettirmeyen sermaye düzeninde, bu noktaya bir günde gelmediğimizi saklıyorlar! Varsa yoksa sahte gözyaşı, varsa yoksa hamaset, çarpıtma, toplumun haklı öfkesini yanlışa kanalize etme…” diye ifade etti.

‘Kamusal eğitim politikası yoksa, orayı suç doldurur’

İktidar politikalarına tepkisini sürdüren Karaca, “Bugün iktidar sözcülerinden daha fazla baskı, daha fazla yasak, daha fazla cezalandırma ve daha fazla suçlama duyacağız. Yarattıkları karanlığı görünmez kılmak için suçu hep başka yerde arayacaklar. Hatta çözüm diye, bu karanlığı daha da derinleştiren politikaları toplumun önüne koyacaklar. Bu nedenle şimdi, bu acının ortasında daha da dikkatli olmak zorundayız. Tekrar söyleyelim: Okulların şiddet yuvası olması tesadüf değil, AKP elinde perperişan hale getirilen eğitimin bir sonucu. Kamusal eğitim politikası yoksa, orayı piyasa doldurur. Sosyal politika yoksa, orayı suç doldurur. Kamusal koruma yoksa, orayı korku ve şiddet doldurur. Ve en ağır bedeli çocuklar, eğitim emekçileri öder” dedi.

MEB’e yürüyen öğretmenlere polis barikatı: Okullardaki şiddete isyan eden eğitim emekçileri iş bıraktı

‘Bu düzeni yıkmak zorundayız’

Bu olayları “psikolojik vaka”lara indirgememek gerektiğini vurgulayan Karaca, “Yapılaması gereken tam tersine, bu düzenin nasıl şiddeti yeniden ürettiğini açıkça görmek ve göstermek. Okulları gerçekten güvenli ve kapsayıcı alanlara dönüştürmek. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını istisna ve lüks değil, sistemin omurgası haline getirmek. Bireysel silahlanmayı gerçekten durduracak politik iradeyi kurmak. Ama en önemlisi: geleceksizliği normalleştiren bu düzenle hesaplaşmak. Çünkü okullarda patlayan şiddet de, sokakta büyüyen suç ağları da, gençliğin içine çekildiği bu karanlık da münferit olaylar değil; bu düzenin ürettiği sonuçlar…” diye belirtti.

Karaca son olarak şunları vurguladı: “Bu düzeni yıkmak zorundayız; geleceğimizi kurtarmak, çocukluğu savunmak, gençlere yaşanabilir bir ülke kurmak için…”

Paylaş: