EMEP’ten Akbelen köylülerine ziyaret: Yurt savunmasını birlikte sürdüreceğiz

EMEP’ten Akbelen köylülerine ziyaret: Yurt savunmasını birlikte sürdüreceğiz

EMEP’ten Akbelen köylülerine ziyaret: Yurt savunmasını birlikte sürdüreceğiz

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, EMEP Muğla İl Örgütüyle birlikte Akbelen’de mücadele eden köylülere ve tutuklu bulunan Esra Işık’ın annesi İkizköy muhtarı Nejla Işık’a dayanışma ziyaretinde bulundu.

Emek Partisi Muğla İl örgütü ve Akbelen köylüleri maden şirketlerinin talebine hizmet eden 7554 sayılı acele kamulaştırma yasasına tepki göstererek, yaşam alanlarını savunurken ve 17 gündür tutuklu bulunan Esra Işık’ın sendikal mücadele yürütürken tutuklanan Mehmet Türkmen’in gazetecilik yaparken tutuklanan İsmail Arı’nın bir an öne serbest bırakılmaları ve yasanın derhal geri çekilmesini istedi.

Emek Partisi Seyit Aslan’ın da katıldığı Akbelen buluşmasında Emek Partisi heyetini, İkizköy muhtarı Nejla Işık ve yaşam alanlarını savunan köylüler karşıladı.

Burada konuşan Nejla Işık, kızının haksız hukuksuz bir şekilde, “sırf toprağını savunduğu, siz üç beş ağaç dediğiniz şeye biz ömrümüzü verdik dediği, bu topraklar şirketlerin çiftliği değildir dediği, doksan yaşındaki ninesinin de beş yaşındaki çocuğumuzun da hakkını koruduğu, birçok insan gibi susup boyun eğmediği için bugün orada tutuklu” diye konuştu.

EMEP’ten Akbelen köylülerine ziyaret: Yurt savunmasını birlikte sürdüreceğiz

“Esra’nın tutuklanmasıyla hepimize gözdağı vermek istiyorlar”

Toprağını köyünü savunan 25 yaşındaki gencecik kıza da bunu yapmazlar diye düşündüklerini belirten Işık, bu tutuklamayla anladık ki hepimize gözdağı vermek istiyorlar” dedi.

Yürütmeyi durdurma kararı bir an önce çıkmalı. Geç çıktığında bir işe yaramayacak. Bugün burada kepçeyi getirip sökecek, bizi sokağa atacak. Biz davayı kazansak bir şeye yaramayacak. Bu mücadele ekmek gibi, su gibi yaşam mücadelesi, köylülerin topraklarında kalma mücadelesi, herkesten de destek istiyoruz. Kızım Esra ne güzel söyledi, “Akbelen, İkizköy benim memleketime emanet” diye. Böyle gitmemeli, fakir ve fukarayız, cebimizdekilerle davalar açmak zorunda kalıyoruz, neden bu kadar baskı köylülere. İstediğimiz tek şey biz burada yaşamaya devam etmek istiyoruz, bu karar iptal edilsin ve kızım Esra Işık bir an önce serbest bırakılsın

“Şirketler, ve bu şirketlere her türlü olanakları sağlayan iktidar halkın vicdanında mahkum olmuştur”

Emek Partisi genel başkanı Seyit Aslan da konuşmasında uzun zamandır süren Akbelen mücadelesinin dayanışmayla, birlikteliklerle kazanılacağına vurgu yaparak, “iktidar elindeki zor aygıtlarını kullansa da işçilerin, emekçilerin halkın vicdanında, İkizköy, Akbelen Ormanlarında ki bu katliama karşı çıkış haklıdır. Onların mahkemeleri, adaleti bizim istediğimiz gibi sonuçlanmayabilir, ama biz biliyoruz ki Türkiye’nin vicdanında buradaki şirketler, ve bu şirketlere her türlü olanakları sağlayan şirket yargılanmış ve mahkum olmuştur” diye konuştu.

Bu insanların kendi topraklarında ölmek istemesi kadar doğal ve basit bir şey olmadığını, fakat bu isteğin bile iktidar tarafından çok görüldüğünü hatırlatan Aslan, “Türkiye’nin dört bir tarafında ülke toprakları yerli ve yabancı şirketlere adeta önlerine kırmızı halı serilerek denetimden uzak terk edilmiş durumda.

“Esra kardeşimizin ve sizin mücadeleniz hepimizin ortak mücadelesidir”

Akbelen deki, İkizköy deki köylülerin mücadelesinin yalnız olmadığını belirttiklerini ve onun için Akbelende olduklarının altını çizen Aslan, “Esra kardeşimizin ve sizin mücadeleniz hepimizin ortak mücadelesidir. Bu dayanışmadan öte birlikte mücadele anlamındadır, sadece dayanışma olarak görülmemelidir. Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi buradaki ağacına, ormanına, suyuna, toprağına sahip çıkan insanlarla birlikte bir mücadeledir. Evet bugün henüz mücadeleler birleşmiş değil. Türkiye’nin dört bir tarafında, doğa mücadelesi, çevre mücadelesi verenler kendi bulunduğu lokal alandan veriyorlar. İşçi sınıfı kendi bulunduğu yerden, kadınlarımız, gençlerimiz kendi bulundukları yerden mücadele ediyorlar, dolayısıyla bu sermaye iktidarı bundan cesaret alarak her mücadeleyi ayrı ayrı yerlerde boğmaya çalışıyor” diye konuştu

“Hak alma mücadeleleri birleşirse işçi ve emekçiler galip gelecektir”

İktidarın yalnız ve tek tek mücadelelerden cesaret aldığını hatırlatan Aslan,”ne zaman işçi sınıfı, kamu emekçileri Akbelen direnişi bizim direnişimiz derse, ne zaman Rize de, Şırnak taki çevre mücadelesi veren insanlarımız, öldürülen her kadının katilinden hesap sormak bizimde sorunumuz derse ve Türkiye’nin dört bir tarafındaki hak alma mücadeleleri birleşirse işçi ve emekçiler galip gelecektir” dedi.

EMEP’ten Akbelen köylülerine ziyaret: Yurt savunmasını birlikte sürdüreceğiz

“Bu iktidarın şirketlerin iktidarı olduğu görüldü”

İşçiler ve emekçiler, halk, bu iktidarın şirketlerin iktidarı olduğunu gördüğünü aktaran Aslan,. Halkın iktidarı değil, üretici köylünün iktidarı değil, fabrikada günde 14 saat çalışan işçinin iktidarı değil, yoksullukla mücadele eden emeklinin iktidarı değil, bu iktidar zenginlerin iktidarıdır” diye konuştu.

6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku‘nun failleri daha yeni açığa çıktığını belirten Aslan, Gülistan Dokuyu kaybedenlerin kim oldukları ve nasıl kaybettikleri biliniyordu, örtbas edildi, ne yargı ne de adalet işçi ve emekçilerden yana. Biz adaleti de yeniden kazanacağız yargıyı da bağımsız hale getirmek için mücadele edeceğiz” dedi.

Meselenin sadece Akbelen olmaktan çıktığına, lkenin değişimi meselesi haline geldiğini belirten. Aslan, İşçilerin, emekçilerin. kadınların, gençlerin her alanda birleşik, kitlesel bir meselesi gerekmektedir” diye konuştu.

“Urfa da Maraş’ta ki katliam ve saldırılar tesadüfi değildir”

Urfa da Maraş’ta ki katliam ve saldırıların tesadüfi olmaktan öte geliyorum diyen saldırılar olduğuna değinen Aslan, ”çocuklarımızı tarikatlara teslim ediyorlar. Fabrikalarda işyerlerinde MESEM projeleriyle ölmelerine neden oluyorlar. Bakan istifa etmeli dediğimizde neden istifasını istiyorsunuz diyorlar. Bu bakan değil de kim istifa edecek” dedi.

Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğunu belirten Aslan, Türkiyenin işçisi, emekçisi, genci, kadını, kamu emekçisi, köylü küçük üreticisiyle, emeklisiyle birleşecek bu iktidarı üzerinden atacak ve kendisine yeni bir gelecek kuracak.

“Acele kamulaştırma kararı geri çekilmelidir”

İktidarları kendini korumak için zor aygıtından başka bir yolları kalmadığını belirten Aslan, “o yüzden doğasına, yaşam alanına sahip çıkan Esra kardeşimizi, o yüzden Antep’te sendikacı Mehmet Türkmen’i de gerçekleri yazan gazetecileri de tutukluyorlar. Ülkenin geleceği için Akbelen Ormanlarının katledilmesine, İkizköylünün acele kamulaştırmayla toprağının suyunun elinden alınmasına karşı çıkıyoruz. Akbelen mücadelesi yalnız kalmamalı, Bir an önce Esra kardeşimiz mahkeme beklemeden serbest bırakılmalı, acele kamulaştırma kararı geri çekilmelidir” diye konuştu.

Paylaş: