İşçi sınıfının sermaye cephesine karşı uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs tüm dünya işçilerine ve emekçilere kutlu olsun. Ülkemizde ve dünyada işçi sınıfı ve emekçiler çalışma ve yaşama koşullarının ağırlaştığı, kapitalist barbarlığın sömürü ve savaşlarının dizginsiz sürdüğü koşullarda 1 Mayıs’ı karşılıyor. Savaş, sömürü ve soygun politikaları artarken aynı zamanda işçi sınıfının, emekçilerin ve ezilen halkların demokrasi ve hak mücadelesi de büyümektedir. Dünyanın farklı coğrafyalarında bugün işçiler, emekçiler ve bütün ezilenler saldırılara karşı mücadele azmi ile direnç ile alanlarda bayram coşkusuyla 1 Mayıs’ı kutluyor.
Ülkemizde de sermaye ve AKP hükümetinin emeğe yönelik saldırıları kapsamı genişleyerek sürmektedir. Hükümet; kiralık işçilik, kıdem tazminatının fona devredilmesi, kamu emekçilerinin iş güvencesinin kaldırılması, taşeronluğun daha da yaygınlaştırılması gibi düzenlemelerle sermaye lehine işçi ve emekçilerin tarihsel kazanımlarını yok etmek üzere hazırlık içerisinde. İşçi ve emekçiler tümüyle güvencesiz, savunmasız bir geleceksizliğe mahkûm edilmek istenmektedir.
Çalışma koşulları insanlık dışı bir hal almış, artan sömürü ve kapitalist kâr hırsının neden olduğu iş cinayetleri katliam boyutuna varmıştır.
“İçeride savaş, dışarıda savaş” politikası ülkemizi Ortadoğu bataklığının içine her gün daha fazla çekerken, Kürt sorununda yeniden başlayan çatışmalı süreç halklar arasında düşmanlık tohumları ekerken işçiler arasında da milliyetçi temelde bölünmeleri kışkırtmakta, işçilerin sermayeye karşı ortak mücadelesine ket vurmaktadır.
Kadınlar, her geçen gün daha çok şiddet, taciz, tecavüz tehdidi altında yaşarken, aynı zamanda esnek, kuralsız ve düşük ücretle çalışmaya mahkum edilmektedirler. İktidarın gerici politikalarının yıkıcı sonuçları en fazla kadınlar ve çocuklar üzerinde kendini göstermekte, gençlik geleceksizlikle karşı karşıya bırakılmaktadır.
Egemen güçler ve iktidar partisi AKP, en küçük muhalefeti dahi şiddetle bastırmaya çalışmakta, hak arayışlarının önü türlü engellerle kapatılmaktadır. Mevcut kırıntı düzeyindeki demokratik haklar da fiilen rafa kaldırılmış durumdadır. İş diyen, ekmek diyen, barış diyen, özgürlük diyen her kesim hedefe konmaktadır. Savcılar, yargıçlar sarayın iki dudağı arasından çıkan sözlerden vazife çıkarmakta, bugünün “cadı avı” sürmektedir. Yargılamalar, tutuklamalar tümden keyfi bir hal almıştır.
Bütün bu uygulamalar politik rejimin faşist, gerici temelde yeniden inşasının somut adımlarıdır. Başkanlık sistemini getirecek, siyasal gericiliği pekiştirecek yeni bir anayasa bu amaçla Saray ve AKP tarafından halka dayatılmaktadır.
İşçi sınıfı, baskının ve zulmün toplumun bütün gözeneklerine sirayet ettiği böyle bir ortamda toplumsal öncü rolünü bir kere daha göstermelidir, gösterecektir.
Savaşa, sömürüye, gerici, faşist rejim dayatmasına karşı iş, barış, özgürlük talebiyle ülkenin dört bir yanında alanlara çıkarak 1 Mayıs’ı kutlayan işçi sınıfına selam olsun. 1 Mayıs tüm dünya işçilerine ve emekçilerine kutlu olsun.
Yaşasın 1 MAYIS
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği
SELMA GÜRKAN
GENEL BAŞKAN
