Savaşa karşı barış ve demokrasi talebiyle 1 Eylül’e

Savaşa karşı barış ve demokrasi talebiyle 1 Eylül’e

Bölgemizde ve dünyada savaş ve çatışma tehditleri altında 1 Eylül Dünya Barış Günü kutlanacak.

Bölgede süren savaş tehditleri ve çatışmalar ülkemizi doğrudan etkilediği bir siyasal süreci yaşıyoruz. Erdoğan AKP’sinin siyasi geleceğini güvence altına alma ve iktidarını sorunsuz devam ettirmek üzere bölgede savaşı kışkırtma ve içerde kutuplaşma ve toplumsal gerilimler oluşturma politikalarında ısrar ediyor.

Erdoğan’ın, Suriye’de her an çatışmanın içerisine girme hamleleri sürerken şimdi Kuzey Irak Kürdistan bölgesinde 25 Eylül’de yapılacak olan referandum gerekçe gösterilerek siyasi gerilimler artırılıyor ve her an savaşın içine girilecek operasyonların işaretlerini vermektedir.

İktidarın yayılmacı, savaşçı, şiddetle toplumsal muhalefeti bastırma politikalarının karşısında ülkede ve bölgede barışı savunmak aynı zamanda demokrasiyi savunmak anlamına gelmektedir. Bölgede emperyalist kuşatmayı geriletme, işbirlikçisi iktidarların gericiliğini hükümsüz kılmanın yolu halkların demokrasi, barış ve statü taleplerini kazanmasından geçmektedir. Kürt halkının ulusal ve siyasal statü talebi bölge halklarına karşı bir tehdit değil tam tersine kardeşliği ve dayanışmayı güçlendiren olacaktır.

2017 1 Eylül’ü, İslam coğrafyasında egemen devletlerin kışkırttığı gericiliğin kanlı çatışmalarının sürdüğü bir ortamda Müslümanların kurban bayramıyla aynı güne denk gelmiştir. Halklar için gerçek bayram günlerinin demokrasiyle, barışla, halkların kardeşliği ve dayanışmasının güçlendirilmesiyle geleceğini biliyoruz. Barışı ve demokrasiyi kazanmanın bir vesilesi olması dileğiyle tüm halklarımızın bayramını kutluyorum.

Bugün 1 Eylül vesilesiyle bir kez daha yineliyoruz. Bölgede emperyalist kuşatmaya, kışkırttıkları ve bölgede hakimiyet için ittifaka girdikleri her türlü gericiliğe, savaş ve çatışma tehditlerine karşı halkların kardeşliği için mücadele ve dayanışmayı büyütme bütün emek, demokrasi ve barış güçlerinin güncel sorumluluğudur. Siyasal iktidarın baskıcı, sömürücü ve gerici politikaları karşısında ekonomik, sosyal talepler, demokratik haklar, siyasal özgürlükler ve barış talepleri için mücadele birbirinden ayrı düşünülemez noktadadır. 1 Eylül bu ortak taleplerle birleşik mücadeleyi örgütlemenin bir olanağı olarak görülerek tüm halkımızı, işçi ve emekçi sınıfları, kadınları, gençleri barışı ve demokrasiyi kazanmak için mücadeleye, alanlara çağırıyoruz.

Selma Gürkan
Genel Başkan

Paylaş: