2017 bir yandan baskıların arttığı bir yandan da bu baskılara karşı her koşulda mücadelenin yükseltilmeye çalışıldığı bir yıl oldu.
Referandumun şaibeli sonuçlarından lütuf çıkaran Erdoğan ve AKP iktidarı sürekli uzatılan OHAL ve bu süreçte çıkarılan KHK’ler ile ülkeyi “tek adam tek parti rejimi” doğrultusunda hızla yeniden yapılandırıyor. Temel hak ve özgürlüklerin gasp edildiği, hukuk sisteminin felce uğratıldığı, parlamentonun işlevsizleştirildiği ve aynı zamanda muhalif seslerin kısılmaya çalışıldığı bu dönemde işçi sınıfı ve emekçiler en zor günlerini yaşıyor. Büyüme rakamlarının şişirilmesi işsizlik oranındaki artışın, yoksullaşmanın, eğitim ve sağlık sistemindeki gerilemenin üstünü örtemedi.
Yılbaşına az bir zaman kala çıkarılan KHK ile paramiliter milislerin kurulmasının yolu açılmıştır. Zaten bir iç savaş tehdidini Demokles Kılıcı gibi halkın tepesinde tutmaya çalışan iktidarın bu son alameti farikası, toplumsal kutuplaştırmadan daha epey nemalanılacağını göstermektedir.
Zaten şiddet bu dönemde bir yönetim politikası olarak tırmandırılmış bulunuyor. Kadınlara, çocuklara yönelik taciz ve istismar, Kürt sorununda dozu artırılan şiddet, cezaevlerinin kapasitesini zorlayan kitlesel tutuklamalara eklendi. Gazetecilerin birçoğu bu yılı cezaevinde geçirdi.
Siyasi iktidar Ortadoğu’da bir emperyalistten diğerine koşarak boşluk doldurma esasına dayalı dış politikasında bölgede işlerin sarpa sarmasından başka bir rol oynamadığı gibi, savaş kışkırtıcısı pozisyonunu bu yıl da terk etmeyerek, komşularla ilişkilerinde gerilimi tırmandırdı. Bu durum Türkiye’yi sürekli toprak talebinde bulunan ilhakçı bir konuma sürükledi.
Kısacası 2017 dışarıda savaşın, içeride de gerilimin tırmandırılmaya çalışıldığı bir yıl oldu.
Fakat birçok yerde grevlere giderek, baskılara ve zulme karşı direnerek, gasp edilen haklarının peşine düşerek işçiler ve emekçiler bu yılı mücadele ile geçirdiler. Cam ve Saya işçilerinin grevinde; basın davalarında; akademisyenlerin yargılanması sürecinde; kadınların sokakları bırakmamasında; gençlerin mücadelesinde… Halkın gelişmelere karşı sessiz kalmayacağı açıkça görüldü.
2017’den 2018’e aktarılan bakiye; sömürüye, baskılara, yoğunlaştırılan korku atmosferine rağmen biriken mücadele olanaklarıdır.
2018 tek adam tek parti rejiminin temelinden yeşertilmeye çalışılan faşizmin püskürtüleceği bir yıl olacaktır!
2018 kölelik yasalarına ve açlık ücretlerine karşı mücadelenin yılı olacaktır!
2018 özgürlük, barış ve demokrasinin zamanı olacaktır!
2018 savaş ve sömürü politikalarını yıktığımız bir yıl olacaktır!
Bu dileklerle, bütün işçi ve emekçi yurttaşların yeni yılını kutluyor, mücadelelerinde başarılar diliyoruz.
SELMA GÜRKAN
Genel Başkan
