Yaralarımızı sarmak ve hesap sormak için örgütlenelim

Yaralarımızı sarmak ve hesap sormak için örgütlenelim

Yaralarımızı sarmak ve hesap sormak için örgütlenelim

MYK Üyemiz Yakup Aslandoğan ve GYK Üyemiz Halil İmrek Hatay’ın İskenderun’da halk buluşmaları gerçekleştirdi. Çeşitli iş kollarından işçiler bu toplantılarda sorunlarını ve çözümleri tartıştı.

Hatay’ın İskenderun ilçesinde EMEP MYK Üyesi Yakup Aslandoğan ve EMEP GYK Üyesi Halil İmrek, mahallelerde çadırlarda kalan emekçileri ziyaret etti. Çeşitli sokaklarda birçok depremzede ailenin katıldığı halk buluşmaları gerçekleştirildi. Demir çelik, inşaat başta olmak üzere çeşitli iş kollarından işçiler bu toplantılarda sorunlarını ve çözümleri tartıştı. EMEP MYK Üyesi Yakup Aslandoğan her buluşmada örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekerek, “Yaralarımızı sarmak için de hesap sormak için de örgütlenelim. Depremzede dayanışma dernekleri kuralım. Her mahallenin, her sokağın bir sorumlusu olsun” dedi.

Merkeze uzak kayalık zeminli ve tek katlı evlerin bulunduğu mahallelerde yıkım olmasa da Hatay merkezli ikinci depremin ardından yurttaşlar evde kalmaya korkuyor. Bahçelerine çadır kurmak isteyen mahalleliler çadır bulmakta zorlanıyor. ODTÜ Mezunlar Derneği’nin İskenderun’a gönderdiği çadırlar AFAD’ın ulaşamadığı depremzedelere ulaştı. Halen kendi imkanlarıyla kurduğu naylon çadırlarda kalan depremzedeler var. Özellikle hasta ve yaşlılar için güvenli ve sağlıklı barınma temel talepler arasında.

İskenderun’da İzmir, İstanbul, Ankara, Manisa, Eskişehir, Kayseri, Adana ve birçok ilden işçilerin, Ekmek ve Gül gruplarının, ODTÜ Mezunlar Derneği’nin, Gıda-İş, İletişim-İş ve BİRTEK-SEN’in dayanışma malzemeleri depremzedelere ulaştırılıyor. Depremzedeler üçüncü haftada halen devletin barınma, ısınma, iç çamaşırı, duş, hijyen malzemeleri, sağlık gibi sorunları çözemiyor olmasından şikayetçi. Toplanan 115 milyar yardımının nereye gittiğini sorgularken kira ve taşınma yardımlarının miktarına tepkili. EMEP MYK Üyesi Yakup Aslandoğan depremzede ailelerle gerçekleşen buluşmalarda yaraları sarmak için dayanışmanın önemini vurgularken, depremzedelerin hakkını alabilmesi ve hesap sorabilmesi için de depremzedelerin örgütlü mücadeleye girişmesi gerektiğini anlattı.

“DEPREMZEDELER HESAP SORMAK İÇİN ÖRGÜTLENMELİ”

Aslandoğan, hukuki mücadelenin meselenin sadece bir boyutu olduğunu belirterek, “Demokrasi İçin Hukukçular, bundan sonrasında verilecek hukuki mücadele için bir hazırlık içinde. Yalnız bu sadece hukukçular, sadece siyasi partiler, sadece sendikalarla yürütülecek bir mesele değil. Bu depremin asıl mağdurları örgütlenerek bu mücadelenin bir parçası olmak zorunda. Mahallelerde, sendikalarda, derneklerde örgütlenecek. Her sokaktan bir temsilci seçecek. Dilekçe mi toplanacak, dava mı açılacak, ne yapılacaksa depremzedeler bir dayanışma ağı ile örgütlü bir biçimde bunu yürütecek. Depremzedeler bir dayanışma derneği kurmalı ve hakkını örgütlü bir biçimde ararken hesabı da birlikte sormalı. Biz Emek Partisi olarak mücadele deneyimlerimiz ve tüm imkanlarımızla depremzedelerin vereceği bu mücadelede depremzedelerin yanındayız” diye konuştu.

“HALK BİRLİK OLMAZSA AYNI ACILARI TEKRAR YAŞARIZ”

Yıkılan evlerin sorumlularının yargılanması ve kentlerin yeniden inşasında halkın söz sahibi olması için halkın söz sahibi olması gerektiğini belirten Aslandoğan, “Bu evlerin yerine aynı çürük binaların yapılmaması için halk bu işin takipçisi olmak zorunda. Bireysel değil örgütlü bir şekilde kentin yeniden inşasında meslek odaları, sendikalar, tarihçiler, sosyologlar, bilim insanları, dernekler, siyasi partiler ve elbette burada yaşayan halk kentin yeniden inşasında birlik olmazsa aynı acıları tekrar tekrar yaşarız” dedi.

Kaynak: Evrensel Gazetesi

Paylaş: