Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı (CIPOML) 28. Genel Oturumu Sonuç Bildirgesi
28. CIPOML Konferansı, işçi sınıfı ve halkları burjuvazi ve emperyalizme karşı birlik ve mücadeleye çağırıyor!
28. CIPOML Konferansı, rakip bloklar olarak birleşmekte olan emperyalistler arasındaki kapışmanın giderek sertleştiği koşullarda toplandı. Üç günlük verimli bir çalışma yürüterek işçi sınıfı ve halklarımızın gündemindeki sorunları tartışan Konferansımız sorunların çözümlerine ilişkin kararlarını ittifakla aldı.
Konferansımız; dünya işçi sınıfı ve emekçi halklarının birlik ve mücadelelerini saptırıcı içerikli bütün karalayıcı, aldatıcı görüş ve eğilimlere karşı uzlaşmaz açık ideolojik mücadele yürütme kararlılığındadır.
*
Dünyanın emperyalistlerin değişen güçlerine göre ekonomik olarak yeniden paylaşılmasında küçümsenemeyecek gelişmelere tanık oluyoruz. Rusya, Ukrayna’nın ABD ve AB yayılmasına açılmasıyla NATO üyeliğinin gündeme gelmesine tahammül göstermedi. Bu ülkeyi işgale girişti. Şimdi Ukrayna’da bir yanda ABD, İngiltere ve Avrupalı ülkelerle savaş örgütleri NATO, karşılarında ise Çin tarafından desteklenen Rusya’nın yer aldığı bir emperyalist savaş sürüyor. ABD ve İngiltere’yle Japonya, Avustralya, Kanada ve Avrupalı emperyalistlerin tüm desteğini arkasına alan İsrail topraklarını işgal ettiği Filistin halkına karşı pervasız bir saldırı savaşı yürüterek cenosit uyguluyor. İsrail Siyonizminin ABD başta olmak üzere emperyalistlerin büyük çoğunluğunca desteklenen saldırganlığı dünya halklarını ayağa kaldırarak, emperyalistler arasındaki ilişkileri de kapsayarak tüm dünyayı etkiliyor. Suriye’yle Libya’da emperyalistler vekilleri aracılığıyla savaşırken, Afrika’da süren yerel çatışmalarla ardı ardına gerçekleşen darbeler emperyalistlerin kıtanın yeniden paylaşılmasına yönelik çatışmalarının sürdüğünün birer kanıtı. Çin örneğin, Asya’nın yanı sıra Afrika ve Latin Amerika’da bu kıtaların egemen emperyalistleriyle boy ölçüşüyor artık. Yatırımları, verdiği borç ve kredilerle özellikle Amerikan emperyalizmine meydan okuyor. Şimdilik aldığı yanıt, giderek tırmanan ticaret savaşlarını, tedarik zincirleri ve nakliye yollarının yenilenmesi ve yatırım ve teknoloji transferine konan engellerin izlemesi oluyor.
Emperyalistlerin birbirleriyle boy ölçüşmeye yönelmeleri silahlanma harcamalarındaki artışta görülüyor. Dişinden tırnağına kadar silahlı olan emperyalistler Ukrayna türü savaşlarda eski silah stoklarını tüketirken yeni silahlarını deniyor ve silah üretimine hız veriyorlar. Emperyalistler sadece silahlanmaya hız verip askeri sınai komplekslerini devasa yatırımlar yapmakla kalmıyorlar, militarizmi her alana yaygınlaştırarak kapitalist toplumun militarizasyonuna giriştiler.
Emperyalistler arası çekişmenin bu doğrudan sonuçları dünya ekonomisi olumsuz etkiliyor. Kısa vadede kapitalist üretimi canlandırıcı etkide bulunsa da halkın sırtına yıkılan –üretken olmayan– silah üretimine yönelik harcamalar gerçekte ekonomiyi tahrip edici rol oynuyor. Üstelik sadece Rusya’dan gaz almayı durduran Almanya iki yıldır ekonomisini toparlamaya çalışmakla kalmıyor. Geçen yıldan başlayarak dünya ticaret hacminin büyüme oranı düşüyor. Büyüme oranlarındaki yavaşlama sanayi üretimi için de geçerli. Üstelik iki büyük Amerikan bankasıyla bir büyük İsviçre bankası yeni iflas ettiler. Bu güncellikleri, kapitalizmin genel çürümesinin belirtileri.
Kapitalist ekonominin gelişmesindeki yavaşlamanın tek nedeni emperyalistler arasındaki çelişme ve çatışmalar değil kuşkusuz. Sömürü ve yağmaya dayalı kapitalist emperyalist sistem durmaksızın kriz üretiyor. Kapitalist üretimin amacı tekellerin kârını artırmak ve bu, bütün kötülüklerin kaynağı. Emperyalistler arasında giderek keskinleşen çelişki ve çatışmalar, bir örneğine 2021’de tanık olunan kapitalist krizlerle birlikte kapitalizmin genel krizini derinleştiriyor. Kapitalizmin genel kriziyse onun ekonomik, mali, sosyal, siyasal… tüm çelişkilerini ve etkilerini ağırlaştırıyor.
Sertleşen emperyalistler arasındaki çelişkilerin ağırlaştırdığı dünya ekonomisinin sorunlarıyla tekelci sömürü ve dayatmalar, sömürülen kitlelerin yaşam ve çalışma koşullarını zorlaştırıyor.
Uluslararası burjuvazi ve kapitalizmin ideologlarının barış ve refah vaat eden eski iddiaları çoktan müzelik oldu. Enflasyonu tırmandırıp yeniden durgunluğa doğru sürüklenen kapitalizmin egemenliği, toplumsal sorunların bu sistem içinde çözülemeyeceğini doğruluyor. Gerçek ücretler düşüyor, gelişmiş kapitalist ülkeler de dahil yoksulluk genelleşip yayılıyor.
Dünya işçi sınıfı ve ezilen halklar, ücretlerin düşmesi, sosyal hizmetlerde kesintiler ve yeni zamlarla vergilerin yol açtığı yoksulluğun kıskacında. Beslenme, barınma, ısınma ihtiyaçlarını karşılamada giderek daha çok zorlanıyorlar.
Kapitalizmin kötülükleri ve burjuvazinin işçilerle halklara saldırısının doğrudan bir sonucu dünya işçi hareketinde tanık olunan canlanmadır. Artık, proletarya en gelişmiş ülkelere varıncaya kadar, kendisini hedef alan kapitalist saldırganlığa karşı tutum alıyor. ABD ve İngiltere’yle Fransa’daki kitlesel işçi hareketi ve grevler saldırıların yanıtsız kalmadığının kanıtı.
Gelişen proletarya hareketine karşı burjuvazi birçok ülkede yüzündeki “demokrasi” maskesini atma ve faşizmi yeniden piyasaya sürme eğiliminde. Yeni gerici önlemlerin yasalaştırılması birbirini izliyor ve faşizme karşı mücadele ihtiyacı büyüyor. Faşizme karşı mücadele, burjuvazi ve emperyalizme karşı mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Öte yandan, dünyayı yeniden paylaşma derdine düşen emperyalistlerden hiçbiri proletarya ve halkların dostu değil. Tümü, sömürücü ve yağmacıdır. Uğraşları, birbirleriyle dalaşarak, halkların zenginliklerine el koymak ve egemenlik alanlarını genişletmektir. Halkların dostu olduklarını ve yardımlarına geldiklerini iddia edenler sadece yalan söylüyorlar.
Emperyalist mihrakların bloklaşarak birbirinin boğazına sarılmasının hiçbir iyi yönü yok. Emperyalistlerin dünyayı yeniden paylaşarak halkları yağmalama hırsı sadece yeni bir emperyalist savaşı hazırlar. CIPOML, dünya halkalarını yaklaşmakta olan 3. Dünya savaşı tehlikesine karşı uyarıyor.
CIPOML, dünya işçi sınıfı ve ezilen halklarını, zenginlik kaynaklarına göz diken bütün emperyalistlere karşı mücadeleye çağırıyor.
CIPOML; başta Filistin, Kürt, Küba ve Venezuela halkları olmak üzere bütün ezilen halklar ve kurtuluş mücadelelerini desteklediğini bir kez daha ilan ediyor.
Konferansımız; bütün ülkelerden işçileri hiçbir burjuva partisi ve emperyaliste umut bağlamadan kapitalizme karşı mücadeleye ve sermayenin egemenliğini devirmek için birleşip örgütlenmeye çağırıyor.
Konferansımız; ezilen dünya halkları ve uluslarını sosyal ve ulusal kurtuluş mücadelelerini yükseltmeye çağırıyor.
28. CIPOML Konferansı Sonuç Bildirgesi
