EMEP Antep’te işçilerle yerel seçim toplantısı yaptı: Üreten biziz şehri yönetmeye de aday olmalıyız

EMEP Antep’te işçilerle yerel seçim toplantısı yaptı: Üreten biziz şehri yönetmeye de aday olmalıyız

EMEP Antep’te işçilerle yerel seçim toplantısı yaptı: Üreten biziz şehri yönetmeye de aday olmalıyız

EMEP Antep İl Örgütü işçilerle “Nasıl bir yerel yönetim?” gündemli toplantıda bir araya geldi. İşçiler yaşamlarının hiçe sayıldığı bir yerel yönetim anlayışına eleştirilerini dile getirdi.

Emek Partisi Antep İl Örgütünün çağrısı ile çeşitli fabrikalardan onlarca işçinin katıldığı yerel seçimler üzerine bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda işçiler hem Antep’teki belediyelere dair değerlendirmeler yaptı hem nasıl bir yerel yönetim olmalı sorusunu tartışarak yerel seçimlere nasıl hazırlanmak gerektiğine dair konuştu.

Fabrikalarda yerel seçimlerin işçiler arasında nasıl konuşulduğuna dair söz alan ve AKP’ye oy verdiğini söyleyen Eruslu işçisi, direnişleri hatırlattı. İşçi ‘‘İşçiler Fatma Şahin’i pek sevmiyor, Şireci’de iyiden iyiye gösterdi yüzünü. Ama pek çoğu sırf AKP’li diye yine oy verecek. Tahmazoğlu için aynı şeyi düşünmüyorlar mesela. Tahmazoğlu bağımsız da girse oy verirler ona” dedi.

“SOSYAL YARDIMLARLA HALKI KANDIRIYORLAR”

Bir başka Eruslu işçisi ise belediyenin yaptığı sosyal yardımlara dikkat çekerek, ‘‘Ufak tefek yardımlarla halkı yanlarına çekme peşindeler. Sosyal yardımlarla halkı kandırıyorlar. Dinin etkisi de fazla tabii. Ama çok Müslüman olsalar namaza 100 araçla gitmezler, 1000 odalı sarayda yaşamazlar. İsraf bunların hepsi” diye belirtti.

YEREL YÖNETİMLER YANDAŞA PEŞKEŞ DERDİNDE

“‘Yol, köprü yaptı diye belediye başkanı övülmez, kardeşim bunlar zaten onun yapması gereken şeylerin en basiti değil mi?” diye soran Yakut Halı işçisi, emekçi mahallelerinde var olan altyapı sorunlarının ise çözülmediğini söyledi. Antep’te işçilerin en büyük sorunlarından birinin barınma meselesi olduğunu ifade eden işçi, ‘‘Belediye her tarafı imara açıp yandaşlarına peşkeş çekmek derdinde. Eskiden bir işçi, kendini çok zorlamadan kooperatiflerle ev sahibi olabiliyordu. Belediyeler de böyle projeler yapardı. Ama şimdi size soruyorum, ev almak mümkün mü?” dedi. Bir işçi ise ‘‘10 yıldan fazla zamandır çalışıyorum, şimdiye kadar ev alamadım bu gidişle de alamam zaten” diye yanıt verdi.

PATRONDAN DEĞİL İŞÇİDEN YANA BİR BELEDİYECİLİK

Yerel yönetimlerin nasıl olması gerektiğine dair tartışma yürüten işçiler, ‘‘Bu kent işçi emekçi kenti. Sadece organize sanayi bölgelerinde 250 binden fazla işçi çalışıyor. Ama şehirde işçilerin yaşamlarının hiçe sayıldığı bir yerel yönetim anlayışı var” dedi.

Bir işçi düşüncelerini şöyle ifade etti: ‘‘Nasıl bir belediyecilik anlayışı olmalı? Bir kere patron sevici değil, fabrikada grev olunca işçiye destek olan, çadırını yemeğini getiren, ailesine destek sağlayan bir anlayış olmalı. ‘Ben patronun değil işçinin yanındayım’ diyebilmeli”

AKP seçmeni olduğunu söyleyen işçi ise belediyenin ulaşılabilir olmasının önemli olduğunu vurgulayarak, ‘‘Dün milletvekili Sevda Karaca’ya (EMEP Antep Milletvekili) sosyal medyadan mesaj attım. İki dakikada döndü mesajıma hem şaşırdım hem çok mutlu oldum. Ama Fatma Şahin’i gidip görmek isteyene kadar canım çıktı. Zaten göremedim de” şeklinde konuştu.

“UYUŞTURUCU SORUNUNA DAİR HİÇBİR ÇALIŞMA YOK”

Omega Tekstil’de çalışan bir genç işçi ise ‘‘Mahallelerde uyuşturucu sorunu büyüyerek devam ediyor. Öyle ki hepiniz bilirsiniz fabrikalarda bile çok fazla. İşçiler ve onların çocukları da bu bataklığın içerisinde. Şehirde bir tane AMATEM var, o da şehrin dışında zaten. Mahallelerde özellikle gençlerin vakit geçirebilecekleri alanlar yok. Spor sahaları, kütüphane gibi yerler yok. Ya da uyuşturucu kullanımını önlemek için de hiçbir çalışma yok” diyerek belediyelerin bu soruna karşı harekete geçmesi gerektiğine dikkat çekti.

“YEREL YÖNETİMLERİN GÜNDEMİNDE İŞÇİLERİN YAŞAMI YOK”

EMEP İl Başkanı Abdullah Çiloğlan, Fatma Şahin’in Şireci direnişinde yaptığı grev kırıcılığını hatırlatarak şöyle konuştu: ‘‘Antep’te sıcağın tavan yaptığı günlerde işçiler direnişe geçti. İşçiye gölgelik olsun diye bir çadır bile yollamayanlar gelip işçilere patronu övdü, işçileri çalışmaya zorladı. İşçiler sabahın köründe karda kışta durak bile denilemeyecek yerlerde kalabalık bir şekilde servislerini bekliyorlar. Neden işçi duraklarında işçilerin bekleyebileceği nitelikli alanlar yapılmıyor? Çünkü yerel yönetimlerin gündeminde işçilerin yaşamı yok.”

Mahallelerin durumuna da dair de konuşan Çiloğlan, ‘‘İşçilerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde sürekli elektrik kesintileri yaşanıyor. Yığınla altyapı problemi var. Yine aileler geçinemedikleri için çalışmak zorunda kalıyorlar ancak mahallelerinde çocuklarını bırakabilecek kreşler olmadığı için genellikle kadınlar çalışamıyorlar” şeklinde ifade etti.

“İŞÇİLER SEÇENEKSİZ DEĞİL DEMEMİZ LAZIM”

Birçok işçinin söz aldığı toplantıda yerel seçimlere işçi adaylarla hazırlanmak gerektiği tartışması da yürütüldü. Çiloğlan, ‘‘Üreten biziz, bu şehri yönetmeye de aday olanın biz olması gerekiyor. İşçi kentini işçilerin yönetmesi gerektiğini daha fazla işçi emekçi ile tartışmalıyız. Kazanıp kazanmama tartışması bizim için tek başına bir tartışma olamaz. Bu şehrin işçi ve emekçilerini kendi seçeneklerini ortaya çıkarmaları ve halkçı bir belediyecilik anlayışının hayata geçmesi için mücadelenin bir parçası olmaya ikna etmemiz lazım. ‘Antep’te işçiler seçeneksiz değil’ dememiz ve dedirtmemiz lazım” diye konuştu.

Çiloğlan son olarak, ‘‘Partimiz işçi adaylarla seçime hazırlanıyor, bu toplantıları da sürdüreceğiz. Bu kenti işçiden emekçiden yana halkçı bir belediyecilik ile yönetmeye aday olan bütün işçi ve emekçilere de çağrımız şudur: Gelin, birlikte değiştirelim, birlikte yönetelim” dedi.

Paylaş: