Ağrı’nın Diyadin ilçesinde HDP ve DBP tarafından düzenlenen ‘Bahar Şenliği’nde PKK gerillalarının seçimlerde HDP’ye oy verilmesi propagandası yapacağı iddiasıyla yapılan askeri yığınak ve ardından yaşanan olaylarda HDP Diyadin İlçe eski Eş Başkanı Cezmi Budak’ın katledilmesi açık bir provokasyondur.
Daha Ağrı’da olaylar yaşanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sakarya’da bu olaylardan HDP’yi sorumlu gösteren açıklamalar yapması, bu provokasyonun arkasındaki adresi göstermektedir. Dün barış için gerekirse ölümü göze alacağını söyleyen Erdoğan, bugün seçimlerden istediği sonucu alamayacağını gördüğü için yeniden gençlerimizin kanı üzerinden siyaset yapmaya başlamıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi Başbakan Davutoğlu ve müzakereden sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan da çatışmalar üzerinden halklar arasında düşmanlığı kışkırtıcı ve milliyetçi oyları kazanmaya dönük açıklamalar yapmıştır. KCK yöneticilerinin artık Türkiye ile savaşmak istemediklerini ilan ettikleri bir zamanda yaşanan olaylar ve yapılan bu açıklamalar, Erdoğan ve AKP’nin HDP’nin seçimlerde barajı geçmesini engelleyerek kendi siyasi istikballerini sağlama almak için çatışmasızlık ve barış sürecini kurban etmeye hazır olduklarını gözler önüne sermektedir.
Ağrı Diyadin’de yaşanan olaylar, her fırsatta seçimlerden ve demokrasiden söz eden Erdoğan ve AKP’nin seçim sürecinde artık kendi düzenlerinin sonunun geldiğini gördükleri için provokasyonlar peşinde koştuklarını/koşacaklarını gösteriyor. Halkın büyük kesiminin karşı çıkmasına rağmen her türlü hak alma eylemini “terör eylemi” olarak gösteren iç güvenlik yasasının çıkartılması, Erdoğan’ın Ergenekoncu paşalar ile ilişkileri düzeltme ve işbirliğine yönelik adımlar atması, Erdoğan-AKP’nin yeni Türkiye’sinin yeni bir baskı rejiminden başka bir şey olmadığının kanıtıdır. Seçimlerde AKP’nin Kürdistan’da, dün JİTEM’le işbirliği yapan aşiret reislerini-korucuları aday göstermesi de bu tabloyu tamamlamaktadır. Amaç, Erdoğan’ın tek adam olacağı, tek parti iktidarına dayalı bir tek adam-tek parti rejimidir. Diyadin’deki kışkırtma sonrası yeniden gençlerimizin kanının dökülmesi, Erdoğan-AKP’nin bu tehlikeli oyununa karşı Türk ve Kürt halklarımızın, bütün emek ve demokrasi güçlerinin uyanık olmasını ve barıştan yana tutum almasını zorunlu kılmaktadır.
Emek Partisi Kürdistan Örgütü olarak, Ağrı Diyadin’deki provokasyonu kınıyor ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Başta Ağrı valisi olmak üzere bu olaylarda sorumluluğu olan tüm devlet yetkilileri görevlerinden alınmalı ve olayların aydınlatılması için soruşturma başlatılmalıdır. Bütün emek ve demokrasi güçlerini, barış ve kardeşlikten yana Türk, Kürt her milliyetten halk güçlerini bu provokasyona karşı sesini yükseltmeye ve bu tehlikeli oyuna karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.
EMEK PARTİSİ
KÜRDİSTAN ÖRGÜTÜ
