AS PLASTİK PATRONU, “GEREKİRSE CEZAMI ÖDERİM AMA SİZİNLE
ÇALIŞMAM” DEME CESARETİNİ NEREDEN ALMAKTADIR?
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, İstanbul Hadımköy’de bulunan As Plastik
fabrikasında Petrol-İş İstanbul 1 No’lu Şube ile As Plastik yönetimi arasında yürütülen toplu
iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması ve alınan grev kararının ardından 6
işçinin işten çıkarılmasını Bakan Işıkhan’a sordu.
180’e yakın işçinin çalıştığı bu fabrikada, Toplu İş Sözleşmesi sürecinde işçilerin birliğini ve
özgüvenini zayıflatmak isteyen As Plastik patronunun, öncü işçiler ve temsilciler başta olmak
üzere toplamda 6 işçiyi tazminat haklarını gasp ederek işten çıkardığını vurgulayan Bayhan,
“Sizin yüzünüzü görmek istemiyorum. Cezası neyse öderim, gerekirse burayı yakarım ama
seninle çalışmam” şeklinde işçilerin tehdit edildiğini ifade etti. İşçileri yıldırmak için her türlü
yöntemi deneyen As Plastik patronunun, “Sadece bir temsilci kaldı, onu da göndereceğiz”
diyerek işçilerin anayasal hakkı olan sendikalaşma ve sendikal faaliyet yürütme haklarını hiçe
saydığını vurgulayan Bayhan, “As Plastik patronu, “Gerekirse cezamı öderim ama sizinle
çalışmam” deme cesaretini nereden almaktadır? Bakanlığınız, sömürücülerin keyfi kurallarını
anayasal haklardan üstün gören bu tür davranışları engellemeye yönelik caydırıcı yaptırımlar
içeren bir düzenleme yapmayı planlıyor mu?” diye sordu.
As Plastik işçilerinin 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü mücadelenin, patronun hem yetki
itirazına hem de “sendikasız sözleşme” dayatmasına karşı çeşitli eylemlerle devam ettiğini,
işçilerin üretimi durdurarak işten çıkarılan sendika üyesi işçiyi geri aldırmayı başardığını
hatırlattı. Bayhan, grev sürecinde patronun hamlelerine karşı işçilerin uyanık kalmaları,
birliklerine güvenmeleri ve kararlılıkla mücadele etmeleri konusunda önemli deneyimler
biriktirdiğini vurgulayarak şu soruları Bakan Işıkhan’a yöneltti:
As Plastik patronu, “Gerekirse cezamı öderim ama sizinle çalışmam” deme cesaretini
nereden almaktadır? Bakanlığınız, sömürücülerin keyfi kurallarını anayasal haklardan
üstün gören bu tür davranışları engellemeye yönelik caydırıcı yaptırımlar içeren bir
düzenleme yapmayı planlıyor mu?
İnsanca çalışma koşulları ve insanca yaşanacak bir ücret talebiyle anayasal hakkını
kullanarak sendikalaşan As Plastik işçilerinin keyfi bir şekilde işten çıkarılmasının
yolunu açan 4857 sayılı Kanun’un 25/2 işten çıkarma kodunun kullanımı,
Bakanlığınız tarafından denetlenmekte midir? Yapılan hukuksuzluğa son verilmesi
için Bakanlığınız, işçilerin geri alınması sürecinde aktif bir rol üstlenmeyi ve
sorumluluklarını yerine getirmeyi düşünüyor mu?
Artan pahalılık, yüksek enflasyon ve açlık sınırının altında ücretlerle yaşam
mücadelesi veren işçilerin, toplu iş sözleşmesi hakkını elde etmek için sendikalaşma
eğilimleri artmıştır. Ancak bu haklarını fiilen engellemek için işyerlerinde tazminat
hakkını ortadan kaldıran kodlar, işten çıkarmalar, baskı, mobbing ve tehditlerle
oluşturulan çalışma rejimi, neredeyse tüm fabrikalarda bir “kural” haline gelmiştir.
Anayasa’nın 51. ve 52. maddelerini ve uluslararası sözleşmeleri ihlal ederek fabrikada
kendi keyfi yasalarını işleten, fiilen işçilerin anayasal haklarını kullanmasını
engelleyerek suç işleyen As Plastik patronları için inceleme başlatarak müfettiş
görevlendirmeyi düşünüyor musunuz?
Toplu İş Sözleşmesi sürecinde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle As Plastik patronu,
işçileri teker teker kenara çekip “İmzalamazsanız lokavt ilan ederim. Ben düze çıkarım
ama siz iş bulamazsınız” diyerek tehdit etmekte ve kendi sözleşme taslağını
imzalamaları konusunda işçilere baskı yapmaktadır. Bakanlığınız, zor ve tehdit
yoluyla Toplu İş Sözleşmesi sürecini baltalayan ve işçileri sefalet ücretine razı olmaya
zorlayan As Plastik patronları hakkında bir işlem başlatmayı düşünüyor mu?
