Emek Gençliğinin: Yan yana gelince taleplerimiz gerçek oluyor

Emek Gençliğinin: Yan yana gelince taleplerimiz gerçek oluyor

Emek Gençliğinin: Yan yana gelince taleplerimiz gerçek oluyor

Emek Gençliğinin “Eğitime bütçe, söz hakkı öğrenciye, demokratik ÖTK’ler için mücadeleye” kampanyasıyla yan yana gelen öğrenciler, kampüslerindeki sorunları bir araya gelerek aşabileceklerini anlattı.

Emek Gençliğinin güz döneminde bütçenin eğitime ayrılması, söz hakkının öğrenciye verilmesi ve demokratik öğrenci temsilcili kurullarının kurulması çağrısıyla başlattığı kampanyanın sonuna geliniyor. Ankara’da birçok üniversitede öğrencilerin sorunları etrafında büyüyen kampanyada pek çok talep belirlendi.

Kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında üniversitelerde hijyen sorunlarından, tüm hizmetlerin niteliğinin düşmesine kadar pek çok problem ortaya çıkarken, tasarruf yine eğitimin niteliğinden yapıldı. Şimşek programının üniversitelere yansıması gittikçe daha yakıcı hâle gelirken, öğrenciler de bu sorunları karşı talepleri etrafında mücadele etti.

Bilkent öğrencileri sayısı yarı yarıya azaltılan ringlere karşı yapılan forumlarda bir yandan öğrencilerden yapılan ‘tasarruflar’ bir yandan ise kampüste süren inşaatlar konuşuldu, öğrenciler ‘Para var ama öğrenciye değil!’ dedi. Bilkent öğrencileri eylemleriyle ringlerini geri aldı. Hacettepe öğrencileri ise kampanya kapsamında 1700’ü aşkın imza topladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencilerinin gündeminde de rektör atamalarına karşı demokratik üniversite ve bütçenin eğitime ayrılması talebi vardı. Ankara Üniversitesi öğrencileri ise kampanya kapsamında ÖTK’nin görevi ve değiştirici etkisine dair anket düzenleyerek sonuçlarını paylaştı. Öğrenciler, sorunlara karşı mücadeleyle geçen dönemi Evrensel’e anlattı.


“GÜVENLİ KAMPÜS İÇİN SÖZ HAKKI KADINLARA”

Hacettepe Üniversitesi Kadın Çalışmaları Topluluğundan bir öğrenci

ÖTK’nin demokratikleşmesi için yapılan imza kampanyasında üniversitelerde barınma, yemek gibi temel hakların elimizden alınmasına tepki gösterdik. Bunların yanında kadın öğrenciler olarak artan cinsel tacizle nasıl mücadele edeceğimizi konuşmalıyız. Mevcut iktidar ve uzantısı atanmış rektörlerin uyguladıkları cezasızlık politikaları tacizcilere güç veriyor. Kadınlar olarak kampüslerde fakülte fakülte dayanışmamızı büyüterek mücadelemizi güçlendirebiliriz. Öğrencilere ayrılmayan bütçeler kadınlar için daha büyük tehlike oluşturuyor. Burs alamayanların okulu bırakarak işe girmeleri gerekebiliyor. Hacettepeli kadınlar olarak tüm cezasızlık politikalarının karşısında sınıf sınıf imza topladık. Çünkü öğrencilere ayrılan bütçelerin öğrencilerin faydasına kullanıldığını bilmek istiyoruz. Etkin CİTÖK ve güvenli kampüsler istiyoruz. Haklarımızdan vazgeçmiyoruz.

TEKNOKENTLERE DEĞİL ÖĞRENCİLERE BÜTÇE!

Hacettepe Elektrik Elektronik Mühendisliği öğrencisi

Üniversitelere ayrılan bütçelerin öğrencilerin ihtiyaçlarına harcanmadığı aşikar. Buna ses çıkarmak için Hacettepeli öğrenciler olarak demokratik bir üniversite ve adil bir bütçe için imza topladık. Mühendislik fakültesinde imza veren öğrenciler laboratuvarlardaki ekipman yetersizliğinden, araştırmalara yeterli kaynak ayrılmamasından, öğrencilerin toplulukları yerine rektöre yakın topluluklara bütçe verilmesinde, sınıflardaki eksikliklerden yakındı. Teknokent gibi yerlere kaynak aktarılması da büyük tartışma konusu yarattı. Bu kampanyada kampüsümüzdeki durum üzerine talepler oluşturarak demokratik bir Hacettepe için birlik olabileceğimizi gösterdik.

NEDEN İLK ‘TASARRUF’ EĞİTİMDEN?

ODTÜ İktisat 2. sınıf öğrencisi

Geçtiğimiz günlerde bölüm başkanlığı ‘ECON302’ kodlu dersin artık açılmayacağını duyurdu. Bu antidemokratik karar ile bizi baskı altına soksa da kararın arkasında oldukları belirtildi. Bizlerden tüm kaygıları kenara bırakarak ders çalışmamız, derslerden ikinci bir şansı elde edebilmek için bir yıl beklememiz isteniyor. Her sene mezun sayısında belirgin bir azalış olurken bu sayının daha da azalacak olması ile karşı karşıyayız. Bu kararın akademik kadromuzun yetersizliğinden ötürü alındığı söylendi. Aklımıza hemen ‘Neden akademisyen alınmıyor?​’ sorusu geliyor. İktisat öğrencileri olarak mevcut ekonomi politikaları doğrultusunda, tasarruf tedbirleri kapsamında bölümümüze ayrılan bütçenin yetersiz olabileceğini aklımıza getiriyoruz. Bu okulun her köşesinde hissediliyor: tuvalet kağıdı, sabun gibi en temel gereksinimlerimizin dahi karşılanamadığını, idari kesimde fotokopiden kesintiye gidildiğini biliyoruz. Tasarruf tedbirlerinin onlarca kalem yerine neden eğitimde, üniversitelerde uygulandığı ise merak konusu. Bizler öğrencilerin de karar mekanizmasına dahil edildiği öğrencilerin temel eğitim haklarına kolayca erişebildikleri bir üniversite istiyoruz. 


EĞİTİME BÜTÇE İÇİN ÖĞRENCİLERE SÖZ HAKKI!

ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi

ODTÜ THBT Halk Tiyatrosu Alt Biriminde aktif bir üyeyim. Tiyatro çalışmalarımız genellikle geç saatlere kadar sürdüğü için yurda dönüşümde ring bulunmaması büyük bir problem yaratıyor. Yurda geç kaldığımda tutanak tutuluyor, savunma isteniyor. Topluluk çalışmasında olduğumu belgelemek, bürokratik engellerle uğraşmak oldukça yorucu. Bölümde yaz okulunda derslerin açılmaması ciddi bir sıkıntı. Bunun yanında havasız ve yetersiz amfiler, kirli tuvaletler, öğrenci kapasitesini karşılamayan laboratuvarlar, eksik ders materyalleri eğitimi zorlaştırıyor. Bazı dersler ağır olsa da yeterli kaynak sunulmuyor. Bu sorunların temel kaynağı eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği. Üniversite bütçesinin kullanımında öğrencilerin söz hakkı olmaması da bu sorunların çözümünü zorlaştırıyor. Öğrenciler ihtiyaçlarını ve taleplerini dile getirme konusunda yeterince etkili bir mekanizmaya sahip değil. Sorunların çözümü için öncelikle söz sahibi olabileceğimiz mekanizmalar kurulması gerekiyor. Örneğin, Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde bir grup arkadaşımızla birlikte öğrenci temsilciliği kurulması için bir toplantı düzenledik. Bu süreçte arkadaşlarımıza karşılaştığımız sorunları ve bu sorunların nedenlerini anlatıyor, çözüm için birlikte hareket etmeye çağırıyoruz.


TALEPLERİMİZ İÇİN DAYANIŞMAYA!

Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler öğrencisi

Eğitim ücretleri, yemekhane zammı, yurt fiyatları artar mı endişesi, burslara zam gelecek mi düşüncesi gibi birçok sorun dönem boyunca aklımda dönüp duruyor. Protestolar sonucu ulaşım haklarına geri dönüldüğünü hatırlatmakta fayda var. Önceki dönemlere kıyasla öğrenciler daha duyarlı ve dayanışma halinde. Daha neyi bekliyoruz? Taleplerimiz için bütün üniversiteleri dayanışmaya çağırıyorum. 


KULÜP ETKİNLİKLERİNİ KAMPÜSTE YAPAMIYORUZ

Bilkent Üniversitesi Sinema Topluluğu üyesi

Kariyer kulüpleri dışında en yüksek bütçeye sahip kulüplerden biriyiz ama buna rağmen bütçemiz yetersiz. Bütçe yetiştirebilme sıkıntısıyla istediğimiz etkinlikleri yapamıyoruz ve bu sebeple kulüp amacını gerçekleştiremiyor. Kampüs dışında ücretsiz gösterimler yapabileceğimiz yerler bulabilirken kampüs içerisinde böyle bir imkan bulamıyoruz. Bu sebeple bazı etkinliklerimizi kampüs dışında yapmak zorunda kalıyoruz.


BÜTÇE KAMPÜSE YANSIMIYOR

Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi

Ankara Üniversitesi merkezi bütçeden en fazla pay alan alın üniversitelerden olmasına rağmen bu bütçenin karşılığını kampüslerimizde göremiyoruz. 70 bin öğrencinin olduğu üniversitede 2 bin kapasiteli yurtlarla, asla çözülmeyen güvenlik sorunlarıyla dolu bir üniversite hayatı geçiriyoruz. Bunlardan kurtulmak yan yana gelmek ve bunları tartışmak, daha fazla kişiye anlatmak zorundayız. Konfor alanından çıkmak ve üniversitemizdeki koşullara karşı birleşmenin yollarını aramak zorundayız. Geçtiğimiz süreçte yapılan anket çalışmaları ve “Eğitime bütçe, söz hakkı öğrenciye, demokratik ötk’ler için mücadeleye” kampanyasıyla bir araya gelmemizin sebebi bu ihtiyaçlarımızdı. Bunları daha da yaygın yapmamız gerekiyor.

Paylaş: