EMEK PARTİSİ GÖÇ KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ
Emek Partisi, 18 Aralık Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla “savaş ve yoksulluk kıskacında göç ve birlikte mücadele olanakları” başlıklı konferansı İzmir’de 22 Aralık tarihinde gerçekleştirmiştir. Konferans, özellikle Suriye merkezli savaşın ve bölgesel gelişmelerin hızlandığı, emperyalist müdahalelerin derinleştiği, halkların acı ve yoksulluk içinde bırakıldığı bir dönemde birlikte mücadele olanakları ve birlikte örgütlenme üzerine tartışmalar yapılmış, sonuçlar çıkarılmıştır.
Video link: https://www.youtube.com/watch?v=KFbHnYeeLdA
Siyasal Koşullar
Emperyalist güçler, Ortadoğu’daki çıkarlarını korumak ve genişletmek için savaş, çatışma, etnik ve dini bölünmeleri körüklemeye devam etmektedir. Suriye’de 2011’den bu yana süren savaş hem bölgeyi istikrarsızlaştırmış hem de milyonlarca insanı yerinden etmiştir. Türkiye ise Suriye’de uyguladığı politikalarla emperyalizmin bölgesel planlarına hizmet etmekte; selefi örgütlerle işbirliği yapmakta ve Rojava’da Kürt halkının kazanımlarına yönelik tehditlerini ve savaş politikalarını sürdürmektedir. Rojava’ya yönelik askeri operasyonlar ve Suriye’nin kuzeyinde oluşturulan “güvenli bölge” politikaları ise halkların barış ve kardeşlik içinde yaşamasını engellemektedir.
Bu süreçte, çatışmalar ve savaşın yanı sıra kuraklık, ekonomik krizler ve siyasi baskılar da göçün temel nedenleri arasında yer almakta, milyonlarca insan yerinden edilmekte ve ucuz işgücü olarak sömürüye açık hale getirilmektedir.
Türkiye’nin Politikaları
Türkiye, göçmenleri kendi iç ve dış politikasında bir koz olarak kullanmaktadır. Göçmen iş gücünü ucuz emek olarak değerlendiren iktidar ve etrafındaki gerici güçler, mültecileri hem ekonomik hem de siyasi bir araç olarak görmektedir. Aynı zamanda, yerli ve göçmen işçileri karşı karşıya getirerek, emeğin bölünmesini teşvik etmektedir. Burjuva muhalefet milliyetçi, şoven ve kimi zaman ırkçı söylemlerle hareket ederek göçmenleri adeta şeytanlaştırarak, her kötülüğün sorumlusu olarak göstererek hedef tahtasına koymaktan geri durmamaktadır. Göçmen sorununda tek çözümü geri gönderme üzerine kuran burjuva muhalefeti, sorunun ağırlaşmasında ve derinleşmesinde rol oynamaktadır.
Emperyalistlerin Bölge Planı
ABD, İsrail ve diğer emperyalist güçler, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek için savaşı, işgalleri ve müdahaleleri sürdürmektedir. İsrail’in Filistin halkına yönelik soykırım politikaları, ABD’nin Suriye ve Irak’taki işgalleri, bölgede daha büyük çatışmaların zeminini hazırlamaktadır. Bu süreçte, bedeli her zaman olduğu gibi bölge halkları, emekçiler ve yoksullar ödemektedir.
Suriye’nin bugünkü biçimiyle bir istikrara kavuşması çok mümkün değil, tam tersine bugün sanki sular duruldu, çatışmalar olmuyormuş gibi ortaya çıkan görüntülerin esasında önümüzdeki dönemde etnik ve mezhep çatışmalarının yeniden bir kıvılcıma bağlı olduğu yeni çatışmaları tetikleyeceği bir dönemin de içerisinde olduğumuzu gösteriyor. Burada Türkiye’de özellikle de tek adam yönetimi ve onun etrafındaki gerici güçler Suriye’nin yeniden imarında inşaat sektöründe pay kapma ve taşeronluk yapmaya aday.
Yıllardır Suriye’de süren savaşın faktörlerinden biri olan Türkiye’nin dış politikası, temel olarak sürekli bu coğrafyada yeni göçler üretecek olan bir dış politika olarak sürmektedir.
Barış ve Halkların Birlikte Mücadelesi
Emek Partisi olarak, göç ve savaşın temel nedenlerini ortadan kaldıracak bir mücadeleyi savunmaya devam edeceğiz. Bu mücadele, emperyalistlerin bölgeden atılması, halkların kendi kaderini tayin hakkına sahip çıkması, barış ve demokrasi mücadelesinin büyütülmesiyle mümkün olacaktır.
Taleplerimiz
1.Emperyalist savaşların ve müdahalelerin sona erdirilmesi, tüm emperyalist güçlerin bölgeden geri çekilmesi.
2.Suriye’nin yeniden inşasında halkların iradesinin esas alınması, yıkımın faturasının emperyalistler tarafından ödenmesi.
3.Türkiye’nin, göçmenleri siyasi bir koz olarak kullanmayı bırakması ve yerli-göçmen ayrımını körüklemek yerine eşitlik ve dayanışmayı esas alması.
4.Yerli ve göçmen işçilerin, sömürüye karşı ortak mücadele etmesinin koşullarının yaratılması.
5.Gitmek isteyenler için güvenli geri dönüş koşulları sağlanması.
6-Geri kabul anlaşmasının iptal edilmesi.
7.Bölgede barış ve demokrasi mücadelesinin yükseltilmesi.
8.Türkiyenin bölgede gerici ve selefi güçlerle olan ilişkisini sonlandırması ve bölge halklarının iradesine saygı göstermesi.
Sonuç olarak, göçmen ve yerli emekçilerin birleşik mücadelesi, bu sömürü düzenini ortadan kaldırabilecek yegâne güçtür. Sömürünün, savaşların ve göçlerin olmadığı bir dünya, işçi sınıfı ve ezilen halkların ortak mücadelesi ile inşa edilecektir
Emek Partisi
