Dünya halklarının düşmanı #Trump; ABD emperyalizminin en şoven, en gerici, en kuralsız yüzüdür!
Halkları bekleyen; yeni paylaşım savaşları ve saldırılardır.
İkinci başkanlık dönemine başlarken “ben savaşları durdurmak için geldim” diyen Trump, ABD mali sermayesinin çıkarlarının en gerici, en şoven, en yayılmacı çıkarlarının savunucusudur. Onun çizmeye çalıştığı barışçı profilin nasıl boş bir vaat olduğu, başkan olarak ağzını açtığı ilk anda görüldü.
Grönland, Panama Kanalı, Kanada ve Meksika Körfezine göz diktiğini açıkça ilan eden Trump, Küba’yı yeniden terörü destekleyen ülkeler listesine ekledi. Trump’ın, ülkesinin güvenlik çemberine dahil ettiği komşu coğrafyalar dijital teknolojide kullanılan kıymetli madenlerin, dünya ticaretinde stratejik önem taşıyan deniz yollarının, insan kaynaklarının kontrolünde ABD’ye sınırsız bir hakimiyet sağlamayı hedeflemektedir.
Trump kendisinin Tanrı tarafından, “Amerika’yı yeniden büyük yapması” için seçilmiş biri olduğunu iddia ediyor. Oysa Trump; seçimleri kazanması için milyon doları cömertçe yoluna döken mali sermayenin seçtiği pervasız, cıvık ve komplocu bir fenomenidir. Trump’tan dünya barışı değil ancak gözünü kırpmadan çatışmaları tetiklemesi beklenebilir. Gelir gelmez imzaladığı sayısız kararnameler ile tek adam rejimlerinin, faşizan yönetim biçiminin bir eğilim haline gelmeye başladığı dünyada; tanrısı mali sermayenin önünü biraz daha açmış oldu.
ABD emperyalizmi ve Trump ile iyi ilişki, müsamaha, anlayış ya da uzlaşma diye bir şey yoktur.
Paylaşım savaşları ve geriliminin arttığı, hakimiyet ve nüfuz çatışmalarının yoğunlaştığı, ABD mali sermayesinin “ya bendensin ya da yoksun” ikilemini dayattığı bugünkü koşullarda, her zaman olduğu gibi belirleyici olan emperyalizmin çıkarlarıdır.
Dünya ve bölge barışı için emperyalist yayılmacılığa karşı mücadele etmekten başka bir şans yoktur. Trump’ın hedefe yerleştirdiği demokratik kazanımları korumak ve geliştirmek dünya işçi sınıfı ve emekçilerinin anti-emperyalist, anti-kapitalist mücadelesine bağlıdır.
Türkiye emekçileri; NATO, IMF dayatmaları, ambargolar ve şantajlarla, Filistin’de olduğu gibi soykırım ve katliamlarla yürütülen, içerideki işbirlikçilerin de yol verdiği müdahalelerin kaynağını yakından tanımaktadır.
Trump iktidardaki işbirlikçilerin iddia ettiği gibi Türkiye halkının dostu değildir, olmayacaktır da…
Trump’a ve emperyalizme karşı en iyi yanıt kesintisiz mücadeledir.
SEYİT ASLAN
Genel Başkan
