Ülkede demokrasi, bölgede barış talebini yükseltmeye devam edeceğiz!

Ülkede demokrasi, bölgede barış talebini yükseltmeye devam edeceğiz!

Ülkede demokrasi, bölgede barış talebini yükseltmeye devam edeceğiz!

Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü, çatışmaların son bulması, demokratik bir ülkede eşit koşullarda yaşam talebi yakıcılığını devam ettirmektedir. Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan örgütüne yapmış olduğu “kongre toplama, silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısının Kürt sorununu çözüm sürecinde yeni bir eşik olduğu açıktır. On yıllardır süren çatışmaların sona ermesi, sürecin demokratik tartışma zemininde ele alınması ve demokratik yollardan çözülmesi için bir fırsattır.

Mücadelenin demokratik bir ortamda ve zeminde verilmesi, tartışmaların önünün açılması açısından önemlidir. Kürt sorunu bölgede geniş̧ bir alanı etkileyen ve son Kürt isyanı olarak tanımlanan bir hareketin silahları bırakma çağrısı elbette pek çok alanda yansımaları kaçınılmaz olacaktır. Hem Türkiye coğrafyasında hem Ortadoğu’da etkileri görülecektir.

Başta Kürt işçi ve emekçileri olmak üzere Kürt halkının anadil, eşit haklar temelinde mücadelesi devam edecektir. Ve esasen sorunun kaynağı ulus olmaktan kaynaklı haklarını tanınmaması olduğu, bu hakkın tanınması mücadelesi devam edecektir. Kürt halkının eşitlik ve demokrasi talebi, özgürlük mücadelesi devam edecektir.

Yapılan çağrının Türk ve Kürt işçilerinin ortak mücadelesinin önünü de engel olan çatışmalı ortamın son bulması elbette önemli bir gelişmedir.

Yapılan çağrıya iktidar kanadından Efkan Ala’nın yapmış olduğu açıklamaya bakılırsa “bekle gör” taktiği izleyecekleri yönündedir. Bu tutum doğru bir tutum değildir. İktidar bu sorunun gerçekten çözümünü istiyorsa yapacağı şeyler açık ve nettir, bilinmez şeyler değildir. Öncelikle Kürt halkının temsilciler ile oturup konuşmak, tüm toplum kesimlerinin sürece katılmasını sağlayacak adımları atmak, bu sürecin barışla, çözümle sonuçlanacağı koşulları oluşturmak zorundadır. Sorunun çözümü için gerekli yasal düzenlemeleri yapacak, cezaevinde adeta rehin tuttuğu binlerce siyasetçiyi bırakacak düzenlemeleri yapmalı, genel bir siyasi affın yolunu açmalıdır.

Kayyım atanan belediyelerdeki sürece son vermeli ve seçilen belediye başkanları göreve başlatılmalı ve kayyım siyasetine son vermelidir.

Anadilinde eğitim başta olmak üzere taleplerin karşılanması için adımlar atılmalıdır.

Sınır ötesi operasyonlarına son vermeli, siyaset yapanlar üzerindeki baskılar, tutuklamalar son bulmalıdır.

Kürt halkının ulusal taleplerini karşılayacak düzenlemeler hızla yapılmalıdır. Toplumda demokratik hak ve özgürlükler alanını genişletecek adımları atmak iktidarın görevleri arasındadır. Bu adımlar atılmadan süreç işletilmeden sadece sözlü yapılan açıklamaların karşılığı olmayacaktır.

Türkiye’de demokrasi, bölgede barışa olan ihtiyaç açıktır.

İktidarın otoriter, faşizan baskıları, tüm muhalefeti dağıtma tutumu; sürece nasıl yaklaştığının göstergesidir. Kürt ve Türk halkının hem barış hem eşitlik talebi, demokratik bir ülke mücadelesi kesintisiz devam edecektir.

Seyit Aslan

Emek Partisi Genel Başkanı

Paylaş: