Rant sebep heyelan sonuçtur

Rant sebep heyelan sonuçtur

Rant sebep heyelan sonuçtur

Samsun-Ordu kara yolu Kirazlık mevkisi yakınlarında bulunan bir akaryakıt istasyonuna bağlı oto yıkama alanında yaşanan heyelanda, iki çocuk ve bir baba toprak altında kalıp yaşamını yitirdi. Akaryakıt istasyonuna bağlı olan oto yıkama da araçlarını yıkayan aile toprak altında kalırken anne ise yaralı olarak toprak altından çıkarılıp hastaneye kaldırıldı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, alınmayan önlemler nedeniyle yaşanan her cinayet gibi bu olayda da “hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, göçükten yaralı olarak çıkarılan ve tedavi altına alınan vatandaşımıza acil şifalar diliyorum” dedi ve olayla ilgili bir savcı görevlendirmesiyle bu işteki sorumluluğunu bitirdi.

Karadeniz bölgesinin sarp arazili, sürekli yağış alan ve heyelan riski yüksek bir coğrafya olduğu bir gerçektir. Böylesi heyelan riski olan bir bölgede toprağın bir kısmını keserek oluşturulan düzlüklerde yapılan inşaatlarda heyelan riskine karşı alınmayan önlemlerin sonucunu, yine 3 insan canıyla ödedi. Bunun adı kaza değil cinayettir.

Akaryakıt istasyonu alanı açmak amacıyla yapılan kazılar sonrası hemen altına inşa edilen akaryakıt istasyonu ve oto yıkmaya ruhsat verenlere, heyelan riski olan bu alanda yeterli önlemleri alınması için denetim yapmayan, yeterli önlemleri almayan pek çok kişinin sorumluluğu varken, istasyon müdürünün göz altına alınmasıyla katliamın üstünün örtülemez.

Rant uğruna yetersiz önlemlerle yapılan inşaatlara izin veren AKP iktidarı; İliç’te siyanürlü toprağın kayması sonucu 9 işçinin ölümüne neden oldular. Maraş’ın Çöllolar bölgesinde toprak kayması sonucu 10 işçi yaşamını yitirirken, 9 işçiyi 2011 yılından bu yana toprak altından çıkarma gereği bile duymayan yine aynı anlayıştır. Sermaye iktidarları yaşanan yıkımları ve katliamları doğal bir süreç gibi algılanmasını sağlamaya çalışırken, madenlerin, taş ocaklarının, Karadeniz’de açılan otoyollar gibi yapıların sonucunda olası heyelan riski yok sayılmaktadır.  

İktidar heyelanları normal bir süreç olduğuna inanmamızı istemekte ve yaşanan bu ölümleri normalleştirmektedir. Oysa ki; Türkiye coğrafyasının tamamı yağmaya açılırken, maden ve taş ocaklarının işletilmesi sırasında, oluşturulan yapay patlamalar nedeniyle hemen her yerde toprak kaymaları yaşanmaktadır. Petrol istasyonunda olduğu gibi yamaçlarda ve yamaç eteklerinde yapılan kazı ve hafriyatlarla, yamacın üzerindeki bitki örtüsünün tahribi veya yok edilmesi nedeniyle toprak kayması ve heyelanlar yaşanmaktadır. O nedenle yaşanan bu toprak kaymalarının normal, ölümlerin ise fıtrat olduğu kabul edilemez.

Tren kazası olur makinisti, deprem olur mühendisi, heyelan olur işyeri müdürünü gözaltına alırlar. Ama asıl sorumluluğu olan, ruhsat veren sıralı bürokrasi, inşaatı yapan müteahhit ve şirket sahibi, genel müdüründen belediye başkanına, bakana kadar kimse yargılanmaz. Asıl sorumluluğu olanlar başsağlığı dilerken, en az sorumluluğu olanlar yargılanarak mağdur olan halk kitleleri oyalanmaktadır.

Gerçek sorumluluğu olanların yargılanması için sürecin takipçisi olacağız.

Sedat Başkavak

Emek Partisi

Genel Başkan Yardımcısı

Paylaş: