İskender Bayhan, direnişteki Digel Tekstil işçilerini ziyaret etti
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, sendikalaştıkları için işten atılan ve 139 gündür direnen Digel Tekstil işçilerini ziyaret etti.
Video link: https://youtu.be/NCrUBOVqqlc
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, sendikalaştıkları için işten atılan ve direnişlerinin 139’uncu gününde olan Digel Tekstil işçilerini ziyaret etti. Ziyarette sık sık, “iş, ekmek, özgürlük”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı.
Ege Serbest Bölge önünde gerçekleşen ziyarette konuşan TEKSİF Sendikası Genel Başkan Danışmanı Makum Alagöz, Digel’in genel müdürünün Almanya’dan sendikadan dolayı Türkiye’ye geldiğini söylediğini hatırlatarak, “Burada çağ dışı şekilde çalıştırabilirim, kadınlara hakaret edebilirim, tuvalete göndermeyebilirim, 450 kişilik bir fabrikada iki tane sebil koyarım, havalandırma kullandırmam, bu koşulları istemezseniz de Fas’a gidelim gibi bir tavır ve anlayış var” dedi.
“Digel işçisi kazanırsa herkes kazanır”

“Emek Partisinden vekillerimiz ve partinin her üyesi hep yanımızda oldu, sesimizi duyurdu ve duyurmaya da devam ediyor” diyen Alagöz, Digel’de işçilerin durumuna dair verdiği soru önergesi için de hem TEKSİF hem Digel işçileri olarak teşekkür etti. Soru önergesinin ardından Çalışma Bakanlığından müfettişlerin geldiğini ve görüşme yaptıklarını dile getiren Alagöz, “Rapor var ancak tedirginlik de var bizde. Çünkü geçmişten deneyimlerimiz var. Çalışma Bakanlığı aksi yönde karar verebiliyor” dedi.
Önümüzdeki günlerde aralarında tartışıp karar vererek mücadeleyi Ankara’ya taşımayı, yürümeyi düşündüklerini ifade eden Alagöz, “Digel işçisi kazanırsa herkes kazanır” dedi.
“İşçi sınıfının kitlesel gücünü düşünüp birleştirmekte fayda var”
Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan da büyükşehir ve İzmir’in birçok yerinde grevde olan işçileri düşünerek, “10 binlerce işçiyle bu direnişleri belirleyici ve tayin edici noktaya çekmek, bunlara kafa yormakta fayda var” dedi. Bayhan, “İşçi sınıfımızın kitlesel gücünü düşünüp bu eylemlerle birleştirmekte yarar var. Bizim en büyük gücümüz hep kitle gücümüz olacak. Büyük sermayedarlar en çok bundan korkarlar. Tüm dünyada emek sermaye çatışması açısından refah yılları olmayacak. İktidarların yaptıkları ekonomik programları, kalkınma planları bunları söylüyor. Digel gibi bu tarz direnişlerin Türkiye’deki sermaye düzeni açısından büyük önemi var” dedi.
“Yabancı sermayenin Türkiye’de özel bir ayrıcalığı var”
Bayhan, “Mecliste işçi dostuyuz diyen vekillerimiz var ama biz emekçilerin işçi sınıfının dostu değiliz, vekiliyiz onların temsilcileriyiz. Aradaki farkı görmek gerekli” dedi. Direnişlerin yabancı sermayenin Türkiye’de nasıl vicdansızca ucuz emek sömürüsü ve vahşi çalışma koşullarına bağlı olarak özel bir ayrıcalığa sahip olduğunun turnusol kağıdı olduğuna dikkat çeken Bayhan, “Türkiye zaten bir ucuz emek cenneti. Saray’da Ankara’da büyük büyük salonlarda yerlilik, millilik nutukları atanlar, yabancı sermayeye gelince kendi yasalarındaki kırıntı halindeki hakları bile kullandırmıyor. Suç işliyorlar ve suç işlemeyi normalleştiriyorlar. Gerekiyorsa iğneyle kuyu kaza kaza bu düzeni değiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu.

