Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı

68 yıllık ömrünü işçi sınıfı mücadelesine adayan Feti Yentür, İstanbul’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Video link: https://youtu.be/KgdXK5qOE0U

Geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Frankfurt kentinde hayatını kaybeden, ömrünü işçi sınıfı mücadelesine ve onun örgütüne adayan, “Prof.” unvanıyla tanınan Feti Yentür, yoldaşları ve ailesinin katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı
Fotoğraf: Evrensel

68 yıllık ömrünü işçi sınıfı mücadelesine adayan Feti Yentür, uzun süredir yaşadığı Almanya’nın Frankfurt kentinde 1 Haziran’da hayatını kaybetti. Yentür’ün cenazesi, İstanbul’da düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Yeni Ayazağa Mezarlığı’nda gerçekleştirilen cenaze törenine Yentür’ün ailesinin yanı sıra, Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, Emek Partisi Milletvekili İskender Bayhan, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) yöneticileri, Emek Partisi yöneticileri, üyeleri, Emek Gençliği ve çok sayıda yoldaşı katıldı.

Törende, “Tüm yaşamını sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesine adayan yoldaşımızı mücadelemizde yaşatacağız” yazılı pankart taşındı. Kitle sık sık “Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği”, “Feti yoldaş ölümsüzdür”, “Prof’a sözümüz devrim olacak”, “İş, ekmek, özgürlük” ve “Yaşasın devrim ve sosyalizm” sloganlarını attı.

Partisine ‘hayır’ demek onun lugatında yoktu

Feti Yentür ve onun nezdinde devrim ve sosyalizm uğruna yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulunuldu. Törende ilk konuşmayı Yentür’ün hayat arkadaşı ve yoldaşı Meral Yentür yaptı. Meral Yentür, eşini şu sözlerle anlattı:

“Onunla bir görev nedeniyle tanıştık. Gazete bürosunda birlikte çalışıyorduk. Hepimizin ‘Prof’u olmuştu. Herkes çalışırdı ama onun çalışması başkaydı. Yazı okur, düzeltir, bozuk makineleri tamir eder, dizgi yapar, baskıya kadar her işi üstlenirdi. Prof yanımızdaysa işler aksamazdı. Hatta dizgi makinelerinin onunla özel bir bağı olduğuna inanırdık. Odaya girdiğinde çalışmayan makineler çalışmaya başlardı.”

Meral Yentür, Feti Yentür’ün sorumluluk bilincine de dikkat çekerek, “İki gün uykusuz kalır, üç gün yemek yemez ama aldığı görevi mutlaka tamamlardı. Örgütüne, partisine ‘hayır’ demek onun lugatında yoktu” dedi.

Konuşmasında Yentür’ün halkların kardeşliği ilkesine bağlılığına da vurgu yapan Meral Yentür, onun enternasyonalist duruşuna ve özellikle Türk ve Kürt halklarının ortak mücadelesine olan inancını hatırlattı. 1990’lı yıllarda sosyalizme yönelik saldırılar ve tasfiyecilik döneminde dahi Feti Yentür’ün devrimci mücadeleye ve örgütün birikimlerine sahip çıktığını belirten Meral Yentür, “Yaşamını her zaman bu inançla ve partinin ihtiyaçlarına göre düzenledi” dedi.

Serdar Derventli: “Feti’ye sözümüz devrim olacak”

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) adına konuşan Serdar Derventli, yaşamını yitiren Kemal “Prof” Yoldaş’ın mücadeleci kişiliğini anılarla anlattı. 1993’ten bu yana birlikte birçok alanda çalıştıklarını belirten Derventli, Prof’un inatçı, kararlı ve asla “yapamayız” demeyen biri olduğunu vurguladı.

1995’te Evrensel gazetesinin Avrupa’daki yayını için matbaa kurma sürecini hatırlatan Derventli, uzmanların bir yıl dediği işi Prof’un katkısıyla iki ayda tamamladıklarını söyledi. “Partimiz çok değerli bir militanını kaybetti” diyen Derventli, Prof’un teknik ve siyasi bilgisinden büyük ölçüde yararlandıklarını ifade etti.

Frankfurt’ta düzenlenen uğurlama törenine çok sayıda genç ve yetişkinin katıldığını belirten Derventli, “Orada genç yoldaşlar, hepimiz söz verdik: Fethi yoldaş gibi onun yolundan gitmeye kararlıyız. Feti’ye sözümüz devrim olacak” dedi.

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı
Fotoğraf: Evrensel

Seyit Aslan: Feti, Prof’luk unvanını sınıf mücadelesinden aldı

Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, yaşamını yitiren Feti Yentür’ün yaşamı boyunca işçi sınıfı mücadelesine adadığı emeği ve kararlılığıyla gerçek bir “prof” olduğunu vurguladı.

Aslan, “Çalışkanlığı, özverisi, aldığı her işi inatla tamamlaması, günlerce uyumadan görevlerini yerine getirmesiyle hatırlanıyor” dedi.

Fethi Yentür ile Almanya’da geçirdiği bir geceyi de anımsatan Aslan, birlikte sabaha kadar Türkiye’ye ve mücadeleye dair türküler söylediklerini aktararak, “Her seferinde konuşmalarımız Türkiye işçi sınıfının, kadınların, gençlerin ve sosyalizmin mücadelesine dönerdi” dedi.

Akademide unvanların parayla alındığını söyleyen Aslan, Fethi Yoldaş’ın “prof” unvanını ise sınıf mücadelesindeki emeğiyle kazandığını ifade etti. “O bireyciliği reddetti. Hep kolektifin bir parçası oldu. Gözünü budaktan sakınmadı. Türkiye’den binlerce kilometre uzakta da olsa yüreği hep Türkiye işçi sınıfıyla attı” dedi.

Fethi Yentür’ün, sadece Türkiye’de değil, Almanya’dan Avrupa’ya ve dünyaya uzanan bir mücadelenin parçası olduğunu söyleyen Aslan, “O, işçi sınıfının görünmeyen neferi olarak en önde sorumluluklarını yerine getiren bir yoldaştı” dedi. Aslan, konuşmasının sonunda tüm yoldaşlara çağrıda bulunarak, “Bugün saray rejiminin, Erdoğan-Şimşek programının milyonları yoksulluğa sürüklediği koşullarda, Kürt halkının barış ve eşitlik talep ettiği, özgürlük isteyenlerin önüne yargı sopasının konduğu bir ülkede; bizler işçi sınıfını mahalle mahalle, fabrika fabrika örgütleyerek bu düzene karşı mücadeleyi büyütmeye söz veriyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Yentür, sevdiği müziklerle son yolculuğuna uğurlandı.

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı
Fotoğraf: Evrensel

Feti Yentür kimdir?

1 Haziran 1957’de doğan ve ’70’li yıllardan itibaren emeğini, bilincini, enerjisi ve bitmek bilmez öğrenme azmini işçi sınıfı ve onun örgütüne adayan Feti Yentür ‘Prof’ unvanı ile anılıyordu.

Feti Yentür, Elâzığ’da yoksul ve beş çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi. Askeriyenin ağır makine bakımında işçi olarak çalışan babası, okusun, bilim insanı olsun diyerek Yentür’ün yaşını iki sene büyüterek onu beş yaşında ilkokula başlattı.

Yentür on üç yaşına geldiğinde yedi kişilik nüfusu zar zor geçindiren babası diğer birçok emekçi gibi işçi olarak Almanya’ya göç etti Nürnberg’de bir araba fabrikasında çalışmaya başladı.

Sosyalist hareketle ortaokul yıllarında tanışan Yentür, 1970’li yılların ortalarında Halkın Kurtuluşu hareketinin içerisinde yer almaya başladı. 1980’li yılların başında üniversite öğrenimi amacıyla geldiği Nürnberg’den bir daha Türkiye’ye geri dönemeyeceğini bilmiyordu. Zira ’80’deki askeri darbe ile vatandaşlıktan çıkarıldı.

Nürnberg’de yerli ve yabancı işçilerin mücadelesini ortaklaştırma ve farklı uluslardan emekçi halklar arasında köprüler kurma amacıyla temelleri atılan Demokratik İşçi Derneklerinin ilk kurucuları arasında yer aldı. Erlangen Üniversitesinde başladığı elektrik mühendisliği eğitimini yarıda bırakarak sosyalizm davasına daha ileriden katkı sunmayı tercih etti. Tüm yetenek ve bilgisini sosyalizm mücadelesine sundu.

Feti Yentür için Frankfurt’ta cenaze töreni düzenlendi: Emeğini ve bilgisini işçi sınıfına adadı

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı
Foto: Yeni Hayat / Frankfurt

1 Haziran pazar günü hayatını kaybeden Feti Yentür, pazar günü Frankfurt Alevi Kültür Merkezi salonunda düzenlenen bir törenle Türkiye’ye uğurlandı. Almanya’nın değişik kentlerinden 300’den fazla yoldaşının katıldığı törenle yapılan konuşmalarda, 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren Halkın Kurtuluşu saflarında devrimci mücadele içinde yer almaya başlayan Yentür’ün Türkiye ve Almanya’da her türden haksızlığa, baskıya ve sömürüye karşı mücadelenin içinde yer aldığına dikkat çekildi. Törene katılanlar arasında çok sayıda gencin olması dikkat çekiciydi. Anma etkinliği saygı duruşu ve Yentür’ün hayatını anlatan filmle başladı.

Törenin moderasyonunu yapan Evrensel Gazetesi Almanya temsilcisi Yücel Özdemir, “30 yıl önce yayın hayatına başlayan gazetemiz Evrensel’in Avrupa’da yayınlanmasında Feti Yentür’ün emeği çok büyüktü. O, redaksiyonda hazırlanan sayfaların kağıt ve mürekkeple buluşarak gazete dönüştürülmesinin profesörüydü. Hiçbir zaman unutmayacağız ve onun bize bıraktığı mirası gelecek kuşaklara aktarmaya devam edeceğiz” dedi.

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı

Emek Partisi adına konuşan Çetin Karahan, “Feti Yentür’ü farklı kılan özelliklerinin başında Prof. diye anılmasına da neden olan, bilime ve teknolojiye olan sıradışı ilgisi, yeteneği ve öğrenme aşkı geliyordu. O sadece en zor ve yeni teknolojilere, makinelere özel merak ve ilgiyle yaklaşan biri değildi. Bu özel ilgi ve yeteneğini, işçi sınıfı davasına ve örgütünün ihtiyaçlarına sımsıkı bağlayan biri olduğu için özel biriydi. Eğer örgütü ve mücadele için gerekliyse en karmaşık, en yeni teknolojileri, alet veya makineleri gece gündüz demeden büyük bir aşk ve hırsla yoğunlaşarak çözmeye girişir ve çözene kadar da asla vazgeçmezdi. Örgütü ve mücadelenin sağladığı yararı, kolaylığı gördükçe de bundan büyük haz duyardı. Bir mühendislik ve teknik eğitim görmemiş, tamamen kendi özel yetenekleri, öğrenme tutkusuyla ve asıl olarak da işçi sınıfı davasına bir yarar sağlamaya odaklandığı için aldığı en zor görevlerin üstesinden gelebilen gerçek bir profesör oldu. Ömrünü adadığı, değerli katkılar sunduğu ve parçası olmaktan ömür boyu onur duyduğu işçi sınıfı davası ve partisi de hep onunla onur duyacak. Anıları ve kattıkları, sınıfsız-sömürüsüz bir dünya için verdiğimiz mücadele içinde yaşamaya devam edecek” dedi.

Eşi Zahide Yentür ise yaptığı konuşmada, “Birlikte çalıştığımız gazete bürosunda bizim Prof’umuzdu. Hepimiz çalışırdık ama Prof’un çalışması bir başkaydı. Çalışmanın her alanında devrimci inisiyatif gösterir, yazıları okur ve düzeltir, bozulan makineleri tamir eder, dizgi, mizanpaj, baskı yapardı. Prof. yanımızdaysa işler aksamaz, bundan hep emin olurduk. O aynı zamanda iyi bir eş ve babaydı. Yaşamını, her zaman bu inanca ve partinin ve mücadelenin ihtiyaçlarına uygun düzenledi” dedi.

Gençlik adına yapılan konuşmada da Feti Yentür’in mücadele karşısında göstermiş olduğu sabırlı tutumuyla, kararlılığıyla ve teknolojiye duyduğu ilgiyle gençlere büyük bir miras bıraktığını ifade ederek, “Irkçılığa, faşizme ve milliyetçiliği karşı insanca bir yaşam için verdiğimiz mücadelede hep bizimle olacak” denildi.

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı

Son konuşmayı yapan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Yürütme Kurulu üyesi Bayram Aksu da Feti Yentür’ün 1980’de kurulan federasyonun kuruluş çalışmaları içinde yer aldığını, Almanya’da ırkçılığa, milliyetçiliğe ve sömürüye karşı verilen mücadelenin parçası olduğunu belirterek, “1980’li yılların başında üniversite öğrenimi için geldiği Nürnberg’den bir daha Türkiye’ye geri dönemedi. 1980’deki askeri darbeden sonra vatandaşlıktan çıkarıldı. Nürnberg’de o yıllarda yerel ve yabancı işçilerin mücadelesini ortaklaştırma ve farklı uluslardan emekçi halklar arasında köprüler kurma amacıyla temelleri atılan federasyonumuzun ilk kurucuları arasında yer aldı. Erlangen Üniversitesinde başladığı elektrik mühendisliği eğitimini yarıda bırakarak sosyalizm davasına daha iyi hizmet etmek istedi. 1980’de Halk Cephesi’nin çıkardığı ve mahkemece yasaklanan ‘Stop Strauss’ afislerini astığı için hakkında dava açıldı ve iki yıl hapis yattı.  Cezaevinden çıktıktan sonra oturumu iptal edildiği için bir yıl İsviçre’de yaşamak zorunda kaldı. Daha sonra Fransa ve ardından yeniden Almanya’da yaşamını sürdürdü. Gittiği her yerde mücadelenin parçası olmaya devam etti. Mücadelemizde yaşamaya devam edecek“ dedi.

Konuşmaların ardından törene katılanlar Yentür’in naaşına karanfiller bırakarak vedalaştılar. Naaşı bugün İstanbul’a götürülecek Yentür için salı günü saat 11.00‘de Ayazağa Mezarlığında bir tören gerçekleştirilecek. (Frankfurt/YH)

Feti Yentür İstanbul’da sonsuzluğa uğurlandı
Paylaş: