EMEP Milletvekili Sevda Karaca: Kanun teklifi uluslararası yağma rejiminin iç hukuka uyarlanmasıdır
“Enerjide süper izin yasası” olarak adlandırılan kanun teklifinin görüşüldüğü komisyonda söz alan EMEP’li Sevda Karaca, “Bu kanun teklifi uluslararası yağma rejiminin iç hukuka uyarlanmasıdır” dedi.
Video link: https://video.twimg.com/amplify_video/1935796455085682688/vid/avc1/1920×1080/xJnYOiXOoaHX5T-3.mp4
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, kamuoyunca “Enerjide süper izin yasası” olarak adlandırılan kanun teklifinin görüşüldüğü komisyonda söz aldı. Yerli ve milli üretim üzerinden sunulan teklife dair Karaca “Karaca “Madenlerde ve enerjide dışa bağımlılığa karşı çıkmanın yolu madenlerin kamulaştırılması ve bu yatırımların planlı bir biçimde ülke halkının ihtiyaçlarına göre doğrudan kamu eliyle yapılmasıdır” dedi.
Saraya “stratejik ve kritik yetki”
AKP’nin geçen hafta meclise sunduğu, maden ve enerji projelerindeki izin süreçlerini kısaltarak enerji ve maden şirketlerinin talanı önündeki engelleri kaldıracak olan ‘süper izin’ yasası Meclise getirildi. Komisyon görüşmeleri başlayan kanun teklifine dair Karaca söz aldı.
Amerika’yı keşfinin ardından “Altın harikulade bir şeydir!” diyen Kristof Kolomb’u hatırlatan Karaca “Bu sözünün üzerinden otuz yıl geçmeden İspanyol tüccarlar Aztek ve Maya uygarlıklarını otuz yıl içinde tarihten sildi. Siz de Amerika’yı yeniden keşfetmek istiyorsunuz ama bu sefer tarihten silmek istediğiniz şey Anadolu’nun ta kendisi. 2025 model kar ve rant ırsı için siz adeta Kolombculuk oynamaya çalışıyorsunuz” sözleriyle konuşmasına başladı.
“Kim bu kamu?”
Uluslararası tekeller ve yerli işbirlikçilerinin “2025 model kar ve rant hırsının” oylanmak üzere karşılarına getirildiğini belirten Karaca zeytinliklerini korumak için gelen ve doğa mücadelesi verenler tarafından bu yasanın “Süper Talan Yasası” olarak adlandırıldığına dikkat çekerek “Biz bu yasanın bir geçmişi olduğunu gayet iyi biliyoruz. 2024 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda, Orta Vadeli Program’da, On İkinci Kalkınma Planı’nda siz bunu adım adım bu noktaya kadar getirdiniz” dedi.
AKP’nin”stratejik, kritik, milli güvenlik laflarını, yerli ve milli enerji söylemlerini ağzınızdan düşürmediğini söyleyen Karaca, bu lafların ardında aslında gerçek bir emperyalizm dostluğu olduğunu söyleyerek “Bir kurul oluşturmuşsunuz ve bu kurulda bugüne kadar doğaya, insana, tarihe tek bir hayrı olmamış bakanlar sıra sıra yer alıyor. Ama halkın temsilcisi tek bir kişi bile yok. Bilim insanı yok, yerel halk yok, köylüler yok. Bu kurula verilen görev nedir? İzin vermeyen kurumlar arasındaki ihtilafları kamu yararı gözeterek çözmek. Buradan size soruyorum ve yanıt istiyorum: Kim bu ‘kamu’? Maden şirketi sahipleri mi? AKP’li vekiller mi kamu?” diye seslendi.
“Hani vekiller kendileri ya da yakınları için onları kayıracak yasa yapamıyordu? Bu rezillik nedir?” diye soran Karaca “Bu yasanın altında açıkça maden şirketi patronlarının, sizin, AKP’li vekillerin imzası var. Siz vekillik kalkanını kendi çıkarlarınız için mi kullanıyorsunuz? Bu halk burada bu soruyu soramıyor çünkü kürsüler onlara kapatılmış durumda. Biz onların adına soruyoruz. İngiltere’de satın aldığı şirkete kobalt göndermek için Kaz Dağları’nı ölüme boğan Cengiz, sizin iktidarınız döneminde adeta krallığını ilan etti. O mu kamu? Zeytini kesip kömür çıkaran Limak, Marmara’nın elektrik dağıtım imtiyazını ABD’li General Atlantic’e sattı. Bu memlekette beş milyon insan Amerikalı bir şirkete fatura ödüyor. Onlar mı kamu?” şeklinde sordu.
Bu yasa ile bütün SİT alanlarının potansiyel maden sahası haline getirildiğini belirten Karaca, “Orman var, zeytinlik var, mezra var, yayla var. AKP’li vekiller tek tek çıksın ve açıklasın: Bu ormanlarda, talanlarda, zeytinliklerde hangi şirketleri var?” diye sordu.
“Emperyalist açıklamaların üstüne bu yasa tesadüf mü?”
AKP Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatcı’nın amcası’nın, 17 gün önce yedi maden ruhsatı için 98 milyon lira ruhsat bedeli ödediğini açıklayan Karaca, “Eğer siz bu yasayı geçirirseniz, aynı ruhsat için AKP’li amca sadece 68 milyon lira ödeyecek. 30 milyon lira hepimizin cebinden alınıp kendisine verilecek” dedi.
“Tesadüfler silsilesi diyerek bizi kandıramazsınız” diyen Karaca, “Birleşik Krallık merkezli araştırma şirketi Wood Mackenzie, Türkiye’yi ‘süper maden bölgesi’ ilan etti. Hemen ardından bu yasayı getirip önümüze koydunuz. Amerikan enerji milyarderi bir ay önce, ‘Muhaliflerinizi tutuklar, işinize bakarsınız’ dedi. İki ay sonra bu yasayı getirdiniz. ABD, Çin, AB nadir toprak elementleri için pazar kavgası yapıyorken bu yasayı çıkardınız. Tesadüf mü diyelim?” Bize ‘yerli ve milli’, ‘dışa bağımlılık’ yalanlarını anlatmayın. ‘Stratejik durum’, ‘enerji bağımsızlığı’ hikayesi anlatmayın” diye konuştu.
Bu yasanın memleketin bütün yer altı ve yer üstü kaynaklarını uluslararası sermayeye, emperyalistlere peşkeş çekme yasası olduğunu vurgulayan Karaca, “Biz buna asla izin vermemeliyiz. Sizin bile buna izin vermemeniz gerekir. Eğer laflarınızda gerçekten samimiyseniz, yer altı kaynaklarının kapitalistlere peşkeş çekilmesi dışa bağımlılığı ortadan kaldırmaz. Sayın Varank, siz bunu baştan beri söylüyorsunuz. Aksine, bu bağımlılığı büyütür. Üstelik işçilerin çalışma yaşamını zorlaştırır, hak gasplarını artırır, ölümle burun buruna bir çalışma düzeni yaratır. Bu memlekette bunun aksine tek bir örnek yok. Yeni Köy Termik Santrali bunun açık örneği. İşçilerinizi getirmişsiniz buraya, çıkıp size anlatsınlar. Peşkeş çektiğiniz o santralde işçilere ölümüne bir çalışma düzeni dayatılmış durumda” dedi
“Bütün madenler kamulaştırılsın”
Yasayı getirenlere sorular soran Karaca, “Köylüleri yoksullaştırıp, mülksüzleştirip, açgözlü holdinglerin kölesi haline getiriyorsunuz. Sonra da işçileri buraya getirip ‘Biz bu madenleri istiyoruz’ mu dedirteceksiniz? Ben, yerli ve milli enerji, milli güvenlik, enerji bağımsızlığı isteyenlere soruyorum” dedi.
Yapılması gerekenleri aktaran Karaca, “Madem açıkça böylesi bir anti-emperyalist düzenleme için bu yasayı getirdiğinizi iddia ediyorsunuz ya, gerçekten enerjide dışa bağımlılığın önüne geçmek istiyorsanız, şimdi yapılması gereken tek bir şey var: Bütün madenleri kamulaştıracaksınız. Planlı, kamulaştırılmış bir maden sistemi getireceksiniz. Ama AKP’li maden şirketi sahipleri böyle bir şey yapar mı? Yapmayacaklarını gayet iyi biliyoruz” şeklinde kaydetti.
