Bayhan ve Karaca’dan Aliağa’daki gemi söküm skandalına tepki: “Türkiye, emperyalist atıkların çöplüğü mü?”

Bayhan ve Karaca’dan Aliağa’daki gemi söküm skandalına tepki: “Türkiye, emperyalist atıkların çöplüğü mü?”

Bayhan ve Karaca’dan Aliağa’daki gemi söküm skandalına tepki: “Türkiye, emperyalist atıkların çöplüğü mü?”

EMEP milletvekilleri İskender Bayhan Sevda Karaca, zehirli HMS Bristol savaş gemisinin söküm için Aliağa’ya getirilmesi ve kimyasal atık depolanmış Sloug gemisi yangınını Meclis gündemine getirdi.

Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ve Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, İngiltere Kraliyet Donanması’na ait zehir yüklü HMS Bristol savaş gemisinin söküm için Aliağa’ya getirilmesi ve aynı günlerde Şimşekler Tersanesi’nde Libya’da uzun yıllar boyunca kimyasal atık depolamak için kullanılan Sloug adlı geminin yanması üzerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Önergede Aliağa’daki gemi geri dönüşüm sektöründe yıllardır süren denetimsizlik, yasa ihlalleri ve işçi sağlığına yönelik tehditleri bir kez daha gündeme taşındı.

İngiltere Kraliyet Donanması’nın Falkland Savaşı’nda kullandığı asbest gibi birçok zehirli madde içeren gemisi HMS Bristol Leyal Gemi Söküm adlı şirket tarafından sökümü için  Aliağa’ya getirilmişti. Yaşam savunucuları birçok zehirli madde içiren geminin Türkiye’ye getirilmesi sırasında Türkiye’deki yasalara ve Basel Konvansiyonu başta olmak üzere uluslararası anlaşmalara, sözleşmelere uyulmadığını belirtmişti.

Yine Aliağa Gemi Söküm Tesislerinde Libya’da uzun yıllar boyunca kimyasal atık depolamak için kullanıldığı belirtilen “Sloug” isimli gemide söküm için beklerken yangın çıkmıştı. Yangın çıkan geminin söküm için iki yıldır Aliağa’da beklediği ortaya çıkmıştı. Söküm için önce Mısır’a götürülen gemi burada yükselen tepkilerin ardından tam da Maraş depremleri şokunu yaşanırken Türkiye’ye, İzmir Aliağa limanına getirilmiş.

Bayhan ve Karaca’nın önergelerinde, HMS Bristol gemisinin ve Sloug adlı başka bir geminin söküm süreçlerinde, ulusal ve uluslararası hukuk normlarının, özellikle Basel Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiğine ifade etti.

 “Türkiye, emperyalist atıkların çöplüğü mü?​”

Bayhan ve Karaca, son 15 yılda İngiltere’nin emekliye ayırdığı 31 savaş gemisinden 25’inin Türkiye’ye, özellikle Aliağa’ya gönderildiğine dikkat çekerek, bu gemilerin kendi ülkelerinde sökülemediğini çünkü ciddi miktarda tehlikeli atıkbarındırdıklarını vurguladı. HMS Bristol’ün sökümünü üstlenecek olan Leyal Gemi Söküm’de ve Sloug’un sökümünü yapan Şimşekler firmasında belge sahteciliği, denetçileri yanıltma, asbest ve diğer zehirli maddelerin yanlış bertarafıgibi uygulamaların basına yansıdığını hatırlattı.

HMS Bristol isimli geminin envanterini inceleyen Milletvekili Bayhan ve Karaca’nın tespitleri arasında şunlar öne çıktı:

  • Yüzlerce farklı noktada asbestli malzeme tespit edilmiş; özellikle boru flanş contaları, izolasyon malzemeleri, elektrik panoları, hava kanalları ve zemin kaplamalarında yoğun asbest bulunmaktadır.
  • Alınan 40 asbest numunesinden 23’ü pozitif çıkmış, çoğu yüksek riskli R1–R3 seviyesinde sınıflandırılmış ve bazıları için acil temizleme önerilmiştir.
  • “No.7 Aux Machinery Space”, “Boiler Room” ve “Gas Turbine Room” gibi bölümlerde gevşek, kolayca dağılabilen ve yoğun asbest tespit edilmiştir.
  • Envanter raporunda çok sayıda bölgeye erişilemediği ve buralarda da asbest olmasının muhtemel olduğu belirtilmiştir.
  • Ayrıca kurşunlu boyalar, PCB’li ekipmanlar, civalı cihazlar ve ozon tabakasına zararlı CFC’ler de tespit edilmiştir.

“İşçiler ve halk ölümcül tehlike altında”

Bayhan ve Karaca, asbest ve diğer zehirli maddelere maruziyetin işçiler için ölümcül riskler yarattığını; daha önce Leyal’de çalışan bir işçiye akciğer hastalığı nedeniyle meslek hastalığı tanısı konulduğunu da belirtti. Denetimlerin göstermelik yapıldığını, şirketlerin siyasi bağlantıları sayesinde yaptırımlardan kaçtığını dile getirdi.

 “Uluslararası sözleşmeler çiğnendi”

Sloug yangınına da yer veren EMEP’li Bayhan ve Karaca, bu yangının uluslararası yükümlülüklerin dramatik bir ihlali olduğunu, Basel Sözleşmesi’nin “çevreye zarar vermeden bertaraf” ilkesinin açıkça çiğnendiğini ifade etti. “Bir avuç şirketin işçilerin canı, sağlığı ve bölge halkının yaşamı pahasına nasıl bir sömürü düzeni sürdürdüğü bir kez daha ortaya çıkmıştır,” dedi.

Bayhan ve Karaca’nın cevaplandırılmasını istediği sorular

EMEP’li Bayhan ve Karaca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle verdikleri soru önergesinde şu soruları sordu.

Belgeler usulüne uygun mu hazırlandı?

HMS Bristol ve Sloug’un Türkiye’ye kabulünde Basel ve Hong Kong sözleşmeleri çerçevesindeki ön bildirim, onay (PIC), gaz-free ve IHM raporları usulüne uygun ve bağımsız denetime tabi tutuldu mu? Bu rapor ve belgeler kamuoyuyla paylaşılacak mı?

Raporlar neden eksik ve şüpheli?

IHM raporları neden eksik, erişilemeyen bölümlerle ve şüpheli verilerle dolu? Raporların doğruluğu kim tarafından ve nasıl teyit edildi?

Leyal ve Şimşekler hakkındaki iddialar soruşturuluyor mu?

Belge sahteciliği ve denetçileri yanıltma iddiaları için Bakanlık ya da yargı nezdinde herhangi bir soruşturma başlatıldı mı?

Gas-free olmadan söküm nasıl mümkün oldu?

Sloug’un gaz-free belgesi olmadan sökümüne nasıl izin verildi? Yangının nedeni nedir? İş durdurma kararı alındı mı?

Basel Sözleşmesi’nin ihlali mi?

Sloug yangınında yakıtın temizlenmemesi ve çevreye verilen zarar, Basel Sözleşmesi’nin açık ihlali değil midir? Yaptırım uygulanacak mı?

Atıklar nerede ve nasıl bertaraf ediliyor?

Asbest, PCB, civa gibi atıklar hangi yöntemle bertaraf ediliyor? Çıkan atıkların miktarı ve akıbeti şeffaf biçimde açıklanacak mı?

ÇED neden kapsam dışında?

ÇED süreçlerinin kapsam dışında tutulması hangi yasal gerekçeyle sürdürülüyor? ÇED’i zorunlu hale getirmek için bir çalışma var mı?

Türkiye, emperyalist atıkların çöplüğü mü?

İngiltere’den gelen savaş gemilerinin Türkiye’ye gönderilmesi, ülkemizin tehlikeli atıkların çöplüğüne dönüştürülmesinin göstergesi değil mi? Bu sömürü düzenini sürdürmekteki ısrarın nedeni nedir?

Şirketlerin siyasi bağlantıları incelenecek mi?

Aliağa’daki şirketlerin sahiplik yapıları ve siyasi bağlantılarının denetim süreçlerini etkilediği iddiaları araştırılacak mı?

Şimşekler’in siyasi ilişkileri avantaj sağladı mı?

Şimşekler firmasının sahibinin üst düzey siyasi isimlerle bağlantısının, ihalelerde ve sertifikasyonlarda avantaj sağladığı iddiaları için girişimde bulunulacak mı?

AB denetimlerini yanıltmak neden cezasız?

Leyal ve Şimşekler’in AB denetimlerinde riskli bölgeleri kapatıp denetçiler gittikten sonra açtıkları iddiaları doğru mu? Doğruysa neden hâlâ onaylı tesisler listesindeler?

Halk sağlığı verileri neden gizleniyor?

Bölge halkının sağlık durumu ve işçilerin meslek hastalıklarıyla ilgili resmi veriler var mı? Varsa neden kamuoyuyla paylaşılmıyor?

Belgeler makyajlanıyor mu, denetimler ne sıklıkta?

Belgelerin makyajlanması ve denetçilerin yanıltılması Bakanlığın bilgisi dışında mı gerçekleşiyor? İşçi sağlığı ve güvenliği denetimleri hangi sıklıkla yapılıyor ve hangi yaptırımlar uygulanıyor?

Paylaş: