15 yaşındaki Hilal öldürüldü! Boğaziçi’nde çocuk işçilik ve rant hırsı, kayyım düzeninin eseri!
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, 30 Ağustos 2025’te Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs’te 15 yaşındaki Hilal Özdemir’in, 20’den fazla suç kaydı bulunan Ayberk Kurtuluş tarafından silahla katledilmesine ilişkin, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi sundu.
Bayhan, olayın “münferit bir adli vaka” olarak görülemeyeceğini belirterek, “Üniversite kaynaklarını ranta açan, kampüsü denetimsiz ticari faaliyetlere teslim eden ve güvenlik anlayışını öğrencileri baskılamak üzerine kuran kayyum yönetiminin yol açtığı bir cinayettir” dedi. Milletvekili, daha önce kampüste yaşanan iş cinayetini hatırlatarak, “Tıpkı geçtiğimiz yıl yurt inşaatında emekçi Abdulkadir Doğan’ın yaşamını yitirmesi gibi, bu cinayet de bilimsel ve demokratik bir üniversite olmaktan uzaklaşıp kâr ve rant merkezine dönüşen kampüs ortamında göz göre göre yaşanmıştır” ifadelerini kullandı.
“Çocuk işçi gerçeği örtbas ediliyor”
Bayhan, cinayetin işlendiği Kennedy Lodge’un üniversite mensuplarına ait bir sosyal tesis olmaktan çıkarılarak şeffaf olmayan biçimde ticari işletmeye dönüştürüldüğünü vurguladı. Bu tesiste faaliyet gösteren Sihirli Organizasyon adlı firmanın Hilal’i güvencesiz ve sigortasız bir çocuk işçi olarak çalıştırdığını belirtti. Üniversite yönetiminin yaptığı açıklamada Hilal için “sivil vatandaş” ifadesini kullanmasını ise “gerçeği örtbas etme çabası” olarak değerlendirdi.
Bayhan, “Gerçekleşen cinayet, Türkiye’de çocuk işçiliğin yaygınlığına, üniversite gibi güvenli kabul edilmesi gereken alanlarda dahi güvenlik zafiyetine ve kamu kurumlarının ticari işletme mantığıyla yönetilmesinin doğurduğu sonuçların örneğidir” dedi. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 69. maddesi uyarınca 20.00–06.00 saatleri arasında 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğunu hatırlatarak, “Buna rağmen 15 yaşında bir kız çocuğunun gece geç saatlerde çalıştırılması, ciddi bir hukuki, etik ve idari ihlaldir” diye ekledi.
“Güvenlik milyonlarca liraya rağmen işlevsiz”
Kayyum yönetiminin kadınların güvenliği bahanesiyle yüzlerce güvenlik görevlisi istihdam ettiğini ve milyonlarca liralık bütçe harcadığını söyleyen Bayhan, buna karşın Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu’nun işlevsizleştirildiğini, LGBTİ+ kulübünün kapatıldığını hatırlattı. “Sözde güvenlik politikalarının sonucu ortadadır” diyen Bayhan, cinayet günü elinde silahla kampüse girebilen failin, uzaklaştırılmasına rağmen akşamında yeniden kampüse silah sokabilmesini ağır bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendirdi. Üniversite yönetiminin güvenlik anlayışının öğrenciler, mezunlar ve akademisyenlere yönelik kart iptalleri, keyfi engellemeler ve X-ray dayatmalarından ibaret olduğunu vurguladı.
Bayhan’ın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği sorular şu şekilde oldu:
1. 30 Ağustos 2025 tarihinde 20’den fazla suç kaydı bulunan bir failin, Boğaziçi Üniversitesi kampüsüne “düğüne geldim” beyanıyla hiçbir arama veya detaylı kimlik kontrolü olmaksızın silahla girmesine olanak tanıyan güvenlik prosedürü nedir? Bu ağır güvenlik zafiyetinin idari ve operasyonel sorumluları kimlerdir? Haklarında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
2. Öğrencilerin düzenlediği etkinliklerde X-ray cihazı ve detaylı aramalar zorunlu tutulurken, üniversite alanlarının ticari amaçlarla dışarıya kiralandığı organizasyonlarda hiçbir denetim yapılmamasının gerekçesi nedir? Güvenlik kaynaklarının üniversite bileşenleri ve emekçilerinin can güvenliğini sağlamak yerine öğrencileri baskı altında tutmak için kullanıldığı yönündeki iddialar doğru mudur?
3. Üniversite yönetimi, Kennedy Lodge gibi kamuya ait sosyal tesisleri özel organizasyon şirketlerine hangi yasal dayanak, ihale veya sözleşme usulüyle kiralamaktadır? Bu sözleşmelerde, organizasyonu düzenleyen şirkete ve katılımcılara yönelik güvenlik, denetim sorumlulukları tanımlanmış mıdır?
4. 15 yaşındaki Hilal Özdemir’in kampüs sınırları içinde yasa dışı olarak çocuk işçi statüsünde çalıştırılmasına kim veya hangi kurumlar göz yummuştur? Üniversite yönetimi, kendi tesislerinde bir çocuk işçinin çalıştırılmasından doğan hukuki sorumluluğu kabul etmekte midir? Hem üniversite yönetimi hem de organizatör firma hakkında çocuk işçiliği suçundan adli ve idari bir soruşturma başlatılmış mıdır?
5. Boğaziçi Üniversitesi kampüslerinde veya üniversiteye hizmet veren taşeron firmalarda daha önce çocuk işçi çalıştırıldığına dair bir tespit veya şikâyet olmuş mudur? Bakanlığınız veya ilgili diğer kamu kurumları tarafından bu konuda periyodik bir denetim yapılmakta mıdır?
6. Geçtiğimiz yıl yurt inşaatında hayatını kaybeden Abdulkadir Doğan’ın ölümüyle sonuçlanan iş cinayeti sonrasında sorumlular hakkında ne tür bir işlem yapılmıştır? Bu ve benzeri olaylar ışığında, Bakanlığınızın üniversite kampüslerindeki taşeron işçilerin iş güvenliği ve çalışma koşullarına ilişkin yürüttüğü herhangi bir denetim veya inceleme mevcut mudur?
7. Kayyum yönetimlerinin göreve başlamasından bu yana üniversitenin güvenlik bütçesi ve personel sayısındaki artış ne kadardır? Bu bütçenin ne kadarı öğrencileri takip ve fişleme amaçlı olduğu iddia edilen kamera sistemleri gibi uygulamalara, ne kadarı ise kampüsün genel güvenliğini sağlamaya yönelik tedbirlere harcanmıştır?
8. Üniversite sosyal tesislerinin ticari faaliyetlere kiralanması sonucu elde edilen gelirlerin miktarı ne kadardır ve bu gelirler hangi kalemlerde kullanılmaktadır? Bu faaliyetlere ilişkin sözleşmeler, gelir-gider tablosu ve denetim raporları şeffaflık ilkesi gereği kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
9. Hilal Özdemir’in katledilmesiyle sonuçlanan bu olayda sorumluluğu tespit edilen üniversite yöneticileri, güvenlik amirleri veya ilgili personel hakkında Bakanlığınız tarafından ne gibi yaptırımlar uygulanacaktır? Kampüsleri kâr ve rant alanı değil, güvenli ve bilimsel bir yaşam alanı haline getirmek için ne tür somut adımlar atılacaktır?
Bayhan’ın Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelttiği sorular ise şu şekilde oldu:
1.Türkiye genelinde hâlihazırda kayıtlı ya da tespit edilen çocuk işçi sayısı kaçtır? Bu sayının yaş ve sektörlere göre dağılımı nedir?
- 4857 sayılı İş Kanunu’nun 69. maddesine aykırı şekilde gece saatlerinde çalıştırılan çocuk işçiler hakkında bugüne dek kaç işletmeye idari yaptırım uygulanmıştır?
- Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleşen bu olay özelinde, 15 yaşındaki Hilal Özdemir’in çalıştırılmasına izin veren kişi ya da kurumlar hakkında soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa hangi aşamadadır?
- Katilin yirmiyi suç kaydı bulunmasına rağmen, kampüse girişine neden izin verilmiştir? Güvenlik zafiyetiyle ilgili üniversite yönetimi veya bağlı güvenlik şirketi hakkında idari işlem yapılacak mıdır?
- Kamu kurumlarında –özellikle üniversite yerleşkelerinde– çocuk işçi çalıştırılmasının önlenmesine yönelik özel bir denetim mekanizması kurulması planlanmakta mıdır?
- “Aile Yılı” adı altında yürütülen politikalar çerçevesinde çocuk işçiliğin önlenmesine dair bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
- Boğaziçi Üniversitesi’nin kamusal ve özerk yapısını korumak yerine ticari işletme mantığıyla yönetilmesinin doğurduğu bu tür sonuçlar karşısında, kayyum yönetimlerinin kaldırılması veya denetlenmesi yönünde bir düzenleme yapılacak mıdır?
- Kadınların ve çocukların yaşam hakkını tehdit eden bu tür olayların önlenmesi için kadın ve çocuk odaklı güvenlik ve koruma politikaları geliştirilmesi planlanmakta mıdır?
