Sevda Karaca İşten Atılan Peri Tekstil İşçilerini Ziyaret Etti

Sevda Karaca İşten Atılan Peri Tekstil İşçilerini Ziyaret Etti

Sevda Karaca İşten Atılan Peri Tekstil İşçilerini Ziyaret Etti

Dersim’de Peri Tekstil’de kötü çalışma koşullarına karşı 41 gündür mücadelelerini sürdüren işçileri EMEP Milletvekili Sevda Karaca ziyaret etti: “İş, ekmek, özgürlük istiyoruz sesini büyütelim

Video link: https://youtu.be/_myi2ETIUV4

Kötü çalışma koşullarına karşı Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikasında (BİRTEK-SEN) örgütlenen, servis tartışması yüzünden önce hakarete uğrayıp sonra da işten atılan 17 Peri Tekstil işçisinin direnişi 41. gününde.

Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ve Emek Partisi Dersim İl Örgütü fabrika önünde direniş çadırı kuran işçilerle birlikte fabrika önünde açıklama yaptı. Açıklamaya Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği de destek verdi. Emek Partisi “İş, ekmek, özgürlük” sloganı atarken işçiler de “Direne direne kazanacağız” sloganı attı.

“Tekstil işçilerinin hikayesi her yerde aynı”

BİRTEK-SEN Bölge Temsilcisi Kadir Ulaş, tekstil işçilerinin hikayesinin her yerde aynı olduğunu söyledi. “Tekstil işçilerinin her yerde anlattığı, ‘Ucuz işgücüyüz. Baskıya maruz kalıyoruz. Aldığımız ücretle geçinemiyoruz. Sürekli patronların baskısı altındayız’ oluyor. Arkadaşlarımız 41 gündür burada mücadele ediyor. Patron işçilerin hakkını vermeden, baskıyla işçilerin işten çıkmasına vesile olmuştur. Mücadelemiz devam edecek” dedi.

EMEP Milletvekili Karaca da konuşmasında işçilere ve Dersim halkına seslendi. Karaca iktidarın kadın istihdamını teşvik adı altında patronlara teşvik vererek kadın işçileri baskı ve mobbinge maruz bıraktığını belirtti.

“Göz boyamanın altında baskı ve hakaret var”

Dersim’in yoksullaştırılmış bir şehir olduğunda dikkat çeken Karaca yoksulluğa karşı özellikle kadınların istediği en temel şeylerden birinin güvenceli, insanca çalışılacak koşullarda iş olduğunu ifade etti. İktidarın son 10 yıldır kadın istihdamının desteklenmesi adı altında patronlara milyonlarca lira teşvik verip göz boyadığını belirten Karaca “Biz o göz boyamanın arkasındaki gerçeklerin ne olduğunu, Peri Tekstil’de yaşayan çalışan kadınların anlattıklarından çıplak bir biçimde görüyoruz. O reklamların arkasında, tıpkı Peri Tekstil patronunun yaptığı gibi tatilsiz, izinsiz, ölümüne çalıştırma var. Baskı var, mobbing var. Kadın işçiler en temel yasal haklarını istediklerinde ‘Bizde öyle bir gelenek yok’ diye kendi kendine patron geleneği uydurma, bu ülkenin işçilerin kazanılmış haklarını ayaklar altına alabilme cüreti var.” dedi.

“Patrona teşvik verilirken mobbing şartı mı aranmaktadır?​”

Patronların şehirdeki yoksulluğu ve işsizliği kullanarak hakkını isteyen işçiye kapı gösterdiğini belirten Karaca sendikalaştığı için işçileri işten atmanın suç olduğunu ifade ederek konuya ilişkin Çalışma Bakanlığına da bir soru önergesi verdiklerini ve göreve davet ettiklerini de belirtti.

Karaca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a şu soruları sordu:

  • Sendikalaştığı için işten atılan Peri Tekstil işçilerine ilişkin Bakanlığınız ne tür incelemelerde bulunmuştur?
  • İşçilerin işe iadesi ve patronun cezalandırılması için Bakanlığınızın atacağı adımlar nelerdir?
  • Tekstil işçilerinin istisnasız bir şekilde üretim baskısı, mobbing, hakaret ve insanlık dışı çalışma koşullarında çalıştığı açıkken; Bakanlığınız bugüne değin bunları önlemek için hangi denetimleri yapmıştır?
  • Ne tür tedbirler alınmıştır?
  • Milyonlarca liralık hibelerle kurulan fabrikalara teşvik verilirken işçilere baskı ve mobbing şartı mı aranmaktadır?
  • Merkezi yurtdışında olan uluslararası tekstil tekelleri bile kısa bir incelemeyle sendikal hakların ihlaline karar verebilirken; her ilde müdürlüğü bulunan Bakanlığınız sendikal haklara dair inceleme ve işlem yapma konusunda hangi gerekçeyle atıl kalmaktadır?

“Dersimli kadınlar Peri Tekstil işçilerine destek vermeli”

Dersim halkına da seslenen Karaca “Bizi yoksullaştıran, bir dilim ekmeğe muhtaç eden, buralarda teşviklerle açılan bu kölelik düzeni fabrikalarına, bizi köle haline getirmek isteyenlere karşı yapılacak tek bir şey var: Bugün Peri Tekstil işçilerine dayanışma göstermek, onların yanında durmak, onların bu mücadelesinin yanında olduğunu söylemek. Dersimli kadınların güvenceli iş talebi için bugün Peri Tekstil işçilerinin yanında durması lazım. Dersimli kadınların çocuklarının çantalarına bir öğün yemek girebilmesi için Peri Tekstil işçilerinin yanında durması lazım. Dersimli kadınların bağımlı bir hayatla, büyük bir bunalımla, çaresizliğe itilerek bir hayat sürmek istemeyen bütün kadınların Peri Tekstil işçileriyle beraber ‘iş, ekmek, özgürlük istiyoruz’ sesini büyütmesi lazım.” dedi.

EMEP’in Peri Tekstil işçilerinin koşullarında yaşamak ve çalışmak zorunda bırakılan bütün tekstil işçisi kadınların sesini İzmir’den Dersim’e, Adana’dan Samsun’a kadar her yerde büyütmeye kararlı olduğunu vurgulayan Karaca “Emek Partisi olarak işçilerin en temel hakkı olan sendikalaşma hakkını ekim ayında yeniden meclise taşımaya; ‘Barajsız Sendika, Yasaksız Grev, Güvenceli İş’ talebini büyütmeye devam edeceğiz. Peri Tekstil işçisi yalnız değildir. Tekstil işçisi kadınlar yalnız değildir. Dersimli kadınlar yalnız değildir.” dedi.

Direnişteki Peri Tekstil işçisi: Burası gerçekten sömürü

Karaca direniş çadırında kadın işçilerle sohbet ederken, kadın işçiler fabrikada yaşadıkları baskıyı ve çalışma koşullarını anlattı. Kadın işçilerden biri çalışmaları gerektiğini, ihtiyaçları olduğunu söylerken, 6 yıla yakındır firmada çalışan bir kadın işçi, “İzin sıkıntımız var. Haklarımız verilmiyor. İşsizlikten dolayı burada çalışıyorduk. Yıllık izin hiç kullanmadık, talep ettik ancak veremem dedi işveren” dedi. Daha önce İstanbul’da tekstilde çalışmış bir başka Peri Tekstil işçisi ise çalışma koşullarını şu sözlerle anlattı: “Kıyaslama yapınca çok farklı, burası gerçekten sömürü, Dün gelen de 5 yıldır çalışan da aynı maaşı alıyor. Bura çalışma açısından da titiz değil, etikete önem veriyordu. Sayıya odaklanmışlardı, kalite önemli değil. Başka sorunlar da yaşıyorduk. Örneğin o gün 1500 adet istemiş, 100 adet iş eksik çıkıyordu, 18.30’da çıkıyorsak çıkartmayıp o sayıyı tutturacağımız kadar bizi çalıştırıyor ve bunu mesaiden saymıyordu. Sadece sömürü başka bir şey yok.”

Çalışmaya devam eden işçilerin kendilerine “Biz de çıksak nereye gideceğiz, nerede çalışacağız” diye sorduğunu ifade eden başka bir Peri Tekstil işçisi de “Başka şehirlerdeki işçilerin dayanışma mesajları bize umut verdi” dedi. Bir işçi “İzin istiyorsun hem sigortanı kesiyor hem iznini üzerine bir de izin için yalvarmak zorunda kalıyorsun. Bu nasıl iş? Hep işçiden gidiyor. 5 yılda bir kere bire tatil yapmadım, ailemle bir yere gitmedim. Akşam 8’de eve gidiyoruz herkes kendinden geçmiş. Çocuklar şikayet etse de bir şey yapamıyoruz, hayat mücadelesi” derken taleplerini de işe sendikalı olarak dönmek, sömürü koşullarında çalışmamak, insanca çalışma ve insanca yaşam koşulları olarak sıraladı.

Paylaş: