Sevda Karaca: Aile Bakanlığı kadınları güçlendirmiyor, yoksulluğu ve şiddeti örgütlüyor
Aile Bakanlığı bütçesini eleştiren EMEP Milletvekili Sevda Karaca, “Şiddet gören kadınlara değil, faillerine proje yapılıyor, kreşler kapatılıp Diyanet’e para aktarılıyor” dedi.
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmelerinde, Bakanlığın kadına yönelik şiddetle mücadele ve çocuk politikalarını hedef alan bir konuşma yaptı.
Konuşmasında çarpıcı veriler sunan Karaca, şiddet mağdurlarına değil, faillerine dönük projeler uygulandığını, şiddet gören kadınlara “sıfır atık, dini rehberlik, finansal okuryazarlık” eğitimleri verildiğini, kreşlerin kapatıldığını ve Diyanet’e aktarılan parayla çocukların 4-6 yaş Kuran kurslarına gönderildiğini aktardı.
“Kadın başına 156 lira ayıran bütçe ‘öldüreceğiz’ diye bağırıyor”
Karaca, bütçede “kadının güçlendirilmesi” için ayrılan payın son derece düşük olduğunu belirterek, “Kadın başına yılda 156 lira! Bu kalem sizi ‘öldüreceğiz’ diye bağırıyor” ifadelerini kullandı. Geçen yıl açıklanan “psikososyal destek modeli”nin içeriğinin belirsiz olduğunu vurgulayan Karaca, “Yapa yapa şiddet faillerine proje yapmışsınız, buna da 10 milyon lira ayırmışsınız” dedi.
Şiddet gören kadınlara verilen eğitimlere tepki gösteren Karaca, “Bu kadınlara ‘Finansal Okuryazarlık’, ‘Sıfır Atık Yönetimi’, ‘Dijital Bağımlılık’ ve en çok da ‘Dini Rehberlik’ eğitimleri veriliyor. Bu kadınlar imanları eksik diye mi şiddet görüyor?” diye sordu.
“Şiddet mağduruna değil, şiddet failine destek projesi”
Bakanlığın “şiddetle mücadele” adı altında somut hiçbir adım atmadığını belirten Karaca, “Baktığınız her raporda tek icraat ‘toplantı’. 100 toplantı 100 kadını koruyamadı ama ağırlama giderlerine milyonlar aktı” dedi. Karaca, “10 yıl aradan sonra şiddet araştırması yapacağız” denilmesine rağmen araştırma bütçesinin yarısının “tasarruf tedbiri” gerekçesiyle kesildiğini hatırlattı.
Aile eğitimlerine harcanan milyonlarca lira şiddeti önlüyor mu?
Aile ve evlilik eğitimlerine ayrılan bütçeyi de eleştiren Karaca, “Yıllardır milyonlarca kişiye aile eğitimi verdiniz, ne faydası oldu? Bu eğitimlere neden milyonlar aktarılıyor? Buna karşın her 11 bin kadına bir sığınmaevi yatağı düşüyor” dedi. 2026 hedefinde yalnızca bir yeni sığınmaevi açılmasının öngörülmesine tepki gösteren Karaca, “Kadınları bir yandan esnek çalıştırıp öte yandan yaşlı, engelli, çocuk bakımını da sırtlarına yüklüyorsunuz” dedi.
“Kreş yok, Diyanet’in kuran kursuna 6 ayda 45 milyon lira”
Çocuk politikalarına da değinen Karaca, Türkiye’de 9,5 milyon kreş çağında çocuk bulunduğunu, ancak yalnızca 83 binine kreş hizmeti verildiğini söyledi.“Kreş açmak yerine çocukları ‘komşu annelere’ teslim edeceğiniz bir proje hazırladınız. Bu, FETÖ’nün cemaat evi mantığının başka bir versiyonudur. Devlet dediğin çocuğu komşuya değil, kamu kreşine emanet eder” dedi. Karaca, kamu kreşlerinin bir yılda 643’ten 192’ye düştüğünü, buna karşın Diyanet’in 4–6 yaş kurslarına 2024’te 41 milyon, 2025’in ilk 6 ayında 45 milyon TL aktarıldığını belirtti.
Aile Bakanlığı çocukları MESEM’e yönlendiriyor
Karaca, koruma altındaki çocukların durumuna da dikkat çekerek, şunları söyledi; Çocuk evlerinde de durum farklı değil. Raporlarınız diyor ki koruma altındaki çocuklara bir yandan din eğitimi veriliyor, diğer yandan MESEM’e yönlendiriliyor! Çocukları korumakla görevli Aile Bakanlığı çocukları işçileştiriyor! Bu ülkede son 5 yılda işçi çocuk sayısı katlandı. Her 4 çocuktan biri işçi! 7 milyonun üstünde çocuk yoksul!
Bu çocuklar eğitimden kopuyor ya sanayiye ya çeteye kurban oluyor. Açın faaliyet raporlarınıza bakın; on binlerce çocuk ya mağdur ya da fail olarak karakola düşmüş. Binlerce çocuk sokakta dileniyor. Bakanlığın çok ağır ihmal koşullarında bile olsa korunma ve bakım ihtiyacı içerisinde olan çocukları kurum bakımına almıyor, sebep: aile yanında olmaları her zaman daha iyi! Nasıl ki şiddet gören kadınlara sığınak diye aileyi gösteriyorsunuz, ihmal istismar mağduru çocukları da ailenin yanına gönderiyorsunuz. Bir de ihmal istismar gördükleri ailelere çocuk başı para ödüyorsunuz.
Bu çocukları takip edecek meslek elemanı bile istihdam etmiyorsunuz. Milyonlarca çocuğa karşılık sayısı 5 bin bile etmeyen meslek uzmanı var. Bütçede bu emekçilerin çalışma koşullarına, ücretlerine, istihdam güvencelerine ilişkin tek bir düzenleme yok. Siz, bu ülkenin sosyal hizmetlerini taşeron mantığıyla yürütüyorsunuz. Çocukları karanlığa mahkum edip çözüm olarak da hapse ve aileye tıkmayı öneriyorsunuz.
