2021 Sağlık, Adalet, Eşitlik ve Özgürlükler Yılı Olsun!

Kapitalizm insanlığın felaketi oldu: savaşlar, depremler, orman yangınları, küresel iklim değişikliği, kuraklık derken 2020’de pandemi ilan edildi. “Doğal afet” ya da olağan hastalıklarmış gibi sunulan bütün bu melanetler, kapitalist/emperyalist sistem içinde işçilerin, ezilen halkların ve dünya yoksullarının yıkımına neden oldu. Zenginler korunaklı adacıklarına çekilirken, milyarlarca insan temel gıda, temiz su, hijyen malzeme, eğitim ve sağlığa erişim hakkından mahrum kaldı.

Sosyalizm ve uluslararası işçi sınıfı mücadelesinin bir kazanımı olan kamusal sağlık, yıllar içinde tasfiye edildiğinden; insanlık adeta salgına savunma ve bağışıklık sistemi çökmüş halde yakalandı. Aşı çalışmaları ilaç tekellerine havale edilirken, zengin sınıflar çoktan aşı siparişini verdiler bile! Yerkürenin yoksulları ise ölmeye devam ediyor.

Kapitalizmin insana yabancı, eşitsiz ve kar hırsına dayanan sömürü sistemi ekonomik krizlere neden oldu. Buna pandemi eklenince, emekçi sınıflar “koronadan ölmek ile açlıktan ölmek” arasında bırakıldı. Çarklar dönsün diye işçileri fabrikalara süren burjuvalar pandemide kar rekorları kırdı. Partimizin ve sağlık meslek örgütlerinin bütün çağrılarına rağmen, “21 gün tam kapanma; işçilere, halka sosyal koruma” talebi yok sayıldı.

Ağır pandemi şartlarına aldırmayan patronlar, kitlesel işten atma ve ücretsiz, esnek çalışma modellerini devreye soktular. Yetmezmiş gibi asgari ücret yine açlık ücreti olarak belirlendi. Meclis’te onaylanan ve katıksız bir sermaye bütçesi olan 2021 bütçesi, yine işçi sınıfı ve halkı yok saydı.

2020 aynı zamanda İzmir depremi başta olmak üzere Türkiye’nin adeta beşik gibi sallandığı, canlarımızı kaybettiğimiz bir yıl oldu. Halktan toplanan deprem paralarının hiç edildiği, kaynakların deprem önlemlerine değil sermaye çevrelerine kıyak olarak dağıtıldığı açığa çıktı.

Her milliyetten işçi ve emekçiler, geleceği çalınmış gençler, yoksulluğu ve şiddeti en ağır biçimde yaşayan kadınlar, Türkiye’de sıkışıp kalan mülteciler “2020 bir an önce sona ersin” diye umut ederken; egemen sınıflar ve AKP iktidarı 2021 için yeni kemer sıkma ve hak gaspı politikalarını çoktan devreye soktu! Gelen yılın giden yıldan iyi olması, işte bu emek düşmanı politikaların ne kadar püskürtüleceğine bağlı.

Halk desteğini kaybettikçe otoriterleşmeye sarılan tek adam iktidarı, neo-Osmanlı hayaller peşinde ülkeyi savaş maceralarına sürüklerken, içerde amansız bir baskı ortamı oluşturdu. Belediyelere kayyum atanması yetmezmiş gibi “HDP’nin kapatılması” tartışması üzerinden Kürtlere ve bütün muhalif güçlere gözdağı verildi. Hükümetin gerici politikalarına karşı duran gazeteciler, aydınlar, siyasetçiler “hain” olmakla suçlanarak cezaevlerine atıldı. “Kimyasal silahlarının imhası” adı altında kitle örgütleri ve derneklerin zapturapt altına alınması yasası Meclis’ten geçirildi. Pandemi yasakları, grev ve direnişlerin, hak alma eylemlerinin bastırılması için kullanıldı.

Fakat AKP-MHP iktidarı ne yaparsa yapsın işçi sınıfı, halk ve demokrasi güçleri mücadeleden geri durmadı/durmuyor. 2021’i grevle karşılayan Gebze Baldur metal işçilerinden Çorum Ekmekçioğlu fabrikasında direnen metal işçilerine; toma, gaz ve barikatlara rağmen Soma ve Ermenek’ten Ankara’ya yürüyen madencilere kadar işçi sınıfı tünelin ucundaki ışığı gösteriyor. Başta sağlık emekçileri olmak üzere “Birleşe Birleşe Kazanacağız” diyen işçi ve emekçi bölükleri 2021’i şimdiden bir mücadele yılı ilan ettiler. Amerika’daki George Floyd eylemlerinden Hindistan’da 250 milyon işçinin grevine kadar yaşanan uluslararası mücadeleler ise 2021’e umut taşıyor.

Partimiz her milliyetten emekçilerin yeni yılını kutluyor. 2021’in salgın, sömürü ve savaşların geri kaldığı; sağlık, adalet, eşitlik ve özgürlükler dünyasına kapı araladığı bir yıl olması dileği ile bütün halkımızı mücadeleyi büyütmeye ve örgütlenmeye çağırıyoruz.

Gelecek bizimdir!

Ercüment AKDENİZ

Genel Başkan

TEILEN