Afgan Kadınların İşgalci ve Şeriatçı Güçlere Karşı Mücadelesinin Yanındayız

20. yüzyılın ortalarından günümüze kadar İngiliz, Rus ve ABD emperyalizminin işgali altında sonuna kadar sömürülen ve ezilen Afganistan halkı bir kez daha egemenler tarafından insafsızca kaderine terk ediliyor!

Cumhurbaşkanı Gani ve bir kısım hükümet yetkilileri nakitle doldurdukları çuvallarıyla, arkasında kırılacak, yok edilecek, köleleştirilecek kadın ve kız çocuklarını bir saniye bile düşünmeden halkı Taliban sultasına bırakarak kaçtılar.

Şeriat ve işgal döngüsüne mahkûm edilmek istenen Afganistan’da bu döngü özellikle Afgan kadınların ve çocukların yaşamını cehenneme çevirdi. Afganistanlı kadınlar; savaş baronları, gerici Taliban vahşileri ve emperyalist işgal güçleri arasındaki pazarlıkların ve iktidar savaşlarının kadınların yaşadığı cehenneme odun taşıdığını haykırdılar. On yıllardır, Afganistan kadınlar için yaşamının en zor olduğu ülkeler listesinin zirvesinde! Kadınlara özgürlük götüreceğini söyleyerek ülke topraklarını kendi emperyalist çıkarları için işgal eden ABD’nin Afgan kadınlarına götürdüğü tek şey bu gerçektir! Bu gerçek ortadayken pişkince açıklama yapan ABD başkanı Biden “Kadınların temel haklarını konuşmaya devam edeceğiz” diyor. Afganistan için yine “yeni bir dönemeç” analizleri yapılırken kadınların 40 yıldır mahkûm edildiği insanlık dışı koşullar tüm dünyanın gözleri önünde daha da ağırlaşıyor.

Taliban’ın Kabil’i de ele geçirmesi sonrasında verdiği ilk mesajda kadınların çalışma ve eğitim haklarının “islami esaslar çerçevesinde tanınacağını” söylediği saatlerde, sokaklardaki reklam panolarından dahi kadınların görüntüleri siliniyordu. Kadınları burka ve çadıra mahkûm eden, kadınlara sokakları kapatan, kadınların ve kız çocuklarının eğitim hakkını gasp eden, pek çok yerde kadınlara Taliban askerlerine “hediye edilecek mal”, “el konulacak ganimet” muamelesi yaparak gerici, erkek egemen uygulamaların en vahşisine imza atan Taliban yönetimi karşısında Afgan kadınlar ise susmuyor, bu vahşete yol verenleri lanetlerken, tüm dünyaya destek ve dayanışma çağrısı yapıyor.

Afgan kadınların sesini duyuyor, tüm Türkiye halklarına ve kadınlara sesleniyoruz!

Afganistan’da yaşanacak her hak ihlalinin, her cinayetin, toplumsal ve siyasal alandaki her bir gerilemenin müsebbibi başta ABD olmak üzere emperyalist ülkeler ve yayılmacı dış politikasıyla komşu halkların kan kusmasının ve yaşamlarının tarumar olmasının parçası olan AKP iktidarıdır.

ABD emperyalizminin ve Taliban vahşetinin Afgan kadınların hayatlarını ellerinden almasına izin vermemek, Afgan kadınların dayanışma çağrılarına kulak vermek Türkiyeli kadınların sorumluluğudur. Bunun için ilk görevimiz, bölgedeki gerici güçlerin destekçiliğini yapmaktan hiçbir çekince duymayan AKP iktidarının bölge politikalarına karşı çıkmaktır.

Afganistan’da gerçekleştirdiği savaş suçları nedeniyle yargılanan savaş baronları için “en iyi dostum” diyen Erdoğan, bugün de “Bizim Taliban’ın inancıyla ters bir yanımız yok” diyerek Taliban liderleriyle görüşmeye açık olduğunu ilan ediyor. Taliban yönetimi altında bir yaşam sürdüremeyeceği için milyonlarca Afgan ülkeyi terk ederken, göçün en yoğunlaştığı ülke Türkiye oluyor. İktidar ise ABD ile gizli kapılar ardında yaptığı görüşmelerle Afganistan’ın yeniden talanının bir parçası olma hevesiyle, ülke gençlerini Afganistan’a jandarmalık yapmaya göndermekle meşgul.

Afgan kadınlarının hak ve özgürlüklerinin, yaşamlarının lime lime edilmesinin açık ve net bir biçimde karşısındayız! İşgalcilere ve Taliban gericiliğine karşı mücadelelerinin yanındayız. Bu çatışmalı ortamın ve ekonomik koşulların yarattığı göçün bir sonucu olarak ülkemize gelen mülteci Afgan kadınlarıyla her anlamda dayanışma içinde olacağız.

Taliban tarafından yaşamı tehdit edilen tüm kadınlara, bölge, Avrupa ülkeleri ve ABD tarafından koşulsuz sığınma hakkı tanınmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti başta olmak üzere, hiçbir ülke Taliban ile kurmak istediği şeriat rejimine uluslararası meşruiyet kazandıracak bir diplomasi ilişkisine girmemelidir.

Erdoğan hükümeti TSK birliklerini Afganistan’dan derhal çekmeli, Türkiye NATO’dan çıkmalıdır.

Kadınların demokratik haklarının emperyalist pazarlıklara konu edilmesine son verilmelidir.

Afgan kadınların yaşamlarının güven altında olduğu, geleceklerinin işgalci ve şeriatçı güçler tarafından ipotek altına alınmadığı bir hayat sürmeleri için yükselttiğimiz talepler, bölgede ve ülkede barış, eşitlik ve özgürlük mücadelemizin bir parçasıdır. Bu mücadeleyi birlikte büyütelim.

Selma Gürkan

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN