AFRİN’DE HALKLARIN KARDEŞLİĞİ BOMBALANIYOR TÜRKİYE BÖLGESEL SAVAŞ BATAĞINA SÜRÜKLENİYOR!

Uzunca bir süreden beri yapılan hazırlıkların ardından başlatılan Afrin operasyonu, iktidar ve medyası tarafından büyük bir zafer havasında kutlanıyor. Daha önce Suriye iç savaşından kaçıp Afrin’e sığınan yaklaşık bir milyon sivilin yaşadığı kente bombalar yağdırılıyorken, Erdoğan iktidarının sözcüleri adeta bütün dünya ile dalga geçer gibi bu operasyonla Kürtlerin bölgede yaşayan diğer halklarla demokratik bir şekilde yönettikleri “Afrin’i özgürleştireceklerini” söylüyorlar. Oysa adına ‘Zeytin Dalı’ denen bu operasyonla Türk ve Kürt halkları arasında düşmanlığı körüklemekte, Türkiye’yi bölgesel savaş batağının ortasına doğru sürüklemektedir.

Tehdit; ezilen bölge halkları değil, emperyalizm ve işbirlikçileridir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarın sözcülerinin amacını ‘milli güvenlik’ olduğunu söyledikleri bu operasyon ancak Rusya ile yapılan pazarlıkların ardından Rus askerlerinin Afrin’den çekilmesiyle başladı. Yani Suriye’de ABD ile egemenlik mücadelesi halinde olan Rusya, bu operasyona bugün kendi çıkarlarına hizmet ettiği için izin verdi. Çünkü Rusya bu operasyona ‘olur’ vererek bir yandan Türkiye’yi rakibi ABD ile daha fazla karşı karşıya getirmeyi ve öte yandan da Suriye Kürtlerini sıkıştırarak kendi himayesinde bir çözüme razı etmeyi amaçlıyor.

Açıktır ki ülkeyi, emperyalistler arasındaki egemenlik savaşının içine sürükleyen, bir emperyalist gücün‘olur’uyla Suriye’deki kardeşlerimizi bombalayanlar ülkeyi daha büyük tehdit ve tehlikelerle yüz yüze getirmektedirler. O yüzden Türkiye halkları için asıl tehdit Suriye’nin kuzeyi, Rojava’da IŞİD ve diğer cihatçı çetelere karşı mücadele ederek orada yaşayan diğer halklarla demokratik yönetimler kuran Kürt kardeşlerimiz değildir. Asıl tehdit, yüz yıldır Ortadoğu’nun ezilen halkları arasında düşmanlığı körükleyen ve bugün iktidarın Kürt düşmanlığını kendi çıkarları için kullanan emperyalistler ve onların bölgesel işbirlikçileridir.

Kürtlere savaş birlikte yaşamı dinamitliyor!

Bugün Erdoğan iktidarının, Türkiye ile her zaman diyaloga açık olduklarını söyleyen Suriye Kürtlerinin demokratik yönetimini tehdit olarak görmesinin nedeni kendi ülkesindeki Kürt sorununu çözümsüz bırakmış olması, baskı ve şiddet politikalarında ısrar etmesidir. Fakat bu politika hem ülkeyi bölgesel savaşın girdabına çekmekte ve hem de ülke içinde Türk ve Kürt halkların birlikte yaşama koşullarını dinamitlemektedir.

İktidar kendi çıkarı için savaşı dayatıyor!

Ancak Suriye Kürtleri ve bölge halkları ile barışa ve ülke içinde demokrasiye dayalı bir çözüm varken, iktidar, ülkeyi emperyalist planların bir parçası haline getirmekte ısrar etmektedir.

Çünkü MHP ile kader birliği yapan Erdoğan iktidarı, Afrin operasyonunu ülkenin değil ama kendi bekası için zorunlu bir hamle olarak görmektedir. Bu operasyonu ‘milli güvenlik’ meselesi olarak göstererek herkesi kendi arkasında saf tutmaya zorlamaya ve sadece Kürtleri değil, iktidara karşı demokrasi, barış ve insanca yaşamayı savunan herkesi baskı altına almaya çalışmaktadır. Açıktır ki, 6. kez uzatılan OHAL’i ve iktidar yandaşlarına “terörle mücadele” adına yargı muafiyeti getiren KHK’ları bu amaçla kullanmak istemektedir.

Bölgede barış ve ülkede demokrasi mücadelesini yükseltelim!

Emek Partisi Bölge Örgütü olarak halkımızı, Türk halkını ve bu ülkede yaşayan her milliyetten işçi ve emekçileri, kendi çıkarı için ülkeyi ateş çemberinin içine atan iktidarın başlattığı Afrin Operasyonu’na ‘dur’ demeye çağırıyoruz. Bütün emek, barış ve demokrasi güçlerini Afrin’de halkların kardeşliğinin bombalanmasına, ülkenin savaş batağına sürüklenmesine karşı bölgede barış ve ülkede demokrasi için mücadeleyi hep birlikte büyütmeye çağırıyoruz.

Mehmet Türkmen

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN