Alınmayan Önlemler İşçilerin Canına Mal Oluyor, Artık Yeter!

Sakarya’nın Hendek ilçesinde havai fişek üretimi yapılan Coşkunlar adlı fabrikada meydana gelen patlamada şu ana kadar açıklanan rakamlara göre 4 işçi yaşamını yitirdi, 1’i ağır 97 işçi yaralandı. MÜSİAD Sakarya Şube Başkan Yaşar Coşkun’un da ortağı olduğu ‘Büyük Coşkunlar’ şirketine ait fabrikalar yıllardır değişik isimlerle farklı şehirlerde faaliyet yürütmektedir.

İş cinayeti sicili hayli kabarık olan firmanın fabrikalarında daha önce de 5 patlama yaşandı, bu patlamalarda da 6 işçi yaşamını yitirdi. 2009 yılında yaşanan 2 farklı patlamada 2 işçi yaşamını yitirmiş, 34 işçi yaralanmıştı. 2011’de yaşanan patlamada bir çocuk annesi 33 yaşındaki işçi Hediye Hallaç hayatını kaybetmiş ve 10 işçi yaralanmıştı. 14 Aralık 2014’te gerçekleşen patlamada ise 38 yaşındaki işçi Yılmaz Şapoğlu hayatını kaybetmişti. 27 Ocak 2018’de Niğde’deki fabrikada gerçekleşen patlamada iş 32 yaşındaki işçiler Muharrem Alkan ve İlyas Ünlü hayatını kaybetmişti.

Adeta işçilerin canı pahasına yükselen bu firmanın işletmelerinde bunca patlama yaşanmış olmasına karşın nasıl oluyor da bu firma farklı adlar altında, farklı illerde faaliyet sürdürmeye devam edebiliyor? Kim ya da kimler bu duruma göz yumdu? Devlet bugüne kadar neden önlem almadı? Nasıl oluyor da bu fabrikalar yıllardır işçilerin sağlığını ve yaşamını yok sayarak, o bölgede yaşayan halkın can güvenliğini hiçe sayarak ve hiçbir yaptırım görmeden üretime devam edebiliyor? Yaşanan bunca ölümden sorumlu tutulan, ceza alan kaç kişi var? 

Bugün Hendek’te işçi aileleri yürekleri ağızlarında yakınlarından iyi bir haber almak için bekliyor.

Hendek’teki patlamada ölen ve yaralanan işçiler hiçbir hesap verilmeden unutulmaya mı bırakılacak?

Fabrikanın Genel Müdürü Yaşar Coşkun geçtiğimiz yıllarda “Patlayıcı maddelerin yaratacağı iş kazalarının yüzde 98’i önlenemez. Ölen işçinin de -doktorun dediğine göre- korkudan ödü patlamış” şeklinde gerçeklikten uzak bir açıklama yapmıştı. 

Biliyoruz ki bugüne kadar onlarca işçinin ölümüne ve yaralanmasına sebep olan bu patlamalar eğer gerekli denetimler yapılmış olsaydı önlenebilirdi. Fabrikanın karı değil de işçilerin sağlığı düşünülerek gerekli önlemler alınsaydı bunca acı yaşanmayabilir; gerekli denetimler yapılsaydı patronlar önlem almamakta bu kadar cüretkar olmazlardı.

Salgın döneminde bile üretimin son gaz devam ettiği bu fabrikada yaşanan iş cinayetlerinin sorumluları önlemleri almayan patronlar ve denetimleri gerçekleştirmeyen devlet yetkilileridir.

 Sermayedarlar, iktidar yetkilileri, bürokratlar her iş cinayeti sonrasında ağız birliği ederek ‘bu işin fıtratında ölüm var’ iddiasında bulundular ve iş cinayetlerini normalleştirmeye, sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalıştılar.

İnsanca çalışma ve insan onuruna yaraşır yaşam koşulları sağlanmadığı sürece de bu tür iş cinayetleri devem edecektir.

Hendek’teki patlama da kaza değil bir iş cinayetidir. Sorumluları derhal ortaya çıkarılmalı, hak ettikleri cezalar verilmelidir.

Partimiz ölen işçilerin ailelerine başsağlığı dilemektedir ve Hendek cinayetinin üstünün örtülmesine izin vermeyecektir.

İş cinayetleri son bulsun, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınsın!

SELMA GÜRKAN

GENEL BAŞKANI

TEILEN