‘Aşı takvimi gözden geçirilmeli, mülteci ve göçmenler aşılama programına dahil edilmeli’

2020’ye damgasını vuran ve tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün neden olduğu Covid-19 salgını can almaya devam ediyor.

Kapitalist hükümetlerin izlediği ve benimsediği yöntemler, toplumun en yoksul kesimlerini vururken korumasız bırakılan mülteci ve göçmenler ise hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Özellikle, büyük bir mülteciye ev sahipliği yapmasına rağmen herhangi bir entegrasyon programı olmayan Türkiye’de, mülteci ve göçmenler adete pandemiye karşı tek başlarına hayatta kalmaya çalışıyor.

Ülkesinde yaşayan yaklaşık beş milyon mülteci ve göçmeni yok sayan AKP hükümeti, her gün açıkladığı turkuaz tabloda göçmen ve mültecilere yer vermeyerek, vaka oranı konusunda da sağlıklı bilgi vermemekte.

Tüm bunların yanında savaştan kaçarak yeni bir hayat kurmaya çalışırken, pandeminin ortasında güvencesiz bırakılan mülteciler, aşılanma planında da görünmez kılınıyor.

Aşılanma çalışması başlatan İngiltere, Kanada, ABD ve İsviçre gibi kapitalist ülkelerde yok sayılan mülteciler, Türkiye’de de kapsam dışı bırakıldı.

‘Öncelik sıralamasında tüm siyasi parti liderlerine’ çağrı yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sayıları neredeyse beş milyona yakın mülteciyi görmezden geldi.

Dört aşamada açıklanan aşı programında mültecilerin adı henüz geçmezken, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nden ise henüz bir açıklama gelmedi.

Üstelik, 450 bin mülteciye sahipliği yapan Gaziantep’in, Belediye Başkanı Fatma Şahin ise tüm bilimsel çalışmaları yok sayarak, ‘mültecilerin koronavirüse karşı daha dayanıklı olduğunu’ iddia etti.

Mültecilerin aşılanma planında yer almaması, sağlık planlamasına dahil edilmemesi AKP’nin ayrımcı bir politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

İster kayıtlı ister kayıtsız olan mültecilere ve göçmenlere herhangi bir yasal hak tanımayan AKP hükümeti, en temel ‘sağlığa erişim hakkını’ da mülteciler çok görüyor.

Kapitalist ülkeler ve yoksul ülkeler arasında aşıya erişim ve dağıtımı konusunda yaşanan eşitsizlik, mültecilerin ‘sağlık hakkını’ elinden alıyor.

Her mülteci sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir.

Koronavirüs vaka sayıların takibi için mülteci ve göçmenler de vaka tablosuna dahil edilmeli, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı tarafından takibe alınmalıdır.

Covid-19’a karşı daha dezavantajlı gruplardan birisi olan mülteciler ve göçmenlerin toplumsal bağışıklığın sağlanması için yaş ve risk gruplarına göre aşı planında yer alması için çalışmalar bir an önce başlatılmalıdır.

AKP hükümeti aşılama takvimini gözden geçirmeli, milyonlarca mülteciyi en temel yaşam hakkı olan aşıdan faydalanmasını sağlamalıdır.

Umut Yeğin

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN