Ayrımcı İnfaz Yasası Af Ve Baskı Yasası Olarak Meclisten Geçti!

Türkiye cezaevlerinde 300.000’e yakın tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. AKP Hükümeti, Korona virüs salgınını da fırsata dönüştürerek, ağır hak ihlalleri yaratacak bir düzenlemeyi tüm eleştirilere rağmen Meclis çoğunluğuyla yasalaştırmıştır. 

Meclis’te kabul edilen İnfaz Yasası, AKP-MHP blokunun hapisteki oy tabanını serbest bırakmaya ve baskıyı artırarak iktidarlarını sürdürme hesaplarına hizmet etmektedir. Yasa teklifi; baroların, hukuk kurumlarının, toplumsal kesimlerin, kendileri dışındaki parlamento dışı/içi siyasi partilerin öneri ve düşünceleri alınmadan, kamuoyunda tartışılmadan, tüm itirazlara ve eleştirilere rağmen yasalaştırılmıştır. 

Korona virüs salgınının cezaevleri için de büyük risk taşıması nedeniyle, başta siyasi tutuklular, hasta-yaşlı-engelli-çocuklu kadın mahpuslar olmak üzere salgın riskini ortadan kaldıracak şekilde cezaevlerinin boşaltılmasını sağlayacak tedbirlere ihtiyaç vardır. İnfaz yasası olarak sunulan teklif bu ihtiyaca cevap verecek bir yasa olmamıştır.   

Yeni yasada, mahpusların temel insan haklarını ortadan kaldıracak, 12 Eylül döneminde olduğu gibi daha fazla baskı oluşturacak, mahpusların haberleşme özgürlüğünü daha fazla kısıtlayacak düzenlemeler getirilmiştir. Demirtaş ve Kavala örneklerinde olduğu gibi hedefe konmuş siyasi mahpusları cezaevinde tutmaya yönelik hukuksuz tutumlarına yasallık kazandırmak için masumiyet karinesini ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılmıştır. Cezaevinde bulunan mahpusların, MİT talebiyle cezaevinden alınması yetkisi kabul edilemez bir hukuksuzluktur. Siyasi mahpuslara yönelik ikili ayrımcı hukuk düzeni infaz yasasında da sürdürülmekte, genel infaz indirimi yapılmasına rağmen, hasta-yaşlı-çocuklu kadınlar, çocuklar dahil olmak üzere siyasi mahpuslarla ilgili 3/4 gibi ağır infaz süresiyle ilgili ayrımcılık devam ettirilmektedir. Mecliste son dakika değişikliğiyle Oda Tv’den tutuklu gazetecilerin yargılandığı MİT kanununa muhalefet maddeleri de 2/3 infaz kapsamına alınarak infaz süresi uzatılmıştır. 

Kısmi af nitelikli geçici ceza indirimleriyle ilgili düzenlemede, disiplin suçlarının kaldırılması ve açık cezaevine ayrılma şartında da siyasi mahpusların büyük bir kısmı  kapsam dışı bırakılmıştır. İktidarın “kadınlara yönelik şiddet suçlarının kapsam dışı bırakıldığı” söylemi gerçeği yansıtmamaktadır. Sadece aile içi öldürme ve ağır yaralama suçları kapsam dışı bırakılmaktadır. Kadınlara yönelik şiddet suçlarının büyük bölümü indirim kapsamındadır. Korona salgını nedeniyle bütün mahpuslara verilecek geçici izin düzenlemesinde ise kadınları koruyucu hiç bir özel önlem yoktur. Bu nedenle kadınlar, kendilerini öldürmeye, yaralamaya teşebbüs eden, cinsel saldırıda bulunan faille aynı evde yaşamaya mecbur edilecektir.          

İnfaz yasası, siyasi muhaliflere karşı yürütülen düşman ceza hukuku politikasının daha da ağırlaştırılarak devam ettirildiğini göstermektedir. AKP-MHP bloku mafyacıların, uyuşturucu tacirlerinin, hırsızların, rüşvetçilerin, Soma-Ermenek ve diğer iş cinayetleri faillerinin serbest bırakılmasında anlaşmıştır. 

Anayasa’nın kısmi af niteliğindeki düzenlemelerle ilgili nitelikli çoğunluk şartını dahi uygulamamak için torba yasa formülüyle, salgın koşullarında 3-4 güne sıkıştırılmış görüşmelerle oldu bitti ile bu yasa yapılmıştır. Bu yasa halk vicdanında hükümsüzdür. Cezaevlerinin bu kadar dolmasına neden olan toplumsal/ekonomik/siyasal iklim değişmeden 5-10 yılda bir tekrarlanan hiç bir af, infaz indirimi yasaları cezaevleri sorununu çözmeyecektir. 

EMEK PARTİSİ

Genel Merkezi

TEILEN