Belediye başkanı vasıflı işçi maaşı almalı

Kocaeli Belediyesi Bağımsız Başkan Adayı Reyhan Başaran, ilk icraatının Umutepe’de yapılacak olan çöp merkezi projesinin durdurulması olduğunu söylüyor. İşçilerin yoğun olarak yaşadığı bir kentin belediye başkan adayı olan Başaran, “belediye başkanı vasıflı bir işçi kadar maaş almalı” diyor.

Büro çalışanı olarak yaşamını sürdüren Reyhan Başaran ‘rantçı değil, halkçı belediyecilik’ istiyoruz diyerek Kocaeli Belediyesi Bağımsız Başkan Adaylığı’nı açıkladı. Başaran, seçim çalışmalarına sabahın çok erken saatlerinde işçi duraklarına giderek başlıyor. Günün büyük bölümünü semtlerde, halk pazarlarında, esnafla ve ev kadınlarıyla geçiriyor. İnanç kurumlarını ziyaret ediyor, meslek odalarıyla görüşüyor. Kocaeli’yi halk meclisleri üzerinden yönetmek istediğini söyleyen Başaran’a göre, ‘kentte yaşayanlar kentin kaderi hakkında söz hakkına sahip olmalı ve denetleyebilmeli…’ Seçilecek belediye başkanının yurttaşlarla aynı ölçülerde yaşaması gerektiğinin altını çizen Başaran’a göre, ‘belediye başkanı vasıflı bir işçi kadar maaş almalı’.

Kadın aday sayısının çok az olduğunu belirten Başaran, “Kadınların özgüveni her alanda sınırlanıyor. Kadınların aday olması için gerekli koşullar yaratılmıyor” diyor.

Kimdir Reyhan Başaran? Hikayenizden biraz bahseder misiniz? Aday olmaya nasıl karar verdiniz?

40 yaşındayım. İki çocuk annesiyim. Anadolu Üniversitesi Yerel Yönetimler bölümünü bitirdim. Trabzonluyum ama 30 senedir Kocaeli’nde yaşıyorum. Hizmet sektöründe büro çalışanıydım ama aday olunca işten ayrıldım. Adaylıktan önce Emek Partisi’nin ilçe başkanlığını yürüttüm, bu süreçte birçok kadınla yüz yüze geldim. Bu çalışmalarda Kocaeli’nin sorunlarına çok yakından tanık oldum. Bu sorunları çözmek istedim ve  aday oldum. Çocuklarımı çalışarak büyüttüm, bu yüzden kadınların neler yaşadığını kendimden yola çıkarak biliyorum. Kentlerin yukarı mahallelerinde kadınlar bir çok sorunla baş etmeye çalışıyor. Burada da yerel yönetimler devreye girmeli diye düşünerek karar verdim aday olmaya.

Esnaflara ziyaretlerini sürdüren Başaran, ‘Kocaeli’nde işçilerin ve halkın yönetimde olacağı bir belediye oluşturacağını’ söylüyor.

‘HALK DOĞRUDAN YÖNETİMDE YER ALMALI’ 

Sloganınız ‘Rantçı değil halkçı belediye’ bunu biraz açar mısınız? ‘Halkçı belediyecilik’ten kastınız ne?

Halkçı belediyecilik derken halkın bütün insani gereksinimlerini karşılayan bir belediyecilik anlayışından bahsediyoruz. Halkın sağlığını, barınma hakkını gözeten bir belediyecilik anlayışımız var. Şu zamana kadar gelen yerel yönetimlere baktığımız zaman yerleşmiş olan hizmet anlayışı bunları içermiyor. Bu projeler ne yazık ki halkın gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil. Eşitlikçi değil, sağlık yada barınma hakkına yönelik adımlar atılmıyor. Ve ne yazık ki halka saygılı değil, sosyal ve kültürel hayatı düzenlemiyor. Bunun yerine ihalelerle kenti bir ticaret merkezi gibi yönetiyorlar. Biz tam olarak bunun karşısındayız. ‘Halkçı’dan kastımız o bölgede yaşayan halkın doğrudan yönetime dahil olması. O kentte yaşayan insanlar yerel yönetimlerde doğrudan söz almalı, denetim ve karar verme mekanizmasında da söz hakkı olmalı. Biz ‘halkçı yönetim’ mekanizmasını halk meclisleri üzerinden hayata geçirmeyi planlıyoruz.

‘MECLİSLER BELEDİYE BAŞKANININ GÖREVİNE SON VERECEK’

Halk meclisleri yönetimde nasıl yer alacak? Bu meclisleri nasıl kuracaksınız?

Halk meclisleri, belediye yönetiminin en üst organı olarak görev yapacak. Halk meclislerinden onaylanmayan hiçbir karar hayata geçmeyecek. Halk meclisleri de mahallelerden, iş yerlerinden, kitle örgütlerinden, derneklerden, inanç kurumlarından ve gençlik, kadın örgütlerinden seçilen temsilcilerle oluşacak. Bu meclisler, belediye başkanı ve meclis üyelerini denetleyecek, meclisler görevini iyi yapmadığını düşündüğü belediye başkanını geri çağırabilecek.

Kocaeli işçi nüfusunun yoğun olduğu illerin başında geliyor. Siz de seçim çalışmalarınıza işçilerin yoğun olarak yaşadığı semtlere ağırlık veriyorsunuz. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Evet, Kocaeli yapısı gereği bir çok fabrikanın yer aldığı kentlerin başında geliyor. Aslında kente gerçek dokusunu veren ve üreten işçiler. 10-12 saat makine başında çalışan onlar. Onların sağlığı, nasıl bir kentte yaşamak istedikleri, nasıl barındıkları, nasıl bir sosyal-kültürel hayatın içerisinden oldukları acil düzenlenmesi gereken bir konu. Kentin havası, fabrikalardan ötürü çok kirli. İşçiler bu kirli havayı solumak zorunda kalıyor. Bu işin en büyük mağduru onlar. Bu yüzden işçilerin yönetimde olması bizler için çok önemli. Üretenler onlarsa kendi yaşam alanlarının kaderini de onlar tayin etmeli.

Başaran gün boyu kahvehaneleri dolaşarak halk meclisleri projesini anlatıyor.

Kent ve hava kirliliğine değindiniz, hava kirliliğinin halk sağlığına uygun olarak çözülmesi için nasıl projeleriniz var?

Biz Kocaeli’nin buna benzer sorunlarını çözmek için o işin uzmanlarıyla görüşmek istiyoruz. Onların geliştirdikleri çözümlerle harekete geçeceğiz. ‘Ortak akıl’ dediğimiz yönetim burada devreye giriyor.

‘POLİTİKAMIZ GÜZEL YOLLAR VE PARKLARDAN İBARET OLMAYACAK’

Seçim çalışmalarında sık sık ‘biz onlar gibi değiliz’ ifadesini kullanıyorsunuz, nedir sizin farkınız?

Biz halktan yana bir politika izleyeceğiz. Onlar gibi ‘güzel yollar, parklar’ vaadinden ibaret değil politikamız. Gerçekten halkın yaşadığı en acil sorunların çözülmesi için çalışmak istiyoruz. Bizim oluşturmak istediğimiz yönetim onlardan çok farklı. Halk Meclisleri’nde kentte yaşayan yurttaşlar kendi sorunlarını belirleyebilmeli. Bu bir farklılık zaten. Belediye başkanı o kentin efendisi değil, halkla aynı ölçülerde yaşayabilmeli, hatta bir başkan vasıflı bir işçi kadar maaş almalı. Görevinden geri alınabilmeli. Bu anlayış ‘onlar’ın yönetiminde olmaz.

Reyhan Başaran sorularımızı yanıtladı…

‘UMUTTEPE’DE ÇÖP MERKEZİ KURULMASI PROJESİNİ İPTAL EDECEĞİZ’

Seçim kazanırsan Reyhan Başaran’ın ilk icraatı ne olacak?

Kocaeli’nde ‘kentte sıfır atık projemiz’ bir an önce hayata geçmeli. Bu bizim sağlığımızı çok yakından etkiliyor. Bu yüzden ilk başta halkı bilinçlendirme ve farkındalık yaratma toplantıları düzenleyeceğiz. Kentte atık sorunu yıllardır çözülemiyor. Yakın zamanda Umuttepe’de benzer bir sorunla karşılaştık. Oraya bir çöp tesisinin kurulması planlanıyor. Bu proje halkın sağlığını doğrudan etkileyecek. Bu proje halkın ciddi olarak tepkisini de çekti. İlk somut projemiz Umuttepe’de kurulması planlanan çöp atık merkezi projesini iptal ettirmek olacak.

31 Mart seçimlerinde sayıları oldukça az olan kadın adaylardan birisiniz, sizce kadın aday sayısı neden bu kadar az?

Kadınlar hayatın her alanında geriye itildiği için, yönetimlerde de geri çekilmek durumunda kalıyor. Bu, kadınların hayatın neresinde konumlandığı ile ilgili bir durum. Ancak kadınların özgüveni her durumda bastırılıyor. Kadın adayların önü açılıyor gibi gösteriliyor ancak bunlar sadece sözde kalıyor.

Bağımsız adaysınız, seçmenler size nasıl oy verecek? 

Dört tane seçim pusulası olacak. Birisi büyükşehir, birisi ilçe, birisi meclis üyeleri, birisi de muhtarlar. Büyükşehir pusulasında partilerin adaylarının sonunda bağımsız adayların isimleri yer alacak. Orada benim ismimi de görecekler. Seçmenlerimiz mührü oraya vurabilirler.


Gazete Duvar

TEILEN