CIPOML: Emperyalizm ve gericilik yenilmez değildir

24. genel oturumunu Meksika’da gerçekleştiren CIPOML, emperyalistlerin kışkırttığı savaşlara ve silahlanma yarışına karşı mücadeleye çağırdı.

Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansının (CIPOML) 24. Genel Oturumu geçtiğimiz ay Meksika’da gerçekleştirildi. 24. oturuma Türkiye’den Emek Partisinin yanı sıra, Tunus, Burkina Faso, Danimarka, Fransa, İspanya, Ekvador, Dominik Cumhuriyeti, Bolivya, Peru, Kolombiya, Meksika, Venezuela ve Hindistan’dan Marksist Leninist parti ve örgütlerin temsilcileri katıldı.

Sonuç deklarasyonunda ise “İşçilere ve halklara, devrimcilere ve komünistlere” seslenen CIPOML, emperyalistlerin kışkırttığı savaşlara ve silahlanma yarışına karşı mücadelenin, işçiler ve gençlik tarafından üstlenilmesi gerektiğini vurguladı, “Barış savunusu, işçilerle halkların politik ve sendikal haklarının savunulması ile birleştirilmeli, geniş demokratik kesimleri kapsayan bir dava olarak, proletarya enternasyonalizminin uluslararası bayrağı haline gelmelidir” diyerek, işçileri ve halkları, ilericileri ve demokratları birlik ve mücadeleye çağırdı.

YENİ KRİZİN SONUÇLARI FARKLI OLACAK

“Konferans, uluslararası durumu değerlendirdi ve işçi ve halk hareketinin görev ve sorumluluklarına vurgu yaptı. Parti ve örgütlerimizin ilerlemesi için önemli konuları tartıştı” denilen bildirgede, “Kapitalist emperyalist sistemin çelişkilerinin şiddetlenmesi ekonomik, politik, sosyal ve çevre tahribatı boyutlarıyla da sistemi sarsmakta ve milyonlarca emekçiyi, bağımlı ülkeleri, halkları ve ezilen ulusları etkilemektedir” denildi. Gelişmelerin, yeni bir ekonomik krizin politik ve sosyal sonuçlarının ise 2008’de yaşanandan daha büyük ve derin olacağına işaret ettiğine dikkat çekildi.

“Emperyalist güçler arasında büyük gerginlikler yaşanmakta, bu durum, dünyanın yeniden paylaşımı doğrultusunda tüm kıtalar ve bölgelerde bir savaş hazırlığının, tüm ülkelerin katıldığı bir silahlanma yarışının, ekonomilerin ve toplumların militarizasyonu durumunun ortaya çıkmasına ve yayılmasına neden olmaktadır” ifadelerinin kullanıldığı bildirgede, bu durumun farklı kıtalardaki sonuçlarına değinilirken, ABD’de Trump ve Brezilya’da Bolsanaro örneklerinde olduğu gibi, bazı ülkelerde burjuvazinin sosyal reformist politikaları bir yana bıraktığı, egemenliğini onaylamak ve güçlendirmek için her geçen gün biraz daha fazla gerici, yabancı düşmanı, milliyetçi politikalara; aşırı sağcı, otoriter, faşizan ve faşist rejimlere yöneldiğinin altı çizildi.

EMEKÇİLER SALDIRILARA YANIT VERİYOR!

CIPOML bildirisinde, gelişen gerici ve faşist eğilimler ile ortaya çıkan faşist rejimlere işçi sınıfı, gençlik ve halkların, özgürlükleri, demokrasiyi, insan haklarını ve sendikal hakları savunan bir mücadele ile yanıtladıkları belirtildi.

“Çeşitli ülkelerde ve tüm kıtalarda işçiler grevlere çıkıyor, kalıcı istihdam için ve esnek çalışmaya karşı; hayat pahalılığına, yeni vergi yüklerine, zamlara, yüksek konut fiyatlarına karşı güçlü kitlesel eylemler gerçekleşiyor. Gençlik önemli eylemlere imza atıyor, kamusal özgürlükler ve insan haklarının savunulması için önemli ve güçlü gösteriler düzenleniyor. Kadınlar da baskı ve ayrımcılığa karşı cesurca öne çıkıyor, 8 Martlarda birçok ülkede uluslararası grev gerçekleştiriliyor” denildi.

İşçilerin ve halk hareketlerinin bu tezahürlerinin henüz genel ve istikrarlı bir biçime sahip olmadığı ve hâlâ uluslararası düzeyde izole ve dağınık olduklarına dikkat çekilen bildirgede buna rağmen yaşananların işçi hareketinin, yoksul köylülüğün, gençlerin, kadınların, halkların ve ezilen ulusların potansiyeline işaret ettiği ve “İşçilerin devrimci hareketinin gelişme imkanlarını doğruladığı”na dikkat çekildi.

İŞÇİLER BARIŞ MÜCADELESİNİ DE ÜSTLENMELİ

“Emperyalist savaşa, saldırı savaşlarına, silahlanma yarışına karşı mücadele, işçiler ve gençlik tarafından üstlenilmeli; barış savunusu, işçilerle halkların politik ve sendikal haklarının savunulması ile birleştirilmeli, geniş demokratik kesimleri kapsayan bir dava olarak, proletarya enternasyonalizminin uluslararası bayrağı haline gelmelidir” denilen bildirgede CIPOML, “Kayda değer bir demokratik ve ilerici kesimi de ifade eden demokratik özgürlüklerin, ulusal haklar ve insan haklarının savunulması; gerici ve faşizan politikalara karşı muhalefet, faşizme karşı cephe mücadelesi, işçilerin ve gençliğin mevcut taleplerinin bir parçasıdır ve emperyalizme karşı, devrim ve sosyalizm mücadelesinin gereklilikleridir.

Marksist-Leninistler olarak, bizler, faşizme ve emperyalizme karşı mücadelenin tutarlı savaşçılarıyız, ulusal ve uluslararası antifaşist ve demokratik bir cephenin oluşması için mücadele ediyoruz” vurgusu yapıldı.

BİRLİK VE MÜCADELE ZAMANI

“Emperyalist hegemonyaya karşı mücadele halkların, ezilen ulusların ve antiemperyalistlerin  tarihi görevidir, tüm ülkelerin komünistlerinin de vazgeçilmez sorumluluğudur. Bu sorumluluğu kararlı bir şekilde üstleniyoruz” denilen ve halkların kendi kaderini tayin hakkına yönelik dayanışma ve desteğin de altının çizildiği bildirgede, “Uluslararası Marksist Leninist Parti ve Örgütler Konferansı CIPOML’de örgütlü proletarya devrimcileri olarak partilerimizi güçlendirme, tüm komünistlerin birliği için çalışma kararlılığımızı bir kez daha ifade ediyoruz. Kapitalizm ve emperyalizm yenilmez değildir. İşçilerin ve halkların birliği ve mücadelesi, komünistlerin ve diğer devrimcilerin tutarlı tavrı emperyalizmin zincirlerini, en zayıf halkasından kıracaktır” ifadeleri kullanılarak, emperyalizmin ve gericiliğin savaş kışkırtıcılığına karşı, işçiler ve halklar, ilericiler ve demokratlar birlik ve mücadeleye çağrıldı.

TEILEN