Demokrasi ve Özgürlükler Mücadelesine Devam Edeceğiz

Genel Başkanımız Selma Gürkan, hükümetin Afrin Operasyonu kararını eleştiren parti açıklamaları nedeniyle üyelerinin yargılandığı dava öncesi Çağlayan Adliyesi önünde yaptığı basın açıklamasından dolayı İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Bu ceza daha sonra paraya çevrilmiştir. İstanbul Bölge Adliye mahkemesi, bu kararı, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu gerekçesi ile esastan reddetmiştir.

Bu karara karşı Yargıtay yolu açıldığı için avukatlarımız elbette karşı temyiz yoluna başvuracaktır. Ancak, bu karar bile tek başına ifade özgürlüğünün açık bir ihlalidir. Siyasi iktidarın politikalarını eleştiren bir siyasi parti genel başkanının yargı eliyle cezalandırılmasıdır.

Selma Gürkan hakkında ceza veren ilk derece mahkemesi kararında, “… Her türlü operasyon teröristlere karşı gerçekleştirilen haklı mücadele kapsamında değerlendirilmelidir”; “güvenlik operasyonu olarak nitelendirilmelidir” yorumları yaparak siyasi iktidarın eylemlerinin vatandaşlarca nasıl yorumlanması gerektiğini de belirtmiştir. Oysa mahkeme kararlarında, -meli, -malı gibi emir içeren ve siyasi iktidarın eylemlerinin nasıl yorumlanması gerektiğini anlatan ifadeler kullanması dahi başlı başına bir siyasi parti genel başkanının söylemlerine müdahale etmek, sansür uygulamaktır.

Bu kararla, siyasi iktidarın savaş politikalarını eleştiren genel başkanımızın siyaset yapma özgürlüğü, ifade özgürlüğü hakkı ve bu kapsamda bir siyasi partinin siyaset yapma hakkı engellemektedir. Siyasi iktidara yönelik her eleştirinin, yargılanmaktan, ceza almaktan geçtiğini görüyoruz.

Düşünce ve ifade özgürlüğü, siyaset yapma hakkı bir taraftan yargı eliyle mahkeme kararları ile, diğer taraftan hükümet eliyle daha da baskı uygulamayı getiren kanunlar çıkartarak her geçen gün daha da kısıtlanmaktadır. Bu durum partimiz açısından ise kabul edilemez bir durumdur.

Siyaset yapmaya, iktidarın emek ve halk karşıtı politikalarını teşhire, baskı politikalarına karşı demokrasi ve özgürlükler mücadelesine devam edeceğiz. Yargı kararları da baskı politikaları da partimizi yolundan alıkoyamayacaktır.

EMEK PARTİSİ

Genel Merkezi

TEILEN