Dink Davasında Karar Tatmin Etmedi, Cinayet Yine Aydınlanmadı!

Hrant Dink Davası 14 sene sonra “nihayet” sonuçlandı! “Sonuçlandı” diyoruz ama aslında hala tam olarak sonuçlanmadı. Çünkü davanın daha Yargıtay aşaması var. Bilindiği gibi daha önce de mahkemece bir karar verilmiş fakat karar Yargıtay tarafından bozulmuştu.

Dava başladığında Dink Ailesi ve avukatları bu cinayetin devlet destekli bir örgüt tarafından işlendiği tezini savunuyor ve soruşturma/kovuşturma aşamasında bu örgütün gizlenmeye çalışıldığını söylüyorlardı. Savcılık ve Mahkeme ise cinayetin “bir avuç öfkeli genç” tarafından tasarlandığını ve işlendiğini düşünüyordu!

Daha sonra siyasi rüzgâra bağlı olarak ve Ergenekon vb. davaların peş peşe açılması nedeniyle cinayetin arkasındaki örgütün “Ergenekon” olduğu savcılık ve mahkeme tarafından kabul edilir oldu. Sonra, Fetullahçıların devletten tasfiyesi gündeme geldi ve cinayetin arkasındaki güç bu kez FETÖ oldu. Hatta, bir numaralı sanık olarak Fetullah Gülen davaya dahil edildi. Ve bugün verilen kararla cinayetin FETÖ tarafından işlendiği mahkeme tarafından tescil edildi.

Cinayetin işlendiği yıllara kısaca bir göz atmak gerek.

2005’te Ermeni Soykırımına dair 90’ncı yıl anma etkinlikleri yapılıyordu. AKP, iktidarını sağlamlaştırmak için ABD ve AB’ye dayanmaya çalışıyor, AB’ye girmek için demokratikleştiğini iddia ediyor, Ermenistan ile sınırların açılması tartışılıyordu. Ermeni Soykırımı iddialarına karşı AKP Hükümeti fazla sert tutum almıyor, “Bu konuyu siyasiler değil tarihçiler konuşsun, biz bütün arşivlerimizi açıyoruz, herkes arşivlerini açsın, her şey ortaya çıksın” diyordu. O sıralarda bir de “Kızıl Elma Koalisyonu” ortaya çıkmıştı. Veli Küçük gibi ismi Susurluk Davası’nda geçen emekli bir general, Doğu Perinçek, Gökçe Fırat’ın sahte Türk Solu dergisi, Kerinçsiz gibi MHP’liler, emekli askerler vs. bu ittifakın içindeydi. Kızıl Elmacılar, Ermeni Meselesi’nde hem AKP Hükümetine hem de Agos Gazetesi ve Hrant Dink’e karşı bir kampanya açmışlardı. Hrant Dink İstanbul Vali Yardımcısı tarafından tehdit edildi, Genelkurmay’ın Hrant’ın ve Agos’un yazdıklarından rahatsız olduğunu açıkladı. Agos’un önüne Ülkücüler gelip Hrant’ı ve arkadaşlarını tehdit etti. Hrant hakkında “Türklüğe hakaret”, “halkı birbirine karşı kışkırtma” vb. iddialarla pek çok dava açıldı. Kızıl Elmacılar duruşmalar sırasında Hrant’a ve onu desteklemek için duruşmaya gelenlere saldırıyordu. Şişli Adliyesi önünde her duruşmada bu saldırılar organize ediliyordu.

Hrant’ ı öldüren Ogün Samast, arkadaşları Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Tuncay Uzundal ise ülkücü kökenliydi.

Bugünkü kararla dosyaya bir şekilde girmiş olan Kızıl Elmacı ve ülkücüler beraat, zamanaşımı vb. şekilde ayıklandı. Davaya daha sonra dahil edilen FETÖ’cüler cezalandırıldı. Hatta, Ogün Samast, Erhan Tuncel, Yasin Hayal ve Tuncay Uzundal FETÖ’cü ilan edildi ve ayrıca FETÖ üyesi olmaktan savcılığa suç duyurusu yapıldı. Ve kamuoyunu tatmin etmek için çok sayıda FETÖ’cü sanığa, ağır cezalar verildi.

Yarın, dosya Yargıtay’da iken siyasi iklim değişirse davanın seyri yeniden değişir mi sorusu aslında hereksin aklındaki sorudur. Çünkü mevcut davanın sanıkları siyasi iklime göre değişmiş bulunmaktadır. Oysa Hrant Dink Cinayetini gerçekleştirenler faşist güçlerdir. Çoğu devlet içinde görevli ya da eskiden görev yapmış kişilerdir. İçlerinde Fetöcü de Ergenekoncu da vardır.  

14 yıllık yargılamanın sonunda Celalettin Cerrah gibi isimlerin davadan düşürülmesi kabul edilemez. Çünkü insanlık suçlarında zaman aşımı olmaz. Hükümet siyasi sorumluluktan kaçamaz. Sonuç olarak Dink davasında yine vicdanları tatmin etmeyen bir karar çıkmıştır. Yine yargı bağımsızlığı tartışmalı hale gelmiştir. 

Halk “Bu dava bitti” demeden bu dava bitmeyecektir.

SEDAT BAŞKAVAK

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN