“Ekonomi Reform Paketi”nden kemer sıkma politikaları çıktı

Genel Başkanımız Ercüment Akdeniz, Erdoğan’ın açıkladığı “Ekonomi Reform Paketi”ni değerlendirdi: “Kemer sıkma adımlarının, yeni vergilerin geleceğini gösteriyor”

AKP iktidarının reform paketinden emekçilere kemer sıkma politikalarının çıktığını ifade eden Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Açıklanan maddeler bir bütçe disiplininden söz ediyor. Bu da kemer sıkma adımlarının, yeni vergilerin geleceğini gösteriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’in açıkladığı “Ekonomik Reform Paketi”ni Evrensel’e değerlendiren Ercüment Akdeniz, “Beklendiği üzere sermaye çevrelerini rahatlatmak ve halktaki tepkileri azaltmak üzere gündeme gelmiş bir paket var ortada. İşçi sendikalarına emekçilere sorulmadı bile. Ama özellikle dar gelirli grupları ve küçük esnafı, üretici köylüyü rahatlatacak bir beklenti ortaya çıkmadı. 2020 bütçesinin açıklanmasından itibaren sermaye reformuna karşı halk için bütçe halk için ekonomi için bütün işçi emekçilerin, ezilen kesimlerin birleşmesi mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

“STOPAJ VE KİRA GİBİ KALEMLER ÜZERİNDEN VERGİ MUAFİYETİ OLMASI GEREKİR”

Akdeniz açıklanan pakette yer alan maddelerle ilgili şunları söyledi:

“Kamuda ve yerel yönetimlerde tasarruf ifadeleri yer alıyor. Özellikle devlet yöneticilerinin koruma ordusu, yüzlerce araçla gezmeleri son dönemde halkın içerisinde çok eleştirilen bir konuydu. Bu tepkileri yumuşatmaya dönük bir adım ve israfın itirafı niteliğinde.

850 bin esnaf için gelir vergisinden muaf tutma sözü verildi. Bu pandemi döneminde yaraya merhem bile olamaz. Çünkü zaten küçük esnafın geliri yok. Stopaj, kira gibi kalemler üzerinden vergi muafiyeti olması lazımdı ama o yok. Bu haliyle esnafın yüzü gülmez, buna kanmaz.

Üretici köylüye reformdan kırıntı bile yok. Oysa milyonlarca üretici köylü zor durumda. Ekemiyor, traktörleri haczedilmiş durumda. Üretici köylüler için de beklenti boş çıktı.

“YAPILANLAR KANUNSUZ MUYDU?”

Kamu özel iş birliğine dair bir kanun ihtiyacı vurgusu var. Özellikle kamuoyunda ‘beşli çete’ diye ifade edilen ve hükümetin arkasında palazlanmış sermayenin astronomik kâr zenginliği halkın eleştirdiği bir koynuydu. O zaman bugüne kadar bu ihaleler dağıtılırken neden bir kanun yoktu? Yapılanlar kanunsuz muydu?

Kamu iktisadi teşebbüslerinin küresel rekabete dahil edileceği söyleniyor. Bu da ciddiyetten uzak bir yaklaşım. Yakın dönemden ÇAYKUR örneği var. Zarar ettirildi, çayda bile ithalatçı duruma geldik.

Sermaye için kalfa ücretinin devlet tarafından ödenmesi de kalfaları değil sermayeyi koruyan bir uygulamadır. Stajyerlerin süresinin uzatılması, istihdam açığının meslek lisesi öğrencileri üzerinden sağlanmasını getiriyor. Bu da kabul edilebilir değil.

Paketin en önemli açmazlarından biri de istihdam teşvikiyle ilgili. Son 3 yılda büyük sermaye çevrelerine verilen milyonlarca liralık teşvikler istihdam için verilmişti. Bu teşviklerin istihdam sağlamadığı, tam tersine işsizliğin arttığı görülüyor. Bu paralara ne oldu, kim iç etti? Bu da bir itiraftır.

“REFORMDAN İŞÇİLERE HİÇBİR ŞEY YOK”

Ek teşvikler var. 5 işçiye kadar çalıştıran yerlere kredi verilecek. Bu da sermayeyi düşünen bir madde, reformdan işçilere hiçbir şey yok.

Ekonomideki güvensizlik, Merkez Bankası başkanının değişmesine, Ekonomi Bakanının görevden alınmasına, TÜİK’te yeni görevlendirmelere neden oldu. Ama bunların hiçbiri yaraya derman olmadı çünkü yapısal bir sorun var. Bu nedenle yeni bir uygulama yapıyorlar. Cumhurbaşkanına bağlı ekonomi koordinasyon kurulu oluşturuyor. Ama bunların palyatif tedbirler olduğu, sorunu çözemeyeceği açık.

Bundan sonraki ekonomik göstergeleri hedef enflasyon bazlı yapılacak. Burada da hedef enflasyon yüzde 5 belirlenmiş durumda. O zaman biz de soruyoruz temel tüketim maddelerine niye en az yüzde 20 zam yaptınız? Bu durumda işçi ve emekçilerin yapılan zamların geri alınması için talepte bulunması en doğal hak hale geliyor.

“RAPORLAR NE KADAR GÜVENİLİR OLACAK?”

Üç ayda bir rapor sunacağız diyorlar. Bu şeffaflık eleştirileriyle oldu. Bu da bir itiraf niteliğinde. Ama sorun şu ki TÜİK verilerine güven duyulmadığı, Sayıştay’ın devre dışı bırakılması için kanun tekliflerinin tartışıldığı bir dönemde bu raporlar ne kadar güvenilir olacak?

Beklendiği üzere sermaye çevrelerini rahatlatmak ve halktaki tepkileri azaltmak üzere gündeme gelmiş bir paket var ortada. İşçi sendikalarına emekçilere sorulmadı bile. Ama özellikle dar gelirli grupları ve küçük esnafı, üretici köylüyü rahatlatacak bir beklenti ortaya çıkmadı. 2020 bütçesinin açıklanmasından itibaren sermaye reformuna karşı halk için bütçe halk için ekonomi için bütün işçi emekçilerin, ezilen kesimlerin birleşmesi mücadeleyi yükseltmesi gerekiyor.”

Genel Başkanımız Ercüment Akdeniz’in Evrensel Gazetesi’ne verdiği demeç

TEILEN