Emperyalist Kuşatmayı Kıralım!

G-8’i oluşturan emperyalist ülkeler ve onların tetikçiliğine soyunan ülkelerin katılımıyla oluşturulan G-20’nin bu yılki toplantısı Türkiye’nin dönem başkanlığında Antalya’da toplanıyor. Sözde dünyanın geleceğini ve çıkarlarını tartışan kapitalist-emperyalist ülke şefleri, daha ülkeye ayak basar basmaz, sıkıyönetimi aratmayacak önlemlerle korunuyor, zirvenin yapılacağı Antalya’da her türlü demokratik hak askıya alınıyor, bir yandan da burjuva medyası kapitalist ülke şeflerinin lüks harcamalarını ballandırarak anlatıyor ve Türkiye’nin güçlü ekonomiye sahip olduğu için bu ittifakta yer aldığı yönünde yalan haberler yapıyor. Eğer G-20 en güçlü 20 ülkeyi temsil etmiş olsaydı, Türkiye’den daha güçlü konumdaki İran ve Venezuela gibi ülkelerin bu “kulüpte” yer almaları gerekirdi. Oysa bu kulübün üyeleri başka ortak meziyetlere sahiptirler!

Türkiye’nin dönem başkanlığını AKP-Sermaye koalisyonunun başarısı olarak yutturmaya çalışanlar halka yalan söylemektedirler; adı üzerinde Türkiye “dönem başkanı”dır. Yani, G-20’de başkanlık sırayla el değiştirmektedir. Ancak, AKP-Sermaye koalisyonu bu geçici başkanlığı da fırsata çevirmek için kolları sıvamıştır.

Şimdiye kadar dünya halklarına ait kaynaklarla üretilmiş gelirin yüzde 85’ine el koyan ülkeler ve onların tetikçilerinin “iman tazeleme” toplantılarının hiç birinden işçi sınıfı, emekçi kitleler ve her türden ayırımcılığa maruz bırakılan halklar için “hayırlı” bir sonuç çıkmamıştır. Bu toplantılar, tetikçi ülke şeflerinin kapitalist-emperyalist ağabeylerine yaranmaya çalıştığı, kendi halklarının geleceğinin pazarlığını yaptığı, bulunduğu bölgedeki çelişkilerden sermaye gruplarını temsilen yararlanmaya çalıştığı nitelikte olagelmiştir.

Bu yıl Antalya’da düzenlenen toplantı geçmişte düzenlenmiş 9 toplantının kötü bir kopyasıdır. Bu toplantıda sadece dünya halklarının geleceğini yok edecek ve onları açlığa mahkum bırakacak, doğa üzerindeki kapitalist tahakkümü artıracak karar alınmayacak bu toplantıda, aynı zamanda yanı başımızdaki savaştan kaçan milyonlarca Arap ve Kürt halkının da geleceği üzerinden kirli pazarlıklar yürütülecek, AB ile girişilen mülteci pazarlığı belli bir noktada anlaşmayla sonuçlandırılmaya çalışılacak, Türkiye’nin heveslisi olduğu mültecilerin ucuz işgücü olarak kullanımının meşrulaştırılması amaçları gerçeğe dönüştürülmeye çalışılacaktır.

Ülkemizin emperyalist ülke şeflerinin salyalarıyla kirletilmemesi, bölge halklarının kan pazarlığına malzeme yapılamaması, işsizlik sopasıyla açlığa razı kılma politikasının alaşağı edilmesi ve halkların barış özleminin silahla susturulmaması için gün proleter enternasyonalizmin bayrağının yükseltilmesi günüdür, gün halkların eşitliğine dayalı demokratik cumhuriyet için mücadele günüdür…

Yaşasın proleter enternasyonalizmi!

Yaşasın halkların kardeşliği!

Kahrolsun emperyalizm!

Kahrolsun uluslararası tekelci-sermaye ve yerli işbirlikçileri!

 

Emek Partisi

Genel Merkezi

TEILEN