Erdoğan’dan yine aynı nakarat, tarımda desteğin adı var kendi yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan kapanma sonrası pandemi önlemleri ve normalleşme sürecinin içine sıkıştırarak, buğday ve çay alım fiyatları başta olmak üzere tarım ile ilgili konuları da açıkladı.17 günlük kapanma boyunca defalarca farklı konularda konuşmasına rağmen Çukurova’da buğday, Karadeniz’de çay hasadı başladığı gün açıklamasının tek sebebi var: O da propaganda edildiği gibi, “çiftçi hasada başlarken ürün fiyatını bilmesi” değil aksine açıklanan buğday ve çay alım fiyatlarının yetersiz olduğu bilindiğinden kalabalığa getirme çabasıdır. 

Erdoğan, kuraklıktan zarar gördüğü belirlenen çiftçilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçları ertelenecek diyerek, kuraklık ve yaşatacağı sorunların etrafında dolaşmaktadır. Kuraklıktan zarar gören çiftçilerin borçları ertelenecek ama borç faizleri ne olacak belirsizdir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere İç Anadolu ve Ege bölgesinin bir kısmı olmak üzere 22 ilde çiftçiler kuraklıktan zarar gördüler. Eğer ayrıca bir destek verilmez ise köylünün, önümüzdeki yıl üretime devam edebilme olanağı bile yoktur. O nedenle sadece borçların ertelenmesi değil, kuraklıktan zarar gören çiftçilere girdi desteği sağlanmalıdır ki, tarım üretimine devam edebilsinler.

Aylardır Ankara yollarını aşındıran köylüler traktörlerine, hayvanlarına, malına mülküne Tarım Kredi Kooperatifi tarafından başlatılan haciz işlemlerinin durdurulmasını talep ediyorlar. Çiftçilere müjdemiz var diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarım Kredi Kooperatifi mağduru köylülerin “çiftçi borçları ertelensin” talebini yine yok saymış ve her kabine sonrası bir umutla bekleyen köylülerin sorunlarının çözümü için bir adım atmamıştır. Banka ve kooperatif farketmez, çiftçi borçları faizsiz ertelenerek yıllık ödeme planıyla 5 taksite bölünmelidir.

Çukurova’da buğday hasadı başladı. Piyasada 2,2 TL’den buğday alınırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2,25 TL’den TMO’nun (Toprak Mahsulleri Ofisinin) buğday alacağını açıklaması, buğday üreticisi köylüleri piyasanın insafına bırakmak demektir. Kuraklık nedeniyle ülke buğday üretiminin 2 milyon ton azalacağını bilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı buğday alım fiyatı, aynı zamanda tavan fiyat işlevi görecektir. Böylece önümüzdeki günlerde buğday fiyatı daha da aşağılara düşecektir. TMO’da randevulu alım yaptığından pek çok köylü yine tüccarın dayattığı fiyata mecbur kalacaktır. Geçtiğimiz yıl, köylü buğdayını TMO’ya 1,65 TL’ye satarken, ithal buğdaya 2,65 TL ödenmiştir. Her seferinde, ülkede serbest piyasa var diyerek daima sermayenin çıkarlarını koruyan Erdoğan iktidarı açıkladığı fiyatla yine köylüyü piyasanın ve ithalatçıların insafına bırakmıştır.

Gübre fiyatı başta olmak üzere girdilerin yüzde otuzdan fazla arttığı, çay toplama yevmiyelerinin 220-300 TL arası olduğu günümüzde çay üreticisi 4,5 TL fiyat beklerken açıklanan 4 TL oldu. Bu fiyatın, çay üreticisine müjde olmasına imkân yoktur. Özel çay şirketlerinin ÇAYKUR’dan daha düşük fiyata çay aldığı düşünüldüğünde yine Karadenizli çay üreticisi üzülürken, çay şirketleri sevinecektir. 2016 yılından bu yana geçen 6 yılda Erdoğan’ın maaşı dahil her şey artarken, çay desteklemesinin kg başına 13 kuruş olması da ayrı bir sorundur.  

Bütün bunlar üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “destek bizden üretmek sizden, bir karış toprağı boş bırakmayın” demesi de hem anlamsız hem de samimi değildir. Çünkü; ortada bir destek olmadığı gibi tarım alanlarını enerji, sanayi ve maden şirketlerinin talanına açan yine kendisidir. Tarım alanlarının tarım dışı kullanımına ve betonlaşmaya açan yine kendisidir. Uyguladığı politikalarla köylüyü üretemez hale getirerek tarımdan koparan yine kendisidir.   

Tekellerinin kârını engelleyecek bir politika, AKP iktidarının pratiğiyle ters bir uygulamadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve iktidarından kapitalist tekellerden bağımsız, üretici köylüler, ülke tarımı ve işsizlik, açlık, yoksulluk girdabındaki işçi ve emekçi kitleler yararına politikalar beklemek ölü gözünden yaş beklemektir. Başta üretici köylüler olmak üzere işçi emekçi halkımızı kapitalist sömürü karşısında birleşmeye ve örgütlenmeye çağırıyoruz.

Sedat Başkavak

Genel Başkan Yardımcısı

TEILEN