“Geniş bir demokratik birlik gerekli”

Genel Başkanımız Selma Gürkan’ın Cumhuriyet Gazetesi’nden Faruk Eren ile röportajı:

-Partiniz kitlesine HDP’ye destek çağrısında bulundu. Ancak bu dönem HDPlistelerinde neden EMEP adayı yok?

Partimiz demokrasi mücadelesinde halk güçlerinin birliğine her zaman önem vermiştir. Daha, baskın seçim ilan edilmeden önce tek adam rejimine, OHAL’e, savaş politikalarına karşı ortak mücadele zeminleri oluşturmak için çaba harcadık. Seçim süreci başladığında da demokratik bir ittifak ve bu ittifakın çıkaracağı ortak adaylarla mücadele etmenin doğru olacağını düşünüyorduk. Ancak bu kapsamda bir birlik olmadı, olamadı. Seçim sürecine girildiğinde de bu kez aday vermeden HDP’yi ve Selahattin Demirtaş’ı desteklemeye karar verdik. Burada bize sorulan, bir biçimde muhatap olduğumuz bir konuya açıklık getirmek isterim. Bizim HDP ile gösterilecek aday sayısında anlaşamadığımız için seçime adaysız girdiğimiz gibi söylentiler kulağımıza geliyor. Bu yorumlar spekülatiftir ve doğru değildir. Biz HDP ile bir politik bir platform etrafında belirlenecek bir ittifak hukuku tartışması yaptık, aday tartışması değil. Bu hukuk kurulmadan aday vermeyeceğimizi de HDP yöneticilerine söyledik. Ancak bu hukuk kurulamadı. Bakanlık tartışmalarında da görüldüğü gibi bizim için öncelikli olan adaylar, koltuklar vb. değil, öncelikli olan ilkelerdir.

-Sizce sosyalistler seçime kendi programlarıyla ayrıca neden girmiyor?

Biz sosyalist parti ve grupların adaylarıyla seçime girilmesini Türkiye’nin ihtiyacı olarak görmedik, görmüyoruz. Acil ihtiyaç tek adam tek parti rejiminin inşasını durdurmaksa bu sosyalistlerle sınırlı olmayan, emekten ve barıştan yana en geniş kesimlerle oluşturulacak bir demokratik birliği gerektirir. Sosyalist blok bu ihtiyacı karşılamaz. Bugün de HDP ve Demirtaş için halktan oy isterken seçim çalışmasını da kendi planlarımız ve programımız doğrultusunda, kendi seçim bildirgemizle yürütüyoruz.

– HDP programıyla EMEP’in örtüştüğü/ ayrıştığı yerler nelerdir?

Sınıf siyaseti yürüten, sosyalist bir parti ile bir ulusal demokratik hareketin örtüştüğü ve ayrıştığı noktalar ne olabilirse odur. İki ayrı partinin örgütsel mekanizmalarının işleyişi, öncelikleri de farklıdır doğal olarak. Bugünün acil demokratik talepleri ortak hedefler doğrultusunda birlikte hareket etmeyi gerektiriyor. Bu yüzden HDP ve diğer destekleyen güçlerle mücadele ortaklığımız, seçim desteğinden daha uzun ömürlüdür. Ülkenin demokratikleşmesi mücadelesi de seçim sürecine sıkışmayacak kadar geniş ve uzun bir mücadele olduğundan, Kürt sorununun barışçıl ve eşit haklar temelinde çözümü de seçimlere indirgenemeyecek bir konu olduğundan mücadele ortaklıklarımız 24 Haziran’dan sonra da sürecektir. Sonuçta örtüşen yönlerimiz üzerinden hareket etmek önemlidir.

-Seçim sonucu ne olursa olsun, önümüzde kaotik bir dönem görünüyor. EMEPülkenin demokratikleşmesi için ne öneriyor bu döneme ilişkin?

Partimiz işçi sınıfının ve diğer ezilenlerin çıkarları temelinde yeni bir toplum düzeni ve politik bir sistem için mücadele ediyor. Böyle bir halk demokrasisi ve temel hak ve özgürlüklerin kazanılması için emekçilerin örgütlü mücadele içinde olması gerektiğini düşünüyoruz. AKP bugüne kadar devlet işleyişinden toplumsal ilişkilere kadar her şeyi tahrip etmiştir. Bu tahribatı, ancak demokrasi güçlerinin, en geniş kesimlerin katılımına açık bir kurucu meclisin hazırlayacağı demokratik bir anayasa ile ortadan kaldırılabileceğini düşünüyoruz. Devletin tüm kurumları ve mekanizmasıyla birlikte demokratikleştiği, halkın gerçek egemenliğinin hayata geçirildiği bir siyasal sistem öneriyoruz. Bizim seçim dönemindeki siyasal rejim tartışmamızın temel motifini de bu oluşturuyor.

TEILEN